- Kategori
- Mizah
Bir delinin günlüğünden / Sakin bir iş günüydü...

Yedi dakika… Sadece yedi dakikada hazırlandım bugün… Yataktan fırlayıp diş fırçasını elime almam arasında çok olsa 15–20 sn vardır… Biraz baştan savma bir fırçalamadan sonra 2 dakika içinde giyindim :))) Saçlara iki tarak darbesi ve aynaya bakmadan dışarıya fırlayış… Ve Fulya ve Alper’e yetiştim… Sadece yedi dakikada... Fazla söze gerek yok mükemmelim :)))
***
Evden çıkarken kendi ülkem toprakları içinde hissediyorum kendimi… İlerledikçe farklı ülkelere seyahat etme fırsatı buluyorum… Mesela 200 m ilerde Çin Halk Cumhuriyetinin sokaklarında ilerliyor gibiyim. ( 2 okul olması ve tüm öğrencilerin bisikletle okullarına gelmesi yüzünden) Yüzlerce bisiklet arasından arabayla geçmek salakça bir şey olsa gerek… Onlarda çok iyi bakmıyorlar açıkçası bizlere…
***
Araba kullanmasını yeni öğrenen birinin arabasında gerilir ya insanlar… Ben hiç öyle hissetmiyorum. Kuzen taş çatlasa 3-4 aydır araba kullanıyor… Binerken tedirgin olanlar mutlaka vardır… Diyorum ki; “Onun şoförlüğü matematiği öğretmesi gibiyse sorun yoktur”… ( Mükemmel bir matematik öğretmenidir kendisi) Ama “Osmaniye trafiğinde kurallara uyan bir tek benim” dediğinde tedirgin oluyorum… Çünkü az önce kırmızı ışıkta geçtik… Neyse bize çarpmamak için direksiyon kıran kamyon ve ezmemek için duvara çarptığımız kedi macerasından sonra işteyim… Benim kuzenim süper araba kullanıyor yahu :))))
***
Fulya rüya görmüş. Mübarek rüya değil korku filmi… 15 cm mermilerin havalarda uçuştuğu ve Japon adamların bulunduğu bir rüya. Hatta mermiler güdümlü… Eğer hedefi vuramazsa tekrar Fulya’ya yöneliyor… Mermilerde akıllı :))) Kimi vuracağını biliyor… Ya abla Allah geç versin de sana bir şey olursa kitaplarını ben alabilir miyim? Ya nolurrr… Ya sen ne inat birisin versene şu kitaplarından bi tanesini… Pis gıcık… Güdümlü mermi manyağı yapacağım seni :))))
***
Sakin başlayan günün ardından hızlı bir giriş yapıyorum yeni iş gününe. Normal şartlar altında en az 6 saatte bitmesi gereken iş için arıyor patronum “ Seda, 2 saat sonra geliyoruz. Haritalar hazır olsun…” Neyi nasıl yapacağımı bilmiyorum. Üzerimdeki şoku atlatmam yarım saatimi alıyor. Geriye kalıyor 1,5 saat… Aman Tanrım plother ve printer hata veriyor… En gerekli olan zamanda mutlaka bozulur bunlar… Yeni aldığımız 6500 dolarlık yazıcıya bir tekme sallıyorum ki hiç bir şey umurumda değil… Ve çalışmaya başlıyor… Saat gibi… Hiç teklemiyor… Teknoloji şiddete yenik düşüyor… Güçlü zayıfı eziyor… Doğal denge diyoruz buna :))) Ve işin sonunda patronumdan şöyle bir tepki alıyorum. “ 10 dk işi kaç saatte yaptınız. Anlamıyorum sizi”… Gerçekten bende anlamıyorum kendimi… Ben niye buradayım :))))
***
Bugün âşıkların katılacağı bir bir festival var… Aşık dediysem bildiğimiz sevgili olan aşıklar değil… Yani öpüşme yarışması ya da kim daha çok yarışması seviyor yarışmalarına sahne olacak bir festival değil… Şu bildiğimiz ozanlar vardır ya.. Hııııh işte onlar… Bağlamalar konuşacakmış… Ben neden mi oradayım????? Vefakâr kuzen olmak kolay değil. Ailemizin gazetecisi orada olmak zorunda olduğu için bizde oradayız. Yalnız bırakmamak lazım… Söylüyor Âşık İmami ; “ Serin eser gavur dağının rüzgarı, buza keser oluğundan akan suları… Bir gamzeli güzel çıkar sahneye, kıvır kıvır olur saçları… Bana Âşık İmami derler, saz çalar türkü söylerim… O’na Çokomel Fulya derler; Blog yazıp, yürekleri sızlatır”…
Sakin bir gündü :))) Geldi ve geçti...
Resim : http://razielofkendermore.deviantart.com/art/Pheeeer-teh-CAR-xD-36886183