- Kategori
- Siyaset
Beşşar Esad, Ayağına Bağlı Güllenin Zincirini, Recep Tayyip Erdoğan'ın Ayağına Doladı

- “Amstad”isimli filmi izlediniz mi? İzlemediyseniz izlemenizi öneririm. Köleliğe ilişkin bir filmdi.
- Afrika’yı istila eden yaşlı Avrupa’nın, doymak bilmeyen beyaz adamları, gözlerine kestirdiği siyahları yakalıyor, bağlıyor ve gemilerinin içerisine hapsediyorlardı. Yüzlerce siyah adam geminin ambarında zincire vurulmuş bir halde İngiltere’ye, Fransa’ya, Amerika’ya götürülüyorlardı.
- Filmin en can alıcı sahnesiydi… Geminin yükünü hafifletmek isteyen beyaz adam, işe yaramaz addettiği kölelerin ayağına gülleyi bağlıyor, denize atıyordu. Bende iz bırakan bir sahne oldu. Yıllar geçti halen o sahneyi unutabilmiş değilim.
- Şimdilerde böyle bir güllenin Beşşar Esad’ın ayağına bağlandığını düşünüyorum. Ve denize bırakılmanın arefesinde Beşşar Esad… Ayağına bağlanmış güllede en fazla pay sahibi olanlardan birisi de, daha düne kadar kendisine “Dostum, arkadaşım Esad” diyen bizim Başbakan’dı… Bu durumu ikiyüzlülük olarak tabir etmek hiç de tuhaf değil. Evet, ortada bir ikiyüzlülük var. Tabi yanlış anlamayın, Beşşar Esad’ı desteklediğim, yönetimini beğendiğim falan yok. En nihayetinde, Ortadoğu’nun mazlum milletlerinin üzerine çökmüş karabasanlardan birisidir kendisi. Ama bizim Başbakan’ın da yaptığı, hiç hafife alınacak bir şey değil.
- Beşşar Esad’ı bir an önce iktidardan etmek adına, bizim Başbakan ve Dışişleri Bakanı olmadık numaralar yaptılar. Muhalifleri palazlandırdılar, örgütlediler, kimi rivayetlere göre silah yardımı dahi yaptılar. Baksanız e, uluslararası kimi istihbarat birimleri, “Biz Suriye ile ilgili bilgileri Türkiye istihbaratından alıyoruz” dahi diyebiliyorlar.
- Beşşar Esad gidici… Beşşar Esad giderken, olmadık politik manevralarda yapmıyor değil hani… Tabir bu ya, kendisine madik atan Türkiye Başbakanının da ayağına, kendi ayağına bağlanmış güllenin zincirini doladı. Hem de bilinçli olarak yaptı bunu. Önce Türkiye’nin uçağını düşürttü ve sonrada “Hadi bakalım buyrun gelin savaşalım” dedi. Her ortamda esip gürleyen bizim Başbakan yine tabir bu ya olduğu yerde pusup kaldı. Aynı Beşşar Esad, Türkiye’nin Kürt sorununa atıfta bulunurcasına, Suriye’nin kuzeyini PKK’ya bıraktı. Şu anda Suriye’nin kuzeyindeki birçok bölge PKK’nın denetiminde… Bunun adına ne denir? Doğrusu benim bildiğim odur ki, bunun adına, “Beniz ayağıma takılı güllenin zincirini senin ayağına d dolaştırayım, sen gör sonrasını” denir.
- Zamanın ruhu, insanlığın geldiği nokta, teknoloji, ithalat-ihracat olgusu… Tüm bunlar Ortadoğu’daki baskıcı yönetimlerin tasfiyesine neden oluyor tabii… Yani kısacası emperyalizm yeniden paylaşımla bir şeyleri dizayn etmeye çalışıyor. Vaziyetin bu yanı bir yana da, “Bizim Başbakan’mı, Beşşar Esad’mı?” diye sorarsanız, Beşşar Esad’ın bizim Başbakan’a oranla daah politik bir lider olduğu kesin. Kendisi giderken, muhtemelen peşi sıra Recep Tayyip Erdoğan’ı da ayağına dolaştırdığı güllenin zinciriyle birlikte denizin dibine doğru götürecek gibi.
- Peki ya Recep Tayyip Erdoğan!
- Dikkat edin, hemen hemen hiç şeyde öngörüleri tutmuyor ve sadece gelişmeleri hiçbir şey yapmaksızın izliyor.
- Neden mi?
- Bakın PKK, Suriye’nin kuzeyinde… Bizim Başbakan böyle bir şeyi hesap etmiş miydi?