​ Bıktık artık sizin bu seçimlerinizden / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '15

 
Kategori
Güncel
 

Bıktık artık sizin bu seçimlerinizden

Bıktık artık sizin bu seçimlerinizden
 

Suriyeli çocukların sefaleti, Akdeniz'in mezarlığında biter(Görsel alıntı)


Hayallerin ve umutların renkleri arasında uyum ve düzen yoksa fiil, faaliyet, niyet, ve düşüncede de ahenk olmaz.

Siyaset sevdalıları geçen seçimlerde olduğu gibi yine kendi menfaatleri uğruna toplumu telefon mesajları ile rahatsız etmeye devam ediyorlar.

Geçen seçimde bu konuyu birkaç sözle dile getirmiştik.

Aslında bu bir mesaj değil bir nevi reklamdır. Günde cep telefonuma kaç mesaj geliyor inanın sayısını unutuyorum. Bu mesajlardan birini aynen yazıyorum.

1 Kasım 2015 Genel Seçimleri için 26. Dönem Millet Vekilliği Aday Adaylığı başvurumu yaptım. Ülkemiz ve Memleketimiz için hayırlı olmasını Cenabı Allah’tan dilerim. Dua ve desteklerinizi bekler saygılar sunarım. 

Yani Milletvekili aday adayı diyor ki bana dua ediniz ve yardımlarınızı esirgemeyiniz ki Milletvekili olayım sizin hakkınızı, hukukunuzu, huzur ve güveninizi sağlayayım.

Maalesef sayın aday, adayı ben siyaseti ve siyasetçileri sevmediğim gibi hiçbir siyasetçiye ne dua ederim, nede yardım ederim. 

Hiçbir aday adayının veya siyasetçinin bana ne dua, ne destek ve nede yardım ettiğine muttali olmadım.   

Sayın, Aday adayı, Bir kere bu mesajı neden bana gönderdiğinizi bilemiyorum. Sizin aday olduğunuz yörenin seçmeni de değilim.

Kırk beş yıldır oralardan ayrıldım. Kim kimi seviyor, kim kimi istiyor, kim kime oy veriyor, kimin eli kimin cebinde onu bilemiyorum.

Ülkeye hizmet etmek istiyorsanız siyasetin dışında da hizmet imkânları vardır.   

Bildiğim kadarıyla siz, Ankara’da zevk sefa içinde yaşamak istiyorsunuz, ondan dolayı Milletvekili aday adayı oldunuz.

Oysa ben ömrümü hep ecir ve cefa içinde geçirdim, yolun sonuna geldim artık çukura doğru gidiyorum.

Akdeniz deryasının dahi merhametsiz bir mezarlık denizi, adaletin sessiz kaldığı, vicdanların merhametsiz olduğu bir dönemde yaşıyorum.

Sizin bu reklamlarınız ( mesajlarınız ) böyle devam ederse benim huzurum bozulur bu kez yüreğim mezarlık olur.

Korkarım dua yerine beddua ederim, yardım ve destek yerine köstek olurum.

Ben şu anda seçimi düşünmüyorum, Suriyeli çocukların sefaleti hep böyle Akdeniz'in merhametsiz dalgalarında mı bitecek? Onu düşünüyorum.

Siz en iyisi güçlüden yana olanlara ve reklamı sevenlere mesajlarınızı gönderiniz. Ne uslu bir koyun, nede sessiz bir kuzu değilim.

Shrek koyunu kadar asi olabilirim. Ben kendi kendimi yönetebiliyorum. Çobana ihtiyacım yoktur.

Öncelikle aday adaylığı reklamınızı bazı insanların cep telefon numaralarını yasa dışı yollardan temin eden, sözde firma, özde hırsızlara yaptırdığınız için size güven ve itimadım yoktur.

Daha yolun başında fiil ve faaliyetinizi, niyet ve düşüncelerinizi ortaya koymuş bulunuyorsunuz. Bu gölde bu maya yoğurt olmaz. Reklamla Milletin vekili olunur mu?

Keşke siz cadde, sokak, mahalle, kapı, kapı dolaşıp insanlarla yüz yüze, göz göze ve söz söze gelseydiniz, seçmen sizin hakkınızda yeterli bilgiye, sahip olsaydı.

Bu yolu seçmekle iyi etmediniz ve siz yüreklerde bir nişane olamazsınız. Güçlüden yana olduğunuzu söz ve söylemlerinizle ikrar ettiniz. Güçsüzleri daha çok ezeceksiniz.

Bakın, Şair bestekâr, sunucu Sayın, Fotoş Koçarslan’ın deryalar misali derin yüreğinden ne anlamlı sözler peyda olmuş.

Korkunç bir hırs içinde, haris ve kendini yiyen tipler için kaleminden hangi sözler dökülmüş  ve neler söylemiş. 

Artık senden ne köy olur ne de kasaba,

Kulağına küpe sözüm, atma yabana,

Modan geçti, vaktin geçti, yeniçağ geldi,

Artık senden ne köy olur ne kasaba….

*****

Değil misin, yağcıları yanında tutan?

Adak adar, zulmünden, kaçıp kurtulan,

Allah’ından korkmaz isen, kulundan utan,

Artık senden ne köy olur ne kasaba….

******

Göreceğin dem devranın, buraya kadar,

Alacağın rızık, lokman nasibin kadar,

Senelerce dua etsen mahşere kadar,

Artık senden ne köy olur, ne kasaba….

( Fatoş Koçarslan 30 Mayıs 2014 )

Bizde kıymetli Şair, bestekâr Fatoş Koçarslan’a sonsuz teşekkür ediyoruz.

Bıktık, usandık artık bu seçimlerinizden. İhsan sizin olsun, Huzur, güven, mutluluk, taht, baht, murat sizin olsun. Bizi rahat bırakın İnanın biz vazgeçtik GEÇİMDEN.

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 608
: 2204
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..