- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Beynimizin büyüklüğü kadın erkek arasındaki farkı açıklar mı?
İnsanoğlu binlerce yıldır dünyaya hükmetmesinden kaynaklanan bir büyüklük hissi ile kendi beyninin de büyük olması gerektiği yanılsamasına kapılmıştır. Halbuki mesela arıların ve karıncaların ne kadar uyumlu ve planlı çalıştıklarını anlamak üzere yüzlerce araştırma yapmış fakat hala net bir sonuca varılamamıştır.
Ortalama bir insanın kilosu ile beynini karşılaştırırsak, bu oranın yaklaşık %2 civarında olduğunu görürüz. Bunun sebebi beynimizin yaklaşık 1, 5 kg. civarında olmasıdır. Bu oran kadın ve erkek arasında hemen hemen aynıdır. Vücut kilosu oranında beyin kilosu da değişmektedir. Araştırmaların hala açıklama getiremediği karıncalarda ise bu oran %6 civarındadır. Yani e İnsanoğlu binlerce yıldır dünyaya hükmetmesinden kaynaklanan bir büyüklük hissi ile kendi beyninin de büyük olması gerektiği yanılsamasına kapılmıştır. Halbuki mesela arıların ve karıncaların ne kadar uyumlu ve planlı çalıştıklarını anlamak üzere yüzlerce araştırma yapmış fakat hala net bir sonuca varılamamıştır.
ğer insanda bu oran geçerli olsaydı beyimizin içine sığması için kafamızın bir koltuk büyüklüğünde olması gerekirdi. Düşünsenize başımıza neler gelmezdi!
Erkeklerle kadın arasındaki farkı beynimizin büyüklüğü açıklamıyorsa acaba bu beyinimizi kullanma yüzdemiz olabilir mi? Bu konu genelde çok popüler bir konudur. Kimileri beynimizin hepsini kullandığımızı ve daha fazla zorlayamayacağımızı söylerken, kimileri ise %10 civarında bir yüzdeyle kullandığımızı söyler ve geri kalan %90’ı bir kullanabilsek neler neler yapabileceğimiz hayallerine dalar. Cisimleri hareket ettirmekten tutun da telepatik iletişime kadar bir sürü teori ortaya koyarlar. New York Üniversitesi Sinirsel Bilimler Merkezinden Peter Lennie’nin yapmış olduğu çalışmada beynimizin %3’den fazlasını kullanmanın mümkün olmadığını, kullanmaya çalışarak ise nörıonlarımızın zorlanacağı ve bu zorlanan nöronları düzeltmek için beynin baş edebileceğinden daha fazla bir enerjiye ihtiyacı olacağını belirtmiştir. Erkek olsun kadın olsun insan için böyle bir sınırlama varken cinsiyetlerin arasındaki farkın beyni kullanma yüzdesinden kaynaklandığını söylemek müm kün olmayacaktır.
Beynin büyüklüğü ya da yüzde kaçının kullanıldığı kadın-erkek arasındaki farkı açıklama açısından yeterli değildir. Bu özellikleri inceledikten sonra şimdi bir de IQ seviyesine açısından bakabiliriz. Acaba kadın erkek arasındaki fark IQ (IQyu açıklamasın)seviyesinden mi kaynaklanmaktadır? Ama böyle bir durumda da karşımıza aynı zekâya sahip kadın ve erkeğin davranış farklılığını nasıl açıklayacağız sorusu çıkmaktadır.
Haydi o zaman beynimize biraz daha yakından bakalım. Beyin hayatımız boyunca bolca oksijen tüketen ve pembe renkli bir organdır. Eğer kan olmazsa rengi griye dönecektir. Aynı akciğerlerimiz gibi.
Beynimizi bilgisayara da benzetebiliriz. Beyin yapısal olarak incelendiğinde, bilgisayarın işlemcisine benzetebileceğimiz “gri madde” %40 oranında, kabloları gibi düşünebileceğimiz “beyaz madde “ %60 yer kaplar. İşte şimdi cevaba bizi yaklaştıran bilgiye gelmek üzereyiz. Bu gri ve beyaz maddenin kadın ve erkek beynindeki dağılımı farklıdır. Erkeklerdeki gri madde yani bilgisayarın işlemcisi kadınlardan çok fazla iken kadınlarda beyaz madde yani bilgisayarın kablolaması daha fazladır. Kadınlarda bol olan beyaz madde beynin ön tarafında depolanmışken, erkeklerin beyninin ön tarafında beyaz madde neredeyse yoktur.
Beynin ön tarafının duygusal kontrol, kişilik ve karar almada önemli olduğu düşünülürse erkelerin daha hassas, duygusal gibi atıfları hak etmesi gerekir diye düşünebilirsiniz. Fakat günlük hayatımzdan biliyoruz ki sonuç öyle olmamaktadır. Duygusallık konusunda kadın ve erkek iki ayrı gezegenden gelmiş gibidirler.Şimdi bu konuda bir yorum yapmaya çalışalım; kadınların beyinlerinin ön tarafında bulunan beyaz madde, işlemciye yani gri maddeye bir çok farklı açıdan ve yoldan bilgiyi ileterek gri maddenin farklı yorumlanmasını sağlıyor olabilir. Yani erkeklerin duygusal kontrolü, kişiliği ve karar almada önemli olan beynin ön tarafında gri maddenin fazla olması, kabloların yani beyaz maddenin az olması olaylara kadınlar kadar farklılık göstermesi, daha ayrıntılı inceleme fırsatı vermiyor olabilir. Sonuç olarak erkelerde kadınların farklı olmasının nedeni beynin büyüklüğü, zeka seviyesi ya da beynin kilosu değil beyindeki kablolama sisteminin kadınlarda fazla olması ve bunun sonucunda olaylara değişik yorumlar getirmesi ve daha hassas bir kişilik oluşturmasında etkilidir diyebilir miyiz? Diyebiliriz galiba.