- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bir çift güvercin havalansa...

Kaynak: İnternet
Beyaz güvercinlerin kanatlarına koymuştuk umutlarımızı; bu yüzdendi barış için ellerimizle mavi semalara salışımız; yoksa bir kuştan medet ummak gerekmezdi eğer ki özgürce uçuşsaydı duygu ve düşüncelerimiz...
Beter günler görmüşlerimizin şiirleri şarkı sözleri olup da haykırılarak okunuyorsa sevinilmeli mi, üzülünmeli mi, bilemediğim bir andayım; dünyanın koşuşturmasını anlayamadığım kadar...
Özgürlük, kendimi bildim bileli, ulaşılmak istenen bir amaç; çocukluktan başlayıp yaşlanıncaya kadar peşinden koşulan ideal...
Bu kadar zor, çetin ve umarsız mıdır?
Yoo, aslında pek basit ve kolaydır ancak özgür olan kişileri, toplumları yönetmek zordur!
Her kafadan bir ses çıkar!
Başetmek zor olduğundan bir hizaya sokma gereği duyar yönetenler, kendi rahatlıkları için, bir şekilde de bulurlar: Ya bayrak olur, ya din... Ya vatan ya da para!
******
Oysa... İnsan dediğin, kendi haline bırakıldığında naif bir yaratık; misal, ne para ile tanıştır, ne de hiyerarşiyle...
Aşık Veysel "Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece" demiş ya; aynen öyleyiz aslında!...
"Cahildim dünyanın rengine kandım" derken Neşet Ertaş, "Hasretinden prangalar eskittim" derken Ahmed Arif,
"Analardır adam eden adamı
aydınlıklardır önümüzde gider.
Sizi de bir ana doğurmadı mı?
Analara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin." derken Nazım Hikmet;
"Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni kır beni
Götür tozlarımı burdan uzağa
Yarin çıplak ayağına sür beni" diyen Sabahattin Ali...
Bizler aşın da, aşkın da... Emeğin de, emek karşılığı kazanılan ekmeğin de değerini hep bildik!
Bu nedenledir ki insana da, emeğe de kıyamayışımız!
Bu nedenledir ki hoyratça tüketilen herşeye karşı oluşumuz!...
Bizler ölen çocuğun, gencin cinsiyetini, dinini, mezhebini sorgulamayız; neden öldürüldüğünü sorgularız!
İşte, bizim için, budur bütün mesele!
https://twitter.com/Gulgunkaraoglu
Mail:gulgun_2006@hotmail.com