​ Bir çocuğun hayali / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '09

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Bir çocuğun hayali

Bir çocuğun hayali
 

judo..


İdeallerimizin , hayallerimizin gerçekleşmesi için bence en önemli şey istemek, çalışmak, azmetmek, yılmamak.. İşte size başarı ve azmin öyküsü.. Geçirdiği trafik kazasında bir kolunu kaybeden on yaşındaki Japon çocuk, adeta yıkılmış. Çünkü en büyük ideali, büyüyünce iyi bir judo ustası olmakmış. Kaybettiği sol koluyla birlikte hayalleri de yıkılan çocuğunun büyük bir depresyona girdiğini gören babası, Japonya'nın en ünlü Judo ustasına gidip yapılacak bir şey olup olmadığını sormuş. Hoca, çocuğu görmek istemiş. Ertesi gün, baba – oğul, soluğu hocanın yanında almışlar. Çocuğu baştan aşağıya süzen hoca: "Tamam, yarın eşyalarını getir, çalışmalara başlıyoruz" demiş. Ertesi gün, çocuk derse geldiğinde hoca bir hareket göstermiş ve "bu hareketi çalış bakalım" demiş. Çocuk bir hafta aynı hareketi çalışmış... Sonra hocasının yanına koşmuş. "Bunu öğrendim, başka hareket göstermeyecek misiniz" diye sormuş. Hoca: “sen çalışmaya devam et" diye cevap vermiş. İki, üç, altı ay… derken, judo okulundaki bir yılını doldurmuş. Çocuk, bu bir yıl boyunca hep o aynı hareketi tekrarlamış. Sonunda dayanamamış ve "Hocam, bir yıldır sadece bir hareket yapıyorum bana başka bir hareket öğretmeyecek misiniz?" diye sormuş. Cevap, “sen aynı hareketi çalış oğlum, zamanı gelince yeni harekete geçeriz” olmuş. İki, üç, beş yıl derken çocuk, judo okulundaki onuncu yılı da geride bıraktığı halde hep aynı hareketi çalışmış. Derken, günlerden bir gün hoca: "Beklediğim an geldi. Seni büyük turnuvaya yazdırdım. Yarın maça çıkacaksın, hazır ol!" demiş. Delikanlı şok geçirmiş... Hem sol kolu yok hem de judoda bildiği sadece bir tek hareket var. Ünlü judocuların katıldığı turnuvada hiçbir şansının olmayacağını düşünse de hocasına saygısından sesini çıkartamamış. Turnuvanın ilk müsabakasında, rakibine bildiği tek hareketi yapmış ve maçı kazanmış. İkinci, üçüncü maç, çeyrek, yarı final derken sonunda finale kadar çıkmış. Finalde delikanlının karşısına, ülkenin son on yılın hiç yenilmeyen şampiyonu, tam bir üstadın çıkacağı anlaşılmış. Delikanlı, dayanamayıp hocasının yanına koşmuş ve şöyle demiş: "Hocam, hasbelkader buraya kadar geldik, ama bir rakibime, bir de bana bakın lütfen... Ben de bir kol eksik ve bildiğim tek bir hareket var... Bu kadarı bana yeter. Bari çıkıp da rezil olmayayım. İzin verin turnuvadan çekileyim..." "Olmaz" demiş hocası, "kendine güven, çık dövüş. Yenilirsen de namusunla yenil." Delikanlı, çaresiz çıkmış müsabakaya, maç başlamış... Bildiği o tek hareketi yapmış ve rakibini yenmiş, şampiyon olmuş. Kupayı aldıktan sonra sevinçle karışık şaşkınlıkla hocasının yanına koşmuş: "Hocam nasıl oldu bu iş? Benim bir kolum yok ve bildiğim tek bir hareket var. Nasıl oldu da kazandım?” diye sormuş. “Bak oğlum” demiş hoca, “on yıldır o hareketi çalışıyordun... O kadar çok çalıştın ki yeryüzünde o hareketi senden daha iyi yapan kimse yok. Bu bir... İkincisi de o hareketin tek bir karşı hareketi vardır, onun için de rakibin sol kolundan tutması gerekir" diye eklemiş.

 
Toplam blog
: 90
: 2676
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

Merhaba, Marmara Ünivesitesi İşletme Fakültesi ve Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler mezunuyum..