​ Beyin göçertmesi..! / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '07

 
Kategori
Psikoloji
 

Beyin göçertmesi..!

Beyin göçertmesi..!
 

Ülkemizin temel sorunlarından biri ve belki de en önemlilerinden biri iken, selülit sorunu gibi algılanmasını hala anlamakta izah yolu bulamadığım sorun “Beyin Göçü”...

Hani yarı mamül halde ülkemize gelen sanayi mallarını montaj hattında ambalajlayıp tekrar geldiği yere geri gönderip, üstüne üstlük “Üst Kalite” ürün olarak alıcısına sunulan sözde “Türk”, özde “Amerikan” ve sair durumunun ters halinden, “Özde” Türk, “Sözde” Amerikan ve sair halinden bahsediyorum...

Güzel ülkemin güzel insanları > bir şekilde Ahmet / Ayşe iken, Mr Ahmet / Mrs Ayşe olarak bize sunulur halde ya, işte o durum...

Bu durumun sunuşu ve pazarlaması öyle iyi düşünülmüş-planlanmış ve sunuluyor ki; Yok ya, bizden adam olmaz, öyle diyorsun da kime anlatacaksın, Türkiye’yi sen mi kurtaracaksın, boş ver gibi ağaza sakız olmuş söylemlere bir de üçüncü sayfa haberleri ile medya maymunluğu eserlerini ilave ederek oluşturulmuş garip bir savunma < ben/biz="" ne="" yapalım?="">> hali var ki, bir başka ülkeye göçmese de, beyin olduğu yerde göçer hale getiriliyor...

Diyelim ki, “Beyin” Amerika’ya göçmeye karar (?) verdi..!

Green card müracaatı yaptı, göçtü göçecek...

Nereye göçtüğünden ne kadar haberdar..?

- ABD’de yılda 32.000 kişi intihar ediyor. Yani her gün 89 intihar yaşanıyor. Yani her 100.000 nüfusa 11.05 intihar düşüyor. İntihar edenlerin üçte biri alkollüymüş. Bir o kadarında da çeşitli miktarlarda uyuşturucu bulunmuş.

- 15-24 yaş arası Amerikalılar intihar teşebbüsünde çok bulunuyorlar. Ancak % 1’i bunda başarılı oluyor ve ölüyor. 65 yaş üstündekiler intihar etmekte daha ‘başarılılar’: Bunların her dört girişiminden biri ölümle sonuçlanıyor.

- Okulların açılmasını takip eden dönemlerde lise öğrencilerinin % 8’i intihar teşebbüsünde bulunuyor.

- İntihar eden Amerikalıların % 78.8’i erkek. Erkeklerde en çok intihar eden grup 75 yaş ve üzeri. Kadınlarda ise daha çok 40-50 yaş arası intihar ediyor.

- Her yıl 17.000 Amerikalı katillerce öldürülüyor. Üstelik bu rakam alınan önlemler sonunda ulaşılmış ‘iyileşmiş’ rakam. Yani ABD’nin Irak işgalindeki kayıpları 4.000’e yaklaştı diye abartmayın. Her yıl Amerikalı Amerikalıyı savaş varmışçasına öldürüyor.

- 2006 yılında 42.642 Amerikalı trafik kazalarında can verdi. Bu rakam Amerika için son 5 yıl içindeki en düşük rakam. Ölenlerin % 55’i emniyet kemeri takmayan sürücülerdi. İngiltere için trafik kazalarında ölen sayısı 2005’de 3.201’di. Nüfus farkını bile dikkate alsak ABD araba sürmek için hiç de iyi bir yer gibi durmuyor.

- 2005 verilerine göre ABD’de her yıl 14 yaşın altındaki 1.451 çocuk hayatını trafik kazalarında kaybediyormuş. Yani her gün tam 4 Amerikalı çocuk trafik kazalarında ölüyor. Yaralı sayısı ise yıllık 203.000, her bir güne 556 yaralı çocuk düşer. Bu kazaların dörtte biri alkolün neden olduğu kazalar.

- ABD’de her 31 dakikada bir alkollü sürücüler tarafından kullanılan motorlu bir araç bir kişiye çarpıyormuş.

- Sadece 2005’de alkolün neden olduğu trafik kazalarında 16.885 kişi ölmüş. Aynı yıl 1.4 milyon sürücü alkollü araç kullandığı için tutuklanmış. Amerika’daki trafik kazası ölümlerinin % 18’i ise uyuşturucu kullanımından kaynaklanıyormuş.

- Her iki dakikada bir tecavüz yaşanıyor. ABD dünyanın en çok tecavüz yaşanan ülkelerinden biri. Bu ülkede Almanya’nın 4, İngiltere’nin 13, Japonya’nın ise 20 misli daha fazla tecavüz yaşanıyor. ABD’de her yıl çeyrek milyon kadar kadın tecavüze ve cinsel saldırıya uğruyor.

- Cinsel şiddete uğrayanların % 22’si erkek. Erkekler çocukken bir yakını, ya da ilerleyen yıllarda patronu vs.’nin cinsel saldırısına uğrayabiliyor. 18 yaş altı erkek çocuklara tecavüz sanılandan daha yaygın.

- Her yıl yaşanan yaklaşık 93.000 tecavüz sonucunda ABD’de 32.000 kadar hamilelik vakası yaşanıyor. Bu rakam Bosna Savaşı esnasındaki rakama yakın. Amerika’da tecavüze uğrayan kadınların sadece 5’te 1’i başından geçeni polise anlatıyor. Geri kalanı yaşadıklarını kimseye söylememeyi tercih ediyor. Tecavüz vakalarının % 10’unda saldırgan kadının kocası ya da yakın sevgilisi.

- Mala dönük saldırı sayısı yılda 10 milyon vakayı aşıyor.

- ABD’de bir yılda çalınan otomobil sayısı Türkiye’nin yıllık üretiminin bile üzerinde. Her yıl 1 milyon 200 binden fazla otomobil Amerikan sokaklarından kayboluyor.

- Yıllık kapkaç hırsızlığı sayısı ise 6 milyon 700 binin üzerinde. Kapkaçın Türkiye’de en yoğun olduğu ve zirve yaptığı 2004 yılında ise kapkaç vakası sayısı 11.886 idi.

Elbette her ülkenin iyi ve kötü yönleri var. Ancak ABD’nin suç rakamları diğer ülkeler ile kıyaslandığında gerçekten oldukça yüksek çıkıyor. Türkiye ile kıyaslandığında ise bir çok alanda ABD ‘cehennem’ gibi kalıyor…

Bir Baskı Modelinin Çıkmazları:Amerika Güvenlik Masalları - Loic W. Acquant

Ola ki müracaatınız kabul oldu ve gittiniz...

Yaşadıklarınızın, yaşatılanların ağırlığını kaldıramayıp < temenni="" değil,="" ön="" görü="">> intihar ettiniz/mediniz, beceremediniz; başarısız olduğunuz için bunalıma girip uyuşturucu ile arkadaş olmak gibi bir seçeneğiniz de var...

Erkeklerde artık viagra da işe yaramayınca hayat anlamsızlaşıyor, kadınlarda > karşı cinsten partner bulma da çözümsüzlüğü had safhaya ulaşınca...

Beni bağlar nitelikte güncel durum değil dediğinizde; Her yıl, tüm Irak’taki haysiyetsiz işgalinde kaybettiği asker sayısından 4 kat fazlasını katleden Amerikalı katillerden birinin kurbanı olma ihtimali sizi bağlayıcı olabilir mi..?

Kadın iseniz zaten durumunuz vahim ötesi; Erkek iseniz “Erkek” olarak kalma ihtimalinizin ne kadar düşük olduğunu bilmenizde fayda var..!

Bu durum, insanların kaldırabileceği düzeyde toplum ile paylaşılan; paylaşılmayan bölümündeki vahşet, insanı tedavisi imkansız ruhsal travmaya sürükleyecek kadar iğrenç şekli ile “Top Secret” tutulan dosyalarda saklanmakta...

Bu durum ülkemizde yaşananları masum gösterir bir durum olabilir mi..?

Hayır..!

Konuya bakışımız, yaklaşımımız farklılaşmadığı, çözüme yönelik her kesimden her kesin olumlu bir adım atarak başlangıç yapmadığı bir halde, Amerika ya da Fransa < aralarında="" farklılıklar="" olsa="" da="" konu="" başlıkları="" ortak="">> olmak, suç oranları ve içeriğindeki benzerlik konusunda aktif olmak ile mümkün müdür..?

Oraya/Oralara göçmekle mümkün müdür..?

Çözümü uzakta, uzaklarda aramak, aslında çözümden uzaklaşmak, göç ettiğiniz yerin yabancılığına uyum sağlama mücadelesi verirken, size ait olana yabancılaşmak değil midir..?

Göç, göçmek bir yana; Gittiğiniz uzaklarda...

HAVADA BULUT YOK BU NE DUMANDIR
MAHLEDE ÖLÜM YOK BU NE ŞİVANDIR

ŞU YEMEN ELLERİ NE DE YAMANDIR

ANO YEMENDİR GÜLÜ ÇEMENDİR

GİDEN GELMİYOR ACEP NEDENDİR

BURASI HUŞTUR YOLU YOKUŞTUR

GİDEN GELMİYOR ACEP NEDENDİR

KIŞLANIN ÖNÜNDE REDİF SESİ VAR
BAKIN ÇANTASINDA ACEP NESİ VAR

BİR ÇİFT PABUÇ İLE BİR DE FESİ VAR

KIŞLANIN ÖNÜNDE ÜÇ AĞAÇ İNCİR
KOLUMDA KELEPÇE BOYNUMDA ZİNCİR

ZİNCİRİN YERLERİ NE YAMAN SANCIR

KIŞLANIN ÖNÜNDE SIRA SÖĞÜTLER
ZABİTLER OTURMUŞ ASKER ÖĞÜTLER
YEMENE GİDECEK BU KOÇ YİĞİTLER

KIŞLANIN ARDINI DUMAN BAĞLADI

ANALAR BABALAR KARA BAĞLADI
YEMENE GİDENE HERKES AĞLADI

KIŞLANIN ARDINDA YÜZÜYOR KAZLAR
AYAĞIM AĞRIYOR YÜREĞİM SIZLAR

YEMENE GİDENE AĞLIYOR KIZLAR

IŞLANIN ARDINDA BİR KIRIK TESTİ

ASKERİN ÜSTÜNE SAM YELİ ESTİ

GELİNLİK TAZELER UMUDU KESTİ

Türküsünü söylerken, söylediğinize katılan yürek sayısını hissedebilir misiniz..?

Saygılarımla

 
Toplam blog
: 72
: 1708
Kayıt tarihi
: 09.08.07
 
 

"Beklentiler denizinde boğulmaktansa, gerçekler ve gerçekleşenler nehrinde yıkanarak arınmayı tercih..