- Kategori
- Eğitim
Bir Öğretmenler Günü daha geldi çattı...

Beceremedik ATAM, affet...
Yine bir Kasım ayı daha geldi çattı. 24 Kasım Öğretmenler günü nedeniyle ay boyunca öğretmenlere övgüler dizilir, yazılır, çizilir. Büyük büyük adamlar, büyük büyük laflar ederler. Ama maalesef gerçekler hiç de öyle değildir. Eğitim sisteminin ikinci en büyük bileşeni bu büyük grubun sesi artık çıkamaz oldu. Bunda siyasiler kadar, sendikaların ve bizlerin de payı var.
Ben 24 Kasım’ın anlamı üzerine öğretmen sorunlarını içeren yeni bir bilimsel yazı yazmak isterdim ama inanın içimden gelmedi. Rakamlara, istatistiklere ve kavramlara boğulmadan da öğretmenlerimizin durumu özetlenebilir diye düşünüyorum.
-Köy okullarını biz mi kapattık?
-Hayır…
-40-50 kişilik sınıflarda mevcut çocuklarımızın eğitim ihtiyacını bile karşılayamazken, nüfus artışını biz mi teşvik ettik?
-Hayır…
-Tüm çocuklarınıza iyi bir okul öncesi eğitim aldırabildik mi?
-Hayır…
-Eğitim sisteminin içine beraber mi ettik?
-Hayır…
-Öğretim Programları hazırlanırken bize mi danışıldı?
-Hayır…
-Hapishane bile olamayacak sevimsiz okul binalarını inşa ederken, uzmanlara, bize ve çocuklara danıştınız mı?
-Hayır…
-Okul kontenjanlarını biz mi belirliyoruz?
-Hayır…
-Okul yöneticilerini seçme hakkımız var mı?
-Hayır…
-İlköğretimde sınıfta kalmayı biz mi kaldırdık?
-Hayır…
-Özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar için okul açtınız da biz mi kapattık?
-Hayır…
-Eğitim- Öğretim materyallerinin içeriğini biz mi belirliyoruz?
-Hayır…
-Çocukların okuyacağı kitapları biz mi seçiyoruz?
-Hayır…
-Öğrencilerin okula gitmeme süresini biz mi uzattık?
-Hayır…
-Şartsız kurulları, her türlü af’ları biz mi getirdik?
-Hayır…
-Eğitim bütçesini küçültmek adına; Açık İlköğretim, Açık Lise ve Açık Meslek Lisesi Programlarını biz mi ortaya attık?
-Hayır…
-Ayda bir, okulların adlarını, türlerini ve yapılarını biz mi değiştiriyoruz?
-Hayır…
-ARGE’leri biz mi kapattık?
-Hayır…
-MEB yöneticilerini atarken bize mi sordunuz?
-Hayır…
-Öğretimin birliğini biz mi bozduk?
-Hayır…
-Okulları haremlik selamlık hale bizler mi getirdik?
-Hayır…
-Çalışan öğrenci ile çalışmayanı ayırabildik mi?
-Hayır…
-Öğrencilerimizi ilgi ve yetenekleri ölçüsünde eğitebildik mi?
-Hayır…
-Başarılı öğretmenle, başarısızı ayırabildik mi?
-Hayır…
-Başarılı okul yöneticilerini ödüllendirebildik mi?
-Hayır…
-Eğitimi denetimsiz hale biz mi getirdik?
-Hayır…
-Belki matematik ve fen öğretemedik ama çocuklarımıza sanat, çevre ve hayvan sevgisi, toplumda yaşama bilinci aşılayabildik mi?
-Hayır…
-Öğlen 4 poğaça ile karın doyuran çocuklarımıza tablet ve akıllı tahtayı biz mi dağıttık?
-Hayır…
Ne kadar çok Hayır’lı cevap oldu. Hayır’da Hayır var mı görelim…
Bayrak töreninden kaçan, yerlere tüküren, çöp atan, kedi kesen, köpek taşlayan, küfürü selam gibi kullanan, çevre zararlısı bu çocuklar milletimize HAYIRLI OLSUN…
Annesini, babasını, kız kardeşini ve kız arkadaşını döven gençler, tüm ailelere HAYIRLI OLSUN…
Taş atan çocuklar, molotofçu gençler Vatana, Millete HAYIRLI OLSUN…
Sigara, esrar, alkol ve bonzai kullanan delikanlılar, HAYIRLI OLSUN…
Kendine, başkalarına, büyüklerine ve topluma saygısı olmayan; otobüste, metroda büyüğüne yer vermeyen gençlik, toplumumuza HAYIRLI OLSUN…
Kız arkadaşını doğrayan, pala ile maça giden, Besmele çekip kafa kesen bu gençlik, hepimize HAYIRLI OLSUN…
Karın tokluğuna çalışabilmek için KPSS’de ter döken, eylem yapan genç işsizler, geleceğimize HAYIRLI OLSUN…
SBS’de ve ÖSYS’de Sıfır çeken, TIMSS ve PISA’da sonunculuk bayrağını kimseye kaptırmayan öğrencilerimiz HAYIRLI OLSUN…
Biz Süpermen’i yaratacağız derken, milyonlarca “Ağustos Böceğimiz” oldu. Hepimize hayırlı uğurlu olsun.
“Öğretmenler, Yeni Nesil Sizlerin Eseri Olacaktır” demişti Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk.
Yapamadık, beceremedik ATAM… Bizi AFFET…