- Kategori
- Güncel
Sahip çıkmak. Ama nasıl?

“Belki de kendi ülkenizin ne olduğunu hiç düşünmediniz, ” dedi adam elini omzuma koyarak; “çevrenizi saran her şeydir; sizleri yetiştirmiş, beslemiş olan, sevmiş olduğunuz her şey; gördüğünüz şu tarlalar, şu evler, şu ağaçlar, gülerek yanınızdan geçip giden şu kızlar, ülkeniz bunlar işte.
Sizi koruyan yasalar, emeğiniz karşılığında kazandığınız ekmek, söylediğiniz sözler, halkımızdan ve arasında yaşadığınız şeylerden size gelen sevinç ve acı, ülkeniz bu işte!
Bir vakitler annenizi gördüğünüz küçücük oda, onun size bıraktığı anılar, artık altında dinlendiği toprak, ülkeniz bu işte!
Onu her yerde görüyor ve havasını soluyorsunuz!
Haklarınızın ve görevlerinizin, sevgilerinizin ve gereksinimlerinizin, anılarınızın ve şükranlarınızın bir hesabını yapın, hepsini aynı ad altında toplayın, o ad vatanınızın adıdır.”
Souvestre Philosophe sous les Toits (Damlar Altındaki Filozof)
İyi ve güzeli arayan insanın içindeki “İç ahlak” bir başlangıç olamaz mı..?
Diyoruz ki; Vatan, Evladına Sahip Çık..!
Ne yapabilirim..?
Haber Türk kanalında başlatılan kampanyada yaşanan duygu seli ile beraber oluşan katkı her ne kadar maddi bir katılım gibi gözükse de, aslında bu vatanın bir ferdi olduğumuzu hatırlatan, manevi katkısı son derece yüksek bir yaklaşım...
Bir insanın, gencecik, hayatının baharında; bir ananın kuzusu, bir genç kızın yavuklusu, nişanlısı, eşi; bir çocuğun amcası, dayısı belki de kundaktaki bebenin babası; Vatan sana canım feda diyerek verilen bir can, canın arkasında bıraktığı sonsuz gurur, içlerinde yanan sevgi ve sonsuz özlem ateşi; sönmez, sönmeyecek, söndürülemez bir ateş; bedeli yok ebediyete uzanan bir anı seli...
Ya gazi olanlar; onlar iki kere hüzün, iki kere gam, iki kere yas; kaybettiği uzvu, vücudunda yarası, tamiri mümkün olmayan hasarı; Anasına, babasına, yakınına, asker öncesi ondan bir bardak su istemiş de içmiş olana; ihtiyaç kalpten gelen bir mektubun sıcak satırları olsa, unutmadık, unutmayız, unutulmazsınızı anlatan satırlarla dolu bir mektubu, esirger mi bu Türk Milleti..?
Ama Şehit ama Gazi; Vatan Evladının özlemlisine, kendisine, gönderilecek bir mektubun; size, içinizden gelene ait sıcacık bir mektubun verebileceğini karşılayacak ne olabilir ki..?
Diyorum ki; Vatan Evladına Gönül Kampanyası olsun adı, gönülden geleni yansıttığımız satırları, şehit olanımızın yakınına, gazimize biz yazalım, biz gönderelim, her şehit ailesine ve her gaziye ve ailesine, Güzel Ülkemin Güzel İnsanlarından, dünyanın dört bir yanından, sevgi ve sahiplenme yüklü duygularımızı aktaralım...
İsim listesi ve gönderi adresi yayınlansın, onlara; sadece maddi değil, manen de yanınızdayız diye seslenebilelim...
Yıl 1905, Yaş 24, Bir Türk Askeri...
Beşike Hadisesi
Gafil, hangi üç asır, hangi asır,
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarih söylememiş bunu,
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak.
Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa' nın Alpler' inde Oğuz torunları,
Doğudan çıkan biz, batıda yine biz;
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendini bilseler,
Bilinir o zaman ki hep biriz.
Türk sadece bir milletin adı değil
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar!
Ey yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gökteki gafletten perde,
Hakikat nerede?
Mustafa Kemal Atatürk
Saygılarımla