- Kategori
- Kültür - Sanat
Bir Adam Yaratmak

Dün akşam TRT de "Bir Adam Yaratmak" isimli bir filme rastladım. 1977 yılında yapılmış olan film Necip Fazıl Kısakürek'in aynı isimli oyunundan sinemaya çevrilmiş. Başrolde Ahmet Mekin vardı.
Filmden çok etkilenmiş olmama rağmen geç saatte olduğu için tamamını izleyemedim. Bu sabah internetten bulup izledim.
Film Hüsrev isimli bir oyun yazarının hayatı üzerinden, sanat, gerçek hayat, normallik ve deliliği sorguluyor. Ölüm Korkusu isimli bir oyun yazan Hüsrev, oyundaki kurgunun gerçeğe dönmesi ile kurgu ile gerçek hayat arasındaki bağlantıyı ve oyun yazarının bir nevi Allah'çılık oynaması üzerinden kulluk kavramını da anlatmaya çalışmış.
Filmdeki diyaloglar ilk etapta komik geldiğinden dalga geçmek için izlerken, sonradan ben de kendimi Hüsrev gibi hayatı sorgularken buldum.
Hüsrev; ben ne yaptım? Bir hududu zorladım.bendimin dışına çıkmak isterken, kendime rast geldim. Meğer kul olduğumu anlamam için Allah'lık taslamam gerekiyormuş. Meğer nasıl yaratıldığımı anlamak için bir adam yaratmaya kalkmalıymışım. ben ne yaptım? En sağlam basamağı ayağımdan kaydırdım, körlüğümü zedeledim. Şimdi görünen şeye nasıl bakayım? İnsan kaderini bir rüya gibi uykuda bulur. Bu rüyayı uyanık nasıl seyredeyim? Allah ile kalabalık arasında kaldım, boşlukta nasıl durayım?
Hüsrev bahçevana, ben neye benziyorum? diye sorar. Behçevan deliye benzediğini, çok düşünen insanların delirdiğini ve düşünmemesi gerektiğini söyler. Bunun üzerine Hüsrev; hiç bıçağın değdiği yerden kan akmadığı olur mu? Benim de beynimden kan damlıyor. Ben düşünmüyorum beynim kanıyor. gözlerimi kapattığımda görüyorum. Beynimin etten yuvarlağı içinde her düşünce bir damla siyah kan gibi yuvarlanıyor. Ben istemiyorum fakat hiç bıçağın kestiği yerden kan damlamadığı olur mu?
Yine etkilendiğim bir cümle; bazı insanlar ruhsal olarak bazı kapıların kapandığını göremez, illa ki fiziksel olarak bir kapı görüp ona çarpmadan anlayamazlar.
"Bir İnsan Yaratmak" oyunu şuanda Ankara Belediye Tiyatrosunda gösterimdeymiş. Oyunu izlemedim ama film olarak çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Belki de Hüsrev'de kendimi gördüm.