Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '09

 
Kategori
Güncel
 

Benim Valim

Benim Valim
 

Gerçeği takip etmek kolay değildir. Çünkü gerçekler yeni buluşlarla, yeni bilgilerle, toplumun sürekli yenilenmesi ile biçim değiştirmektedir.

Doğru düşünmenin en önemli ölçütü gerçeğin bilinmesi ve elimizin altında olmasıdır.

Bir toplum için doğru olan diğeri için doğru olmayabilir. Yani başka milletlerin ekonomik ve sosyal şartları içinde oluşan bir gerçek bizim için doğru olmayabilir.

Bizde var olan bir takım uygulamalar da diğerleri için kabul edilmez olandır.

Ne ki, demokrasi kapsamında; insan hakları, özgürlükler, yaşamın vazgeçilmezliği gibi konular tüm toplumlarda ortak bir payda altında ele alınmakta ve kabul görmektedir.

İnsana ve insanın gelişimine, insanca yaşamına dair çabalar tüm toplumlarda insan hakları bağlamında ele alınmaktadır.

Bakınız yerel seçimler yaklaşmakta. Siyasi partiler ve adaylar meydanlarda çeşitli söylem ve vaatlerde bulunmaktalar.

Kimi valiler YSK’nın ikazlarına ve 298 sayılı seçim yasasının yasaklamasına rağmen yardım adı altında seçim öncesinde birtakım malzeme dağıttılar.

Kimi çıkıp bunun yanlış olduğunu dile getirdi. Valiyi eleştirdi.

Kimisi ise “benim valim” yardıma devam edecektir, “valimi yedirtmem” dedi.

“Benim valim” söylemi hukuken yanlış bir söylemdir. Çünkü ilgili vali tüm toplumun valisidir. Ve toplum da ilinde görev yapan valiyi bu gözle görmekte, kabul etmektedir.

Demokraside “benim valim” senin valin” söylemlerine yer yoktur.

Bu ülke hepimizindir. Vali ise “devletin valisidir”. Bu ülkede görev yapan kamu görevlileri de yasalar çerçevesinde görevlerini tüm toplum adına yapmaktadırlar.

Ülkemizde çizilmeye çalışılan “benim, senin” ikilemi başka toplumlar için de geçerli midir?

Hedefe varmak adına yasaları işimize geldiği gibi yorumlamak başka ülkelerde de böyle midir?

Demokrasinin beşiği İngiltere de ve kuzey ülkelerinde de seçim zamanlarında meydanlarda konuşan siyasiler acaba bizde olduğu gibi kamu görevlileri üzerinde “benim- senin” polemiği yapmakta mıdırlar?

Seçim meydanlarına otobüslerle devlet memurlarını taşımakta ve siyasileri alkışlatmakta yarış içinde midirler?

Emri altında görev yapan memurlara verdikleri yazılı emirle meydanlara ve açılışlara katılmalarını istemekte midirler?

Bunların özgürlükçü demokrasi de yeri yoktur.

Peki, nerede görülür ve uygulanırlar o halde?

Aydınların sesinin çıkmadığı ülkelerde…

Halkın yapılanlara kayıtsız kaldığı ülkelerde…

Çoğunluğun suskunluğu benimsediği ülkelerde…

Demokrasinin tam olarak yerleşmediği ülkelerde…

Yeterli muhalefetin olmadığı ülkelerde…

Yoksullara ve işsizlere iş ve aş bulma yerine her ay onlara makarna, fasulye, sabun, nohut dağıtılan ülkelerde…

Gerçeğin biçim değiştirdiği ancak değişen biçimlerin algılanmadığı ülkelerde…

 
Toplam blog
: 210
: 910
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..