​ Bir Zlatan İbrahimoviç klasiği; ruhumu satıyorum, satıyorum, sattım! / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '12

 
Kategori
Futbol
 

Bir Zlatan İbrahimoviç klasiği; ruhumu satıyorum, satıyorum, sattım!

Bir Zlatan İbrahimoviç klasiği; ruhumu satıyorum, satıyorum, sattım!
 

( Not :Efendim yazımızın ilk kısmında Zlatan İbrahimoviç ‘in samimiyetsizlik maskesini düşürmeye ve paranın insana ne gibi yalanlar söyletebildiğine vurgu yapmaya çalışmış, nacizane analizlerimle buna alet olunmaması gerektiğinin altını çizmiştim… İkinci bölümde ise böylesi bir karşı koyuşu hangi amaçlarla gerçekleştirmek istediğimi ve çocukluk hayallerinin bu amaç içindeki yerinin ne olduğunu anlatmaya çalışacağım… Umarım bana bu kadar sabrettiğinize değer ve beğenirsiniz naif cümlelerimi… )

Allah güzel günlerde harcamayı nasip etsin kazanacağı yıllık14 milyon euroyu… Yediği içtiği ona kalsın, inanın bir kuruşunda gözüm yok… Sadece her büyük transfer sonrası bu türden birbirinin kopyası demeçler duymaktan gına geldi artık… Ekranın başına geçtiğimde yada canlı bir maç seyretmeye hazırlandığımda, bunların hiçbirini umursamadan, olabilecek en üst seviyede maddi ve manevi hazlar almaya çalışıyorum kendimce…

Maç karşısında harcadığım ortalama 2 saat sürenin, o oyunu izlememe değdiğini düşünmeye ve yaptığımdan pişman olmamaya çalışıyorum daha doğrusu… Çünkü her seyirlik eğlencemde, ilk kez izliyormuşçasına bir heyecanın peşine düşüp, az yada çok yakalayabiliyorum o el değmemiş bakir tertemiz samimiyeti ve ilk maç izleme anımdaki tadına doyulmaz lezzeti…

Oyunun bir parçası olan futbolcuların da, böylesi tatlardan nasiplerini almış olmalarını isterdim bir nebze de olsa… Kendilerini gerçekten o kulübe ve takımın renklerine adamalarını ve milyon dolarlar söz konusu olsa dahi o duyguyu bozuk paralar misali çar çur etmemelerini beklerdim tüm naifliğimle…

Acaba burada yanlış düşünen ben miyim?.. Hala sokakta o ilk maçlarını oynayan ve seyrettiği maçları kalbi çıkacakmışçasına takip eden bir çocuğun gözlerini ve ruhunu mu taşıyorum üzerimde?.. Hissettiğim heyecan duygusu, kocaman bir yalana mı dönüştü çağımızda… Yada yalan tadında milyon dolarlara mı?.. Belki de öyle artık…

Geçmişin tozlu köhne yılları arasına sıkışıp kalmış bir futbol zevki ile izlemeye çalışıyorum maçları ve bu yüzden eski tadı alamıyorum hemen hemen hiçbir maçtan… Evet, evet, hata bende ve boşuna söyledim bunca sözü İbrahimoviç ‘ e… Galiba haksızlık ettim para babasına, şey pardon futbol Tanrısı ‘’ na… Ne de olsa kutsal bir varlıkmış o… Dini futbol muymuş neymiş, röpörtajının bir yerlerinde bu sözleri de yumurtlamış…

Sevgi ve Saygılarımla… Fırat ÖÇAL

www.hayatveinsan.com/bir-zlatan-ibrahimovic-klasigi-ruhumu-satiyorum-satiyorum-sattim-part-2-icindeki-cocugun-tek-istedigi-daima-huzurdur/#.UEXkqJaiNJ8

 
Toplam blog
: 700
: 694
Kayıt tarihi
: 24.03.11
 
 

Üniversite mezunu, eğitim alanında çalışıyor, yazı çalışmaları yapıyor, hayata ve insana dair cid..