- Kategori
- Blog
BİR YAŞINDAYIM

Ş.ODABAŞI-Milliyet.Blog'ta Bir Yaşında.
Bir yaşındayım.
Milliyet.blog ile tanışmamın üzerinden bir yıl geçti.
Şair arkadaşım “Ömer ILGAZ” sayesinde tanıştığım Milliyet Blog, benim için sığındığım bir liman oldu.
19.12.2008 tarihinde üye oldum.
Saat:11.52
Bir yılda, 208 blog yazmışım.
Ortalama okunma sayım:321 olmuş.
*
Yaşım 53.
Ama ben, “bir yaşındayım.”
Daha konuşamıyorum.
Yazıyorum işte.
Her insan, bildiği kadarmış.
“Bildiğim kadar yazıyorum.”
Bana idareci mülakat sınavında, ”Türkçeyi kullanma ve Genel kültür” konularında geçersiz not verdikleri günden beri yazıyorum.
Daha sert ve duygulu türküler okuyorum.
Başkalarını, “kırmak örselemek” yerine kendimi örseliyorum.
“Acılar insanı adam edermiş.”
Yazıyorum.
Mahalli gazetelerde, internette durmadan yazıyorum.
Hep yazmaya devam edeceğim.
Bir cümleyi doğru kurup okuyamayan, giyinmesini bilmeyen “mülakat komisyonuna” inat yazacağım.
*
Bu güne kadar, yazdıklarımdan dolayı bir ödül almadım.
Yaşadığım yörede, “adressiz” birisiyim.
Herkes tanır beni.
Bütün kazancım bu.
Para da kazanmadım yazdıklarımdan.
Sadece bir köyün eski muhtarı, çevre ile ilgili bir yazımı çok beğenmiş. Bana bir çuval “barbunya fasulyesi” göndermiş.
Evde sabah akşam fasulye yedik. Komşulara dağıttık.
*
Milliyet.blog’ta yeni dostlarım oldu.
Sanal olsa da dost dosttur.
Benim yazılarıma ilk yorumu yazan, emekli bakkal şair arkadaşım, ”Muharrem Soyek”
“Yağmur Zamanı” anlatımına hayran olduğum benim hemşehrim. Milliyet.Blog sayesinde tanıdım kendisini. Aynı havayı solumuşuz. Aynı arabaların kuyruklarına binmişiz. Tekirdağ’dan, “Ali GÜLCÜ.” İlginç yazıları ve anlatımıyla müthiş bir gözlemci.
Muğla, Yerkesik’ten, “Nabide KILINÇ.” Yazılarıma yazdığı yorumlarla, beni cesaretlendiren güzel insan. Bir kültür elçisi.
Fethiye’den bir meslektaşım, ”Ünal Şöhret Dirlik.” Bir halk adamı, bir “Dedem Korkut.”
Bana kitabını gönderip sevindiren, Burdur’dan “Homeros”
Tek kelimelik cümlelerin mucidi, kendisini iğneli fıçı zanneden, ”Süleymam Ekim.”
Anlatımına, ilginç tespitlerine ve benzetmelerine bayıldığım, Denizli’den ”Emine Supcin.”
Yazılarını okumaktan zevk aldığım, “Yapukay”
Şairlerin en duygulusu, “Cansın Erol.”
Üç şiirini müziklendirdiğim şair arkadaşım, “Ömer Ilgaz.”
Adana’dan abimiz, “Necip Köni”
İçel’den bir dost, yazım ustası ve şair, ”Haşmet Şenses”
Benim kendilerinden haberim olan, benden habersiz blog yazarları “mamut” ve İzmir’in en güzel temsilcisi, ”Gülgün Karaoğlu”
Yine aramızdan sessizce ayrılıp giden bir İzmirli, “Mustafa Mumcu.”
Okumadan geçmediğim, “Şevket Çorbacıoğlu.”
Almanya’da yaşayan, uydurup uydurup yazdığını söyleyen, ancak ciddi yazılar yazan “Ümit CULDUZ.”
“Hüseyin Seyfi” meslektaşım ve yazıları.
Ege’den bir meslektaşım, “Erdoğan Şahin.”
Keskin ve doğru ifadeleriyle, yazılarından beslendiğim, ”U.Kesici”
Yorumlarıyla beni yeşillendiren, ”yeşilsoğan.”
“Nülifer Veldet, gülakan, Tülin Aksoy, Mesut Karip, Nil Alaz, Martılar Özgürdür, Leylim, Haluk seki, Narçiçeği, Harun Deniz, Yüksel Önaçan, mmelda, akar, utku aksu, izmirli97, Hatice Atalay, haleyazıyor, Ayrıntıda gezinmek, dilo, mor lale, Coşkun karabulut, GÜL SEN, Gülden Işık, Adnan Doğan, E.Ruhi YALÇIN, sardunyalarım, H.Hüseyin Dulun, Gece kraliçesi, sarışelale, güneşin kızı firuze, Arif Öğütcü, Ahmet Yılmaz, Sabiha Rana”
Unuttuklarımda vardır mutlaka.
Af’ola.
Bir yılda tanıdıklarım az mı?
*
Ben, “kazdağlı.”
Kuzeybatı Anadolu’nun en önemli dağlarından olan Kazdağları’nın (İda) eteğinde küçük bir kasabada yaşayan birisi.
Yaşadığı yörenin zenginliği içinde, “yoksulluk çeken insanların” gözü kulağı olmaya çalışan, ”Ölüler Kentinin Ozanı”
Yaşadığı kasabanın tanığı.
*
İnatla yaşamaya,
İnatla yazmaya,
Milliyet.blog’ta yazmaya karar verdim ben.
Bir yaşındayım şimdi.
Aranızda büyüyeceğim ben.
Yeni dostluklar kuracağım.
Yeni dostlar edineceğim.
Büyüyeceğim.
Sanal bir âlemde olsa da...
“Komşusunun öldüğünü, gazeteden öğrenen insanların olduğu gerçek bir ortamda” yaşamaktansa…
Sanal bir âlemde yaşarım.
Sanal gibi görünen, gerçek bir âlemde.
Milliyet.blog’ta.
*
Kabul ederseniz eğer;
Hepinizin sağlığı için; “Bin Pınarlı İda’nın Suyundan” bir bardak su içeceğim.
“Birinci yaşım” kutlu olsun bana
Olsun mu?