- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bir varmış bir yokmuş

Anlattığım olaylar ve olayların yaşandığı ülke tamamen hayal ürünüdür. Develer tellal iken, pireler berber iken ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Bir ülke varmış çokkkkkkkkk uzaklarda. Bu ülkeye ve bu ülkenin insanlarına Allah o kadar çok nimet ve güzellik bahşetmişki bütün dünya bu ülkeye gıptayla bakıyormuş. Bir çok dünya insanı keşke bunların yerinde olsam diye iç çekiyormuş. Masal bu ya bu güzellikleri ve nimetleri farketmeyen sadece o ülkenin insanlarıymış.
Öyleki, bu ülkenin insanları birbirlerini sevmeye birbirlerine katlanmaya bile aciz duruma gelimişler. Çoğu geçmişleriyle dalga geçiyor , bir çoğuda bırakın geleceği, gözlerinin önünü bile göremiyorlarmış. Bu ülkedeki insanlar sadece ogünü yaşıyor ve balık gibi de hemen unutuyorlarmış yaşadıklarını. Tabi ki bu durum diğer ülkelerin sürekli iştahını kapartıyormuş. Onlar gündeme bişeyler atıyorlarmış bizimkiler hemen onun peşinden pervasızca gidiyorlarmış. Erkekler kadınları dövüyor, aşağılıyor hatta insan yerine bile koymuyorlarmış. Tüm ülke insanları çalışıp çabalıyor ve emeklerini bir azınlığın emrine sunuyorlarmış. Ama o azınlığın midesi o kadar büyükmüş ki ne kadar yeseler doymuyorlarmış. Ama bizimkiler bıkmadan usanmadan sabırla ve yıllarca onların doyacağı günü bekliyorlarmış. Bu ülkede ülkesi için canını kanını fikrini emeğini verenler aşağalanıyor binlerce kişiyi katledenler, komşusunun malına canına ırzına göz dikenler, çete kurup suç işleyenler, gariban kesimin yaptığı vatani görevden kaçanlar, insanları pazarlayanlar, insanları zehirleyenler bey diye çağırılıyormuş. Aslında eskiden o ülkenin insanları okadar saf ve temizmişki adet, inanç ve gelenekleri tüm dünya insanlarının aradığı mutluluk ve huzurun anahtarı niteliğindeymiş. Bunun farkına varan diğer krallıklar da sürekli bu değerleri yıpratıyorlarmış. Amaçları belliymiş aslında bizde olmayan huzur onlarda da olmasın. Ve bu amaçlarına giden yolda herşey mübahmış. Kimi zaman kardeşi kardeşe öldürtüp, kimi zaman sen şusun diğeride bu diye sürekli fitne fesat tohumları ekip bu tohumları zehir ile suluyorlarmış.
Bu ülkenin insanları yavaş yavaş sormaya başlamışlar. Benden ne isteniyorsa canımı dişime takıp yapıyorum, çalışıyorum, çabalıyorum yeri geldiğinde canımı isteyenlere onuda veriyorum. Ama neden bir türlü evime 1 kilo kıyma alamıyorum? Neden ayın 15 ni getiremiyorum? Neden canım malım namusum güvende değil? Neden binlerce insanı depremde katledenler benim gidemediğim ülkemin cennet mekanlarında hala tatil yapıyorlar? Neden vatandaşlık hakkı denen eğitim, sağlık, hukuk, seçilme ve en önemlisi yaşama hakkımı alamıyorum? Neden birisi maaş olarak servet alırken ben karın tokluğuna çalışıyorum? Ama bir türlü sorularına cevap alamıyorlarmışşşşşş. En iyisi ben dizilerimi ve maçımı kaçırmayayım deyip yaşamaya devam ediyorlarmış. Gökten 3 elma düşmüş 3 ünüde o azınlık kesim yemiş. Saygılarımla...