​ Bir kez ölünmeli... / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '08

 
Kategori
Deneme
 

Bir kez ölünmeli...

Bir kez ölünmeli...
 

Ölümün farklı farklı yüzleriyle tanışıyorum. Ölümün son nefes olduğu yanılgısında, mezarlıklar sıralanıyor. Son nefesin vakti meçhulken; milyonlarca nefesi bırakıyor ciğerlerim, ama ölüm soğuğuna yakalanıyorum. O zaman, o zaman ölüm başka bir anlam taşıyor. Ölüm toprak üstünde yaşanıyor. Parıltılar altında yaşanan, yorgan altlarında gizli ağlayışlar kuşanan, ne çok ölüm var, ne çok ceset... Kimin yüzüne baksam, gözlerinde bir ceset... Kimin eline dokunsam, ceset kokusu bulaşıyor ellerime... Sarıldığım her beden savunmasız... Aslında ölümden korkanlar, mezar altındaki iskeletlerden daha zavallı, daha biçare... Çünkü, çünkü ölümü bekleyenler, kendi içlerinde sayısız ölümle boğuşuyorlar.

Oysa bir kez yaşanıyorsa, bir kez ölünmeli... Yaşamın içinde ölümle sarmaş dolaş... Nefeslere set koyan ölüm, bundan daha kolay... Zaman yıllara bölünmüş. Sonra kısıtlanmış yıllar... Aylar, günler... Günler bile özgürlüğün kıyılarından uzaklaşmış. Saatler, dakikalar... Bölük bölük yaşamlar, yaşam adı altında ölümler... Cesetler her yerde... Belki, beni biraz farklı kılan şey bu... Nefes alan bir ceset olmamak için, her dakikanın, her saniyesine yüreğimi yerleştiriyorum. Sözü hep yüreğime bırakıyorum. Gece oturup, gündüzleri rüya görme özgürlüğüm olmalı... Kim demiş kışın beyaz giyilmez diye? Kışın denize girdin mi hiç? Ben girdim. Üşümek yaşam belirtisidir. Özgürlüğün yakasına yapışıp, kar yağarken denize dal birgün... Pişman olmazsın, inan bana...

Deniz Çelimli

 
Toplam blog
: 42
: 320
Kayıt tarihi
: 04.09.08
 
 

Beni bir dağın başında kimsesiz bıraksalar, ben yine de yazardım sanırım. Doğduğumdan bu yana yaz..