​ Bir şarkı söyle... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '08

 
Kategori
Güncel
 

Bir şarkı söyle...

Ahmet bey kendisini ziyarete gelen, eski büyükelçilerimizden Fettah bey'i kapıda karşılayıp, o Fettah Beyciğim hoş geldiniz, sefalar getirdini, lütfen buyrun, şöyle geçin diyerek, odasının önündeki koridordaki kanepeyi gösterdi.

Fettah Bey şaşırmıştı. Ne oluyor diye saf saf bakınırken, Ahmet Bey hazırlıklı olduğundan, hemen elindeki dosyayı açıp, içinden bir kağıda, " lütfen Fettah bey, konuşmayalım, benim oda veya bizim parti dinleniyor olabilir, konuşmak yerine yazılı olarak birbirimize söyleyeceklerimizi anlatalım "diye yazdı...Arkasından da Fettah Beyciğim, haydi bir şarkı söyleyelim(!) eğlenelim(!) diye söyledi.

Fettah Bey başını sallıyarak anladığını, anlattı...

Ahmet bey masal diyarındaki bir ülkenin, ana muhalefet partisinin Genel Sekreteriydi. (Her ne kadar partiye oy veren insanlar Genel Sekreteri sevmese de, partinin Genel Başkanı, kendisini çok severdi. O da Genel Başkanının sözünden kesinlikle çıkmazdı.)

Ahmet beyin partisinin son zamanlarda dinlenildiğinden şüpheleniliyordu. Gerçi iktidar; Ana Muhalefet Partisini yönetenlerin paronaya içerisinde olduğunu söylüyordu. Ama; Ahmet Bey daha önce, bir il valiliğinden, merkeze alınmış, Merkez Valilerinden Şükrettin beyle odasında kahve içip, sohbet etmişti.

Aaaaaa oda ne? Ahmet Bey ve Şükrettin Beyden başka odada kimse olmamasına rağmen, birkaç gün(iki) sonra, iktidar yandaşı bir gazetede, konuşmalarının bire bir aynısı yayınlanmasın mı...

Ahmet Bey ve Şükrettin Bey, odada kendilerinden başka kimsenin olmadığını, bu gazeteye kendilerininde servis yapmadığını, bu yandaş gazetenin bunları nerden, ne zaman, ne şekilde öğrendiğini bir türlü çözememişlerdi.

O nedenle; Ahmet Bey kendisini ziyarete gelen misafirlerini odasına almıyor ve koridorda yazı yazarak konuşuyorlardı. Baştan bu yazı yazma olayı biraz zor olmuştu! özellikle gelen misafirler açısından(!)

Ahmet Bey Ana Muhalefet Partisinin Genel Sekreteriydi. O yüzden masal diyarı ülkesinin, uzak köşelerinden başkente gelen partililer, Genel Merkeze uğrayıp, hal hatır sormak ve sorunlarını anlatmak için Genel Sekreter ile görüşmek istiyorlardı. Bu yazılı konuşma tekniği yüzünden bazı partililerle konuşamak çok zor oluyordu. Bazı partililerin okuma yazması yoktu. Ahmet bey böyle olunca, partilinin koluna girip, tuvalete gidiyormuş gibi yaparak, yolda kulağına fısıldayarak konuşuyordu...Önemli konuşmaları bittikten sonra, haydi bir türkü söyleyelim diyerek, dinleyenlerine bir müzik ziyafeti çekiyordu.

Ahmet Bey'in partisi bu durumu birkaç kez ülke gündemine getirmek istemiş, ancak bu durumu halka duyurması gerekenler, iktidardan korktukları için Tv'lerinde ve Gazetelerinde, hiç yer vermemişlerdi. Medya zaten son zamanlarda, iktidar ne derse onu yapıyordu.

Böylesine önemli bir konu medyada hiç yer almazken, İktidarın başı, Başbakan Hüsamettin Beyin, hastalanan kedisi Mırmır, günlerce medyanın gündeminden düşmemişti. Mırmır'ın karnı ağrıyor, Mırmır'ın gözü ağrıyor, Mırmır'ın şekeri düşmüş, Mırmır arabada mahsur kaldı vs. gibi...

Daha geçenlerde; masal diyarı ülkesinin en baba mahkemesinin Başkan Vekili, Alaattin Bey'i polis yakın takibe almış, mahkeme Başkan Vekili Alaattin Bey bunu fark edince, polis olay yerinden kaçmıştı. İktidar kanadı ve Polis kanadından yapılan ayrı ayrı açıklamalarda; Polisin kanunsuz kimseyi dinlemediği, bir yanlış anlaşılmanın olduğunu, polisin bir narkotik olayı için takibat ve dinleme yaptığı bildirilmişti.

Bu konuda, bir Tv. kanalına çıkan, muhalif biri mahkeme Başkan Vekilini, Başbakanın sözlü talimatı ile polisin dinlediğini iddia(!) ettiysede, bunu dikkate bile alan olmamıştı.

İşte!.. O masal diyarı ülkeside, bu tarihte meydana gelen, bu tip olaylar, olağan sayılmaya devam ediliyordu...

Tek dileğimiz, ülkemizin bu gibi kanunsuzluklardan(!) eşitsizliklerden(!) korunması...

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..