Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4829
 

Bir kadının çarşaf giymesi üzerine...

Bir kadının çarşaf giymesi üzerine...
 

Öncelikle, kadın doğasından biraz bahsetmek istiyorum. Biz kadınlar, güzel görünmeyi sever, ilgi çekmekten hoşlanırız. Hele sokağa çıktığımızda erkekler ya da kadınlar tarafından güzel bulunduğumuzu onaylayan ifadeler görmek bizi mutlu eder. Bu bize kendimizi iyi hissettirir, kendimize olan güvenimiz artar. Sözü tam da buraya getirmişken, çarşaf giymiş bir kadının herşeyden öte tüm bu doğal ihtiyaçlarından sıyrılarak nasıl fedakarlık ettiğini söylemek istiyorum. Çarşafa onay verdiğimden değil bu yazdıklarım, sadece olaya siyasi boyut kazandırmadan herşeyi kadın gözünden bakarak yansıtmak istiyorum. Bütün bu yazdıklarıma ve yazacaklarıma sebep olan ise; ismini “ayşe” olarak kodladığım, hemen hemen yaşıtım olan çarşaflı bir bayan...Ona kadınların sıkça gittiği biryerde, iç çamaşırları satan bir mağazada rastladım. Konuşma teklif ettiğimde önce bundan kaçındı sonra da amacımın sadece “anlamak” olduğunu söylediğimde çarşaf giymek ile alakalı bütün hislerini anlatmaya başladı.

Biliyorsunuz ki erkeklerin her alanda kazanmasına en çok sebep olan şey; kadınları birbirinden ayıracak metaryallerinin olması. Biz kadınlar, toplumda birarada yaşarken mini etek giyeni, türban takanı , heavy metal dinleyeni, çarşaflısı olarak buluştuğumuz bazı noktalar var. Yukarda bahsettiğim mağaza da birbirimize saygı göstermemiz gereken yerlerden biri olduğu için anlatacağım gerçek olay sizin bir hayli ilginizi çekecek diye düşünüyorum.

Ayşe’ye ilk yaklaştığımda bir hayli iddialı bir iç kıyafet almak üzereydi. Gülümsedim ve fikrimi söyledim. Sonra da daha gerçekçi davranıp konuşabilmek için kendisini ikna etmek zorunda kaldım. “Neden çarşaf giyiyorsun?” dedim öncelikle. “Neden doğanla bu kadar ters olan birşey yapıyorsun?”

Bana, islamiyete göre kıyafetin dikkat çekmemesi gerektiğini bunun için en sade rengin siyah olduğunu ayrıca bu kıyafeti geleneksel olarak gördüğü için tercih ettiğini söyledi. Ayrıca sözlerine türbanlı ama dar kıyafet giyip makyaj yapan bayanları çok da gerçekçi bulmadığını ekledi. “Kendin mi tercih ettin bu durumu yoksa baskı var mıydı?” diye sorduğumda sert bir ifadeyle “kendim” yanıtını aldım. Ayşe, hayretle dinlediğim sözlerine şöyle devam etti: “Öncelikle düşündüğün gibi herhangibir tarikata üye değilim. Ama üye olanlar da yok değil. Kadınsal içgüdülerim bunu giymeme engel ama ben bu yolu seçerek kendimi allah yolunda test ediyorum. Zaten amaç sokaktaki insana göre kendini düzenlemek. Evimde aynen senin giyindiğim gibiyim.”

“Gerçekten evde benim gibi mi giyiniyorsun?” diyorum. Ayşe’nin cevabı gayet espiriliydi. “Ne aldığımı görmüyor musun?” dedi. “Hayli iddialı olduğunu söylemeden edemeyeceğim” yanıtını verdim. Gülüştük ve bana islamiyetin aslında tam olarak anlaşılmadığını söyledi. Son olarak “Ben de özgürlüğümü evimde kullanıyorum, başkaları istediği yerde kullansınlar” demeyi ihmal etmedi. Tabii ki benim de ona birkaç son sözüm oldu. Her ne olursa olsun, nasıl giyinirsek giyinelim hemcinsler olarak birbirimize destek olmamız gerektiğini söyledim. Bana katıldı ve biraz da olsa birbirimizi anladığımızı hissettim. Bir kişiye ulaşmış gibi görünsem de konuştuklarımızı dost meclisinde anlatacağından şüphem yok. Üstelik bu yazıyı da sabırsızlıkla beklediğini biliyorum.

Şimdi böyle bir konuyu neden gündemime aldığımı anlayabiliyor musunuz? Birbirimize önyargılarla bakmayı değil, anlayarak yaklaşmayı savunuyorum. At gözlüklerini çıkarıp birbirimizin iç dünyasıyla ilgilenirsek daha huzurlu bir toplum olmaz mıyız?

Peki ya siz ne dersiniz? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadın tamamen avrettir.Evinin ve erinin kadını olmalıdır. Kocasına karşı pejmürde,dışarı çıkarken süslenip,boyayanan kadınlardan nefret ediyorum ve Lanetliyorum.

mehmet selim polat 
 30.03.2012 18:22
Cevap :
yıl 2012. Bilim adamları paralel evreni keşfetti. İnsan beyninin %3'ünden daha fazlasının nasıl kullanılacağı keşfedildi ve uygulanıyor. Amerika'da ışınlanma'nın nasıl yapılacağı biliniyor ve deney aşamasında. Siz hala 500 yılında mısınız? Aradan 1500 yıl geçti. Hatırlatırım.  07.08.2012 10:53
 

Bu kişiler başkalarına karışmadan ölene kadar çarşaf giyse hiçbir sorun çıkmazdı. Ama başkalarına karışıyorlar. Size bir olay anlatacağım. Bir arkadaşımın babası ağır hasta idi. Onun kiracısı olan Türkiye gazetesinin bir bayisi hasta adamı ziyarete geldi. Arkadaşımın bir de kız kardeşi vardı. Sanki hasta adam ölmüş gibi kız arkadaşa 'başını ört' dedi. Hangi hakla söylüyorlar bunu? Nasıl karışmaya cesaret edebiliyorlar? Biz onlara mini etek giyin diyor muyuz?

Hasbihalci 
 27.04.2011 21:06
Cevap :
Evet, haklısın. Bu tür insanlar var. Aynı olay benim de başıma sokakta geldi."Cehennemde yanacaksın" diye bağırdı bir çarşaflı kadın. Ama bu tür insanlar sadece müslümanlar arasında değil katolik Hristiyanlar arasında da var. Biz aklı selim insanlar biraz daha yüksek kültüre sahip olmalıyız. Yoksa bu işin içinden çıkamayız.  28.04.2011 12:28
 

Kişilerin ötekileştirilmediği bir hayal ediyorum... Tabi bunun için ilk ve öncelikli adım, olmazsa olmaz; "empati" yapabilmemiz gerekiyor... Tıpkı sizin yapıp başarılı olduğunuz gibi... Sağlıcakla ve Sevgiyle Kalın...

Yorum Dükkanı 
 25.04.2011 14:33
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum...  25.04.2011 21:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2808
Kayıt tarihi
: 22.04.11
 
 

Önce VATAN Gazetesi köşe yazarı& İnsan Kaynakları Uzmanı. Kendimi yazmanın dışında, başka biçimde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster