​ Bilge/Bilgi/Cehalet/13 milyon TL. / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '09

 
Kategori
Güncel
 

Bilge/Bilgi/Cehalet/13 milyon TL.

Bilge/Bilgi/Cehalet/13 milyon TL.
 

Masumiyetin Simgesi Çocuklarımız.


Bu gün bir haber okudum. Şaşırmadım.
Ben şaşırmadım.
Batıda yaşayan, hiç doğuya gitmemiş birisi şaşırabilir.
Bilge Köyü’nde öldürülen bir ailenin çeşitli banka şubelerinde, 13 milyon lirası varmış.
Vardır. Az bile.

10 yıl Batman’ın bir köyünde öğretmen olarak çalıştım. Yörenin sosyal ve ekonomik yapısını biliyorum.
Yörede fakir çok fakir, zengin çok zengindir.
Uçurum, kapatılamayacak kadar derin ve dipsizdir.
Bir kişinin elinde binlerce dönüm toprak varken, topraksızların sayısı on binlercedir.
Derebeylik, alabildiğince hükmünü sürdürmektedir.

Yöreden bilirim. Ağanın şatosu yanında yapılmış ilkokul binası, tavuk kümesi gibi görünmüştü gözüme. Çocuklar, pamuk toplamaktan fırsat bulursa okula gidecekler. Anneler, babalar toprak damların içinde kaybolup gitmişler. Yarınları kayıp.

Bizi misafir eden evlerde, sofradan tabağımdaki yemeği bitirmeden kalkmayı gözlemlerim sonunda öğrenmiştim. Benim kalktığım sofrada, kalanları çocukların yediğini hatırladıkça hala içim sızlar.

Ben hala çok şeyin değiştiğine inanmıyorum.
Değişenler var tabii ki.
80’li yılların sonunda, ilk Toyata taksiyi Batman’da görmüştüm.
Değişmiştir, otomobillerin modelleri değişmiştir. Yeni “Rado” saatler üretilmiştir, aç çocukların babalarına. Evdeki çocuklarına ekmek götürmeyen babaların, kaşlı yüzükleri değişmiştir.
Yeni marka ayakkabılar, elbiseler üretilmiştir.
Kafalar aynıdır. Şapkalar değişmiştir.
Hala, ”ava cemidi” diye bağıran çocuklar vardır. Yerleri değişmiştir. Boyacı çocuklar değişmiştir. Ellerine hazır boyalar almışlardır.

Bilge Köyü’nde, olayın rant kavgası olabileceği üzerinde duruluyormuş.
Para bu. Allah’ı yoktur paranın. Cehalet en iyi arkadaşıdır.
Ölenlerin, şehir hattında taksileri ve de minibüsleri varmış. İşin içinde birde petrol boru hatlarını delip petrol çalma işleri de var. Köy halkından bazıları da korucu.
Petroldan kaçak gelir. Birde devletten koruculuk.
Gelire bak.

Eğer doğruysa, bu parayla Kastamonu’da yetmiş köy satın alırsınız.
Bir televizyonda yapılan ”Korolar Çarpışıyor” yarışmasında, Mardin Ekibi, birinci olursak Bilge Köyü’ne okul yaptıracağız, diye feryat ediyor. “Rojin” adlı sanatçı bu haberden sonra ne der, bilemem.

Bilirim bu petrol işini. Sason’dan Batman’a rafineriye gelen boru hattını delip ham petrol çalanları bilirim. Adamlar çalıyor, bir de taktıkları vanayı açık bırakıyorlar. Dereler ham petrol doluyor. Bir vatandaşta yakınca, derelerdeki su bile yanıyor.

Petrol hırsızlığı ayıp sayılmıyor yörede. Batman’da, boru hattını delip evine hat çekenler bile çıktı.

Çanakkale’den tütün toplayıp, Sason Tekel İdaresi’ne satanlar oldu.

İnsanlar faiz batağı içine girmiş o yörede. Buğday, mercimek, pamuk daha ekilmeden satılıyor. Ertesi yıl yine para yok. Külah değiştiriliyor. Borç katlanıyor. İçinden çıkılmaz bir hal alıyor her şey. Baskı o biçim.
Doğal olarak da, yeni zenginler oluşuyor.

Bilge Köyü’nde de, kan davası sonucu bu işler oldu dendi. Töre cinayeti dendi. Eğitimsizlik dendi. Köyde okul var. Öğrencilerin çoğunluğu, imama gidiyormuş. Öğretmen saf dışı bırakılmış. Mezar başlarında küçük çocukların, kucaklarında Kur’an okumalarından belli oluyor. Birde imam, yatsı namazını düğün evinde kıldırıyor. Demek ki, cami çok uzakta. Bilge Köyü, ne de olsa Mazıdağı kadar büyük.(!)

İşin içinde menfaat varsa, akan sular duruyor. İnsanoğlunun doymaz bir “egosu” var. Hep istiyor.
Sonunda, iş çığırından çıkıyor. 44 kişiyi bir kalemde ortadan kaldırıyor birileri. Ölenler ölüyor. Kalanlar sürünüyor.
Adına ne derseniz deyin. Cehalet deyin. Töre deyin. Kan davası deyin. Vahşet deyin. Deyinde deyin.
Yörede bir ailede, adı ve sayısı bilinmeyecek kadar çocuk olursa. Çok evlilik devam ederse. Kadının ve kızların adı yoksa.
Adaletsiz toprak dağılımı varsa.
Aşiret kanunları geçerliyse.
Ağalık saltanatı sürüyorsa.
Marabalık oldukça…
Din adamlarının etkisi yasalardan üstünse.
Şıhlık, sindirme yoluysa.
Ziyaretler, derman yeriyse.
Yargısız infazlar bitmiyorsa.
Kendi yasalarını koyma ve uygulama oldukça yaygınsa.
Üretim yoksa, işsizlik çoksa.
Ne yapılabilir ki?
Olumlu ne olabilir ki?

13 milyon Lira olsa ne olur ki?
İşte böyle, kirli bir saltanat günü gelince yıkılır gider.

Hele hele, çocuklar ölüyorsa, kadınlar ölüyorsa, neyin önemi var ki?

Neyin önemi var ki; bir “insan” ölüyorsa?
13 milyona kaç “Bilge” köyü kurulur?
Ne köy kaldı. Ne de para. Ne de insanlar.
Biz hangi olaydan, hangi ölümden ders aldık?
Bundan ders alalım.

Karmakarışık, bir duygu anaforu içinde bu yazıyı yazdım.
Kızmak istiyorum, kızamıyorum.
Gülemiyorum.
Gülüşüm kayıp.
Ağlayamam ayıp.

Şairin dediği gibi; ”Haydi burada öl dediler bana/Ölmek istemiyorum demedim/Demedim ama/Şimdi ölmek istiyorum/Aklım çocuklarda kalacak/Aklım çiçeklerde kalacak.”

Ahhh!
Aklımız hep çocuklarda kalsa…
Hep çiçeklerde kalsa…
Ecelimiz dışında ölmesek.
Ölmesek para için…
Ölmesek açlıktan…

Ölmese insanlar, insan eliyle…
Ah! Böyle beter ölmesek.

 
Toplam blog
: 420
: 1641
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..