- Kategori
- Çocuk Psikolojisi
Bir öğle uykusunda, bir çocuk rüyası

Zorla yatağa gönderirllerdi bizi kimimiz çok şanslı, kimimiz hiç bilmedi öğle uykusunu.
Tam öğle saatlerinde gelirdi küçük şeytan...
Ben hatırlarım yengemin, kardeşim ve beni öğle uykularına yatırmalarını, ben pek sevmezdim öğle saatlerinde yapılan uykuyu... Binbir vaatlerle yatırırdı yengem bizi, kardeşim hemencik verilen sözlere kanar, dalardı hemen kül kedisi düşlerine, çocukluktan olacak ben saatlerce kısardım gözlerimi, o küçücük yüreğimle bilmezdim ki gözlerimin kipil, kipil ettiğini kardeşimin uyanmasını dört gözle beklerdim sıkıldığım yatağımda. Kardeşim saatler sonra gülümseyerek kalkar daldığı güzel düşlerden, bende ancak uyku mahmurluğu... Şimdilerde de sevmem gündüz uykusunu ama hiç ihmal etmedim kızlarımın öğle uykusunu... Yıllar onra anladım ki öğle uykusu çocuklar için minik bedenlere aldığı besin kadar yararlı..
Çocukluğun en sinir bozucu yanı, yapmamız gereken şeyleri birilerinin bize sürekli söylemesiydi...
Cici çocuk ol!
Cici kız ol, uslu ol, efendi ol, şeker ol, şirin ol, cici çocuk ol !!!
Ateşlenen minik bedenimizde, alnın üzerindeki kocaman eller aslında sorun çözen serinlikte olurdu... Cici, uslu kız olmak hatta ve hatta saatlerce öğle uykusuna yatmak hiçte zor gelmezdi o zaman.. İyileşmek uğruna hemencik ikna olurdu minik bedenlerimiz istemediği öğle uykusuna...
Sıcak yazlar çabucak geçti. Hayal ettiğimiz şeylerin bir çoğu olmadı... Hele benimkiler ıskaladı... Off ya, neçabuk geçti zaman. Düşüpte yaralanan, berelenen dizlerimizin uzak anısı...
Yıllar önce bir öğle uykusunda bir çocuk rüyası... Ne çabuk geçmiş zaman... öğle uykularında gördüğümüz pembe düşler sislemiş, ak düşmüş koyu kestane saçlara... Meğer yıllar geçmiş farkettiğimde... BÜYÜMÜŞÜZ....
İÇİMİZDEKİ ÇOCUĞU YAŞATALIM... SEVGİYLE KALIN!