- Kategori
- Siyaset
Bir elinde mikrofon önünde kürsü... Umrunda mı dünya?

Seçim süreci kimi liderlerin ölçüsüz vaatleriyle iyice kızıştı. Siyasi yarışı, barajları, lider sultası ve yer yer hesapsız harcamaları ile hakça olmayan bir seçimin arifesindeyiz. Tabii her seçim aynı zamanda bir "geçim meselesi"dir. Halk için pazar filesi, devlet için bütçesi önemlidir.
Ancak bir de yolunu "seçim"le bulanlar vardır. Sorunları ya yaratır ya da üzerine yatarlar; seçim kapıyı çalınca da bakın işte karşımızdalar!
Neler vaat etmiyorlar ki: Mazottu, ÖSS'nin kaldırılmasıydı, yeşil kartın alasıydı, vesaire vesaire... Irak'ın Kuzeyi ve bir eşkıyanın infaz meselesi kısır tartışmaların konusu oluyor. Bir de tabii karşılıklı mal rejimi üzerine savrulan atışmalar yaşanıyor...
"Bir elinde cımbız bir elinde ayna umrunda mı dünya" demiş ya ozan... Kimilerinin de "bir elinde mikrofon, önünde kürsü, umurlarında mı gerçek dünya?" diyesi geliyor insanın...
Dönelim konumuza: nedense bu kampanya döneminde bile en yaşamsal sorunlar gündemde yok:
-Milli Gelir artışına ilişkin epey yüksek "temenniler" var da bunun nasıl temin edilebileceği yok,
-Gençlere iş vaatleri var da, bunun nasıl ve ne oranda/zamanda yapılabileceği yok,
-ÖSS'yi kaldırmak var da, OKS sınavında hatalı soruların yaratabileceği koasun aşılması yok,
-Irak'ın Kuzeyi'ne akın var da, Türkmenlerin, Balkan Türklerinin sorunlarının stratejik çözüm önerisi yok,
-Mazot dahil enerji girdilerini ucuzlatmak var da Orta Asya enerji koridorlarını değerlendirme yok,
-Turizm patlaması var da, orman yangınlarına karşı alınabilecek önlemler yok,
-Baraj vaadi belki var ama su sorunu yok,
Sözüm hepsine değil, gözümden kaçmış şeyler de olabilir tabii... ancak...
Siyasal partiler dinamik organziasyonlar olmak gerekir. Gelişen ve ortaya yeni çıkan ihtiyaç, koşul ve durumlara karşı da çözüm önerilerini temellendirmeleri beklenir.
Bu yapılamıyor genellikle. Ezber tekrarı, kaba propaganda ile oy tahvil edilmeye çalışılıyor.
Yine de hepsine başarılar ve hayırlı bir seçim dilerim.