- Kategori
- Dostluk
Bilinmeyenlik

yaşamı anlamaya çalışmak mı daha eğlenceli yoksa bulmacaları çözmek mi hayatın...
Keşfedilmeyi bekleyen pek çok şey vardır yaşamda. Ama en karmaşık olanı insanlar!!! öylesine farklı duygu karmaşası taşıyorki insanlar, bazen nöronların bile iflas etmesine yetecek duygusal boşluklarda kaybolabiliyorlar. Kayıplar her zaman yaşanır oysa, doğanın en belirgin kanunudur, doğum, yaşam ve ölüm. Hayatı bütün bir çerçevede görüp genelden özele inmek yerine özelden genele tanımlamaya çalışmak tümevarımı uygulamak daha mantıklıdır.
Yaşamada kazanılması gereken çok farklı duygular vardır. Bizi geliştiren, şekillendiren, bizim biz olmamızı sağlayan tanımlamalar. Her yönüyle bir şeyleri, zamanın her akışında öğreniyoruz oysa. Farkında olmadığımız duygusal karmaşıklığı hep yaşıyoruz. O an tanımlayamadığımız bu hisler zamanla arkadaş misali tanıdık olmaya başlıyorlar ve hep yanımızda yakınımızda bulunuyorlar. Bazen çevremizdeki bir dosttan ya da bir anne ilgsinden çok daha fazla sıcaklık yaşatıyor bize içimizdeki tanımlamalar. Bunları anlayabildiğimiz tek an ise en yorgun olduğumuz anda bizi çevreleyen düşünce sisinde kaybolduğumuz anda ya da duygusal boşluğu en derin hissettiğimiz zamanlardır. Hissetmek, yaşamda duygusuzluğu yaşayıp kaybolmaktan çok iyidir. En ufak bir acı, küçük bir mutluluk bile bence duygularımızın yaşadığnı gösteren bir anahtardır. Bilinmeyenliğin içinde kaybolmaksa, yaşamın en kaçınılmak istediği kötü sondur. Duygularımız bizim neyi istediğimizi, neye yönlenmemeiz gerektiğini gösteren bir pusula gibidir. Seçimlerimizi bile yaparken duygularımızın küçük de olsa ses kırıntısını dinleriz. Mantıklı olduğumuzu sandığımız anda bile duygularımızın yönlendirdiği bir akıntıya takılıp alırız farkında olmadan. Dediğim gibi, yaşamda seçimlerimizi yapan bizleriz, belki çok küçük yaşlarda bizi büyüklerimiz yönlendiriyor, ama ben kendi duygularını keşfeden her insanın artık kendi kendini yönlendirdiğine inanıyorum. Mesela küçük bir çocuk bile eğer anne ve babasının ilgisini çekmek için ağlama duygusunu ya da gülme eğilimini gerçekleştiriyor ve bunu keşfederek neyi elde edebileceğini algılayabiliyorsa, bence artık neyi istediğini öğrenmeye başlamış demektir. Başladığı bu noktada ise duyguları ile elde etmeyi öğrenmiş sayılır. İşte bizlerde isteklerimizi buna göre yönlendiriyoruz. Önemli olan bizi mutlu edecek, başarıya götürecek, tadını almamızı sağlayacak ya da meğer yaşıyoruz o zaman herşeye varım güdüsüne kapılmamızı sağlayan hisler gelişmiş demektir. Neyi istediğini bilen kişi bilinmeyenlerde kaybolmaz, onun için hiçlik yoktur, keşfedilecek yeni bir yaşam bilmecesi, çözülecek farklı olayalar ve yaşanacak pek çok duygu vardır. Neyi istediğini bilen her canlı, istedikleri doğrultusunda güçlü olan ve mutlu olmayı bilendir. Neyi istediğinizi bilin, dünü düşünerek değil yarının size ne getireceği endişesini taşımadan, duygularınızla sizi mutlu edecek huzur verecek, içinizdekini olduğu gibi anlatmanızı sağlayacak bilinmeyenlerle mücadele edin.
Ne istediğini bil, bu sözüm sana, hayatı olduğu gibi kabul edersen yaşadığnı sandığın her an başkalarının yönlendirdiği bilinmeyenle boğuşuyorsun demektir. Kendini hissetmek istediğin zaman sadece geçmişi, şimdiyi ve geleceği düşün, karar verdiğin an seni sen yapan seçim anıdır. Bilinmeyenle yaşama, hayatın bulmacalı yollarını her zaman çözen, mücadeleci ruhunu kazan ve özgür biri ol. Sen özgür olmayı hak eden en değerli varlıksın. Kendi dünyanı keşfet ve eğer bir parça anladıysan benim için dua et ben hep burda olacağım... Bilinmeyenleri çözmek biz insanların tek hedefi olmalı.