- Kategori
- Güncel
Bir mücadele abidesini kaybettik

Fotoğraf, www.milliyet.com.tr internet sitesinden alınmıştır.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (Ç.Y.D.D.) Genel Başkanı Prof.Dr. Türkan Saylan'ı kaybettik. Türkiye'mizin başı sağolsun.
Bu saatten sonra ne yazılır, ne söylenir; aslında bilemiyorum. Kelimeler düğümleniyor boğazıma.
Türkan Saylan. O bir mücadele insanı. Hayatının neredeyse tamamı mücadele içinde geçmiş.
Tıp fakültesini bitirdikten sonra cüzzam tedavisiyle ilgili yöntemle mücadele etmiş. Kazanmış.
Ardından cüzzamla mücadele etmiş. Kazanmış.
İlerleyen yıllarda ise eğitimin, özellikle de kız çocuklarının eğitiminin önündeki engellerle mücadele etmiş. Kazanmış.
Elbette bu eğitim mücadelesi yoksullukla, cahillikle, çağdışılıkla, yobazlıkla yapılan bir mücadele aynı zamanda.
İşlerine gelmedi bazı çevrelerin. Kızların okuması, aydınlanması, Atatürk'ün yolunda çağdaş uygarlığa doğru yürümeleri işlerine gelmedi.
Saldırdılar o yüzden yeri geldikçe. Televizyon programlarında, gazetelerde, söz meclislerinde, akıllarına gelen her yerde saldırdılar Türkan Hoca'ya.
O, bunlarla da, bu zihniyetle de mücadele etmek zorunda kaldı. Kazandı.
Nereden mi biliyoruz kazandığını? Malum çevreler ve gazeteler en insanlık dışı yaklaşımlarla, hatta hastalığını kullanarak saldırdılar kendisine. Hatta hakaret ettiler. İşte onların bu yaklaşımları, korkunun sonucuydu.
En sonunda da herkesin bildiği o süreç başladı. Ama o son yaşananlar çok yordu Türkan Hoca'yı.
Ve Türkan Hoca Hak'ka yürüdü.
Biliyoruz ki, emaneti yaşatılacaktır. Ondan sonra, Ç.Y.D.D. aynı şekilde mücadeleye devam edecektir.
İşleri kolay mı? Hayır, zor. Hem de çok zor.
Herkesin elinden geldiğince onlara yardım etmesi gerekiyor.
Ve sizler, o malum çevreler. Vicdanınızda bir sızı var mı?
Daha doğrusu sizde vicdan var mı?
Bu saatten sonra ne yazılır, ne söylenir; aslında bilemiyorum. Kelimeler düğümleniyor boğazıma.
Türkan Saylan. O bir mücadele insanı. Hayatının neredeyse tamamı mücadele içinde geçmiş.
Tıp fakültesini bitirdikten sonra cüzzam tedavisiyle ilgili yöntemle mücadele etmiş. Kazanmış.
Ardından cüzzamla mücadele etmiş. Kazanmış.
İlerleyen yıllarda ise eğitimin, özellikle de kız çocuklarının eğitiminin önündeki engellerle mücadele etmiş. Kazanmış.
Elbette bu eğitim mücadelesi yoksullukla, cahillikle, çağdışılıkla, yobazlıkla yapılan bir mücadele aynı zamanda.
İşlerine gelmedi bazı çevrelerin. Kızların okuması, aydınlanması, Atatürk'ün yolunda çağdaş uygarlığa doğru yürümeleri işlerine gelmedi.
Saldırdılar o yüzden yeri geldikçe. Televizyon programlarında, gazetelerde, söz meclislerinde, akıllarına gelen her yerde saldırdılar Türkan Hoca'ya.
O, bunlarla da, bu zihniyetle de mücadele etmek zorunda kaldı. Kazandı.
Nereden mi biliyoruz kazandığını? Malum çevreler ve gazeteler en insanlık dışı yaklaşımlarla, hatta hastalığını kullanarak saldırdılar kendisine. Hatta hakaret ettiler. İşte onların bu yaklaşımları, korkunun sonucuydu.
En sonunda da herkesin bildiği o süreç başladı. Ama o son yaşananlar çok yordu Türkan Hoca'yı.
Ve Türkan Hoca Hak'ka yürüdü.
Biliyoruz ki, emaneti yaşatılacaktır. Ondan sonra, Ç.Y.D.D. aynı şekilde mücadeleye devam edecektir.
İşleri kolay mı? Hayır, zor. Hem de çok zor.
Herkesin elinden geldiğince onlara yardım etmesi gerekiyor.
Ve sizler, o malum çevreler. Vicdanınızda bir sızı var mı?
Daha doğrusu sizde vicdan var mı?