- Kategori
- Edebiyat
Bir eflatun ölüm
Sen bu şiiri okurken
Ben belki başka bir şehirde ölürüm
Kötü geçen bir güzü
ve umutsuz bir aşkı anlatan
Rüzgarla savrulan
kâğıt parçalarına
yazılmış
Dağıtılmamış
bildiriler gibi...
Kelimelerin mi böyle dizilmeyi seçti yoksa bir haberci miydi bu dizeleri sana yazdıran o an? Sevgili Behçet Aysan hiç öğrenemeyeceğiz.
Sizlerden geriye kalan küçük kağıtlara yazılmış anın tanığı notlardı. Ölümle hayatın sıradanlığından sıyrılıp içimize sızan o eflatunumsu notlar...
Biz hep unutmayı seçtik, beynimizde ölen binlerce hücre bu yüzden.
Göçebe yaşadığımız yüzyıllar öncesinden mi kalma bu bir şeylere bağlanmama DNA sı? Bunun sebebini anlamaya çalışmak neyi değiştirir bilmem ama anlamaya çalışma zamanı artık geldi gibi. Teğetinde yaşıyoruz tehlikenin, ölüm teğetimizde...
Şiirlerini okurken bunlar gerçiyor aklımdan sevgili Behçet Aysan... Birbirine bağlanan binlerce neden cümleleri...
"Bir Eflatun Ölüm"ü Ezginin Günlüğü’nden dinlerken ilk cümle yetiyor anlamaya sizi çünkü bunu diyemez insan her kırıldığında.
"Kırgınım, saçılmış bir nar gibiyim"derken "Bir Eflatun Ölüm"de.
Merak ediyorum o anınızı istemsizce.
Hayatınızı düşünüyorum, ölümünüzü, sonrasını...
Behçet Aysan 1949 Ankara doğumluydu. Ankara Tıp Fakültesi mezunu bir doktordu aynı zamanda.Türk Tabibler Birliği tarafından Sivas Madımak ta öldürülen aydınlarımız anısına ismine düzenlenen şiir yarışmalarının bu yıl onüçüncüsü yapılıyor.
1993 de Sivas ta öldürüldüğünde 44 yaşındaydı. Erken bıraktı niceleri gibi kelimelerini. Öksüz kalan kelimelerin çoğu bugün kullanılmamakta...