​ Bırakın "wiki wiki" demeyi de sizler ne zaman özür dileyeceksiniz? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '10

 
Kategori
Siyaset
 

Bırakın "wiki wiki" demeyi de sizler ne zaman özür dileyeceksiniz?

Bırakın "wiki wiki" demeyi de sizler ne zaman özür dileyeceksiniz?
 

MİT'ten ayrılma bir profesörümüz vardı...

Komplo teorisyeni de değil, adeta "komplo üretim merkezi"ydi sanki...

- Siz onu öyle mi sanıyorsunuz... Yok canım, aslında Amerika şunu istiyor, Irak burun kıvırıyor, İran nanik yapıyor, Türkiye de çaresiz başına gelecekleri bekliyor...

Daha neler neler... Onu dinlerken hayatın tamamen bir komplodan ibaret olduğunu sanıyorsunuz!

Ama Ak Parti iktidar döneminde onu bile solda sıfırda bırakan çok daha "mucit" komplo teorisyenlerimiz türedi...

Üstelik söylediklerinin bir komplo teorisi olduğunu unutturarak, bu komplo teorilerini yerçekimi kanunu gibi aksi iddia edilemeyecek bir gerçek gibi topluma yutturmaya çalıştılar...

Önce, Erdoğan'ın partisini kurmadan önce Amerika'ya gittiğini ve onlardan icazet alarak Türkiye'ye döndüğünü ve bu nedenle rahatlıkla iktidara geldiğini söylediler. Bu teoriye göre Türkiye'deki iktidarları İsrail destekli Amerika belirliyomuş! Türk seçmeninin oyları sadece bir formaliteden ibaretmiş!

Ortada büyük bir çelişki vardı. 11 Eylül'ü yaşayan Amerika dünyanın dört bir tarafında radikal islamla mücadele ederken, hele de İran İsrail'in kafasında 'Demoklesin Kılıcı' gibi sallanırken, nasıl olur da islamcı geçmişi olan birine Türkiye gibi stratejik bir ülkede iktidar icazeti verilir. Bunun için Amerika'nın da İsrail'in de kafasını üşütmüş olması gerekirdi.

Bu büyük çelişkinin giderilmesi gerekiyordu. Hemen yeni bir teori ortaya atıldı. Buna göre Amerika, radikal islamın karşısına "Ilımlı İslam"ı çıkarmak istiyordu. Bu görevi yapması için özellikle de Erdoğan seçilmişti. Ama ılımlı da olsa islam islamdır. İslam'ın ılımlısı da radikali de laikliğe aykırıdır. Laikliğin legal, antilegal koruyucuları bir an önce gereğini yaparak bunları iktidardan uzaklaştırmalıydı.

Bu teoriyi savunanlar daha da ileri giderek olayı ta Kenan Evren'e kadar götürdüler. Bu teoriye göre de, Amerika komünizme karşı bir "yeşil kuşak" oluşturmak istemiş. Bunun için Kenan Evren'le anlaşarak Türkiye'de darbe yaptırmış. Kenan Evren de anlaşma gereği islamın ve islami cemaat ve tarikatlarının önlerini açmış ve bunun doğal sonucu olarak da bugün Ak Parti iktidara gelmiş.

Ak Parti'yi 28 Şubatvari bir hareketle devirmenin alt yapısı bu teorilerle oluşturulmuştu. Ama ortada yine büyük bir sorun vardı. Başta Erdoğan olmak üzere bütün Ak Parti yöneticileri, "Biz değiştik, artık laiklikle bir sorunumuz yoktur" diyorlardı. Demekle de kalmıyorlar, bunu ispat edercesine o zamana kadar reddettikleri AB'ye girmek için var güçleriyle çalışıyorlardı.

Hemen bir teori daha üretildi: Siz bakmayın bunların "değiştik, artık laiklikle sorunumuz yoktur" demelerine, onlar aslında "takiye" yapıyorlar, dediler.

Sonra "Mahalle Baskısı'na geçtiler.

Amerika'nın Türkiye'ye "Ilımlı İslam" ortağı olarak seçtiği Malezya'yı incelemek üzere en mümtaz, en açıkgöz gazetecilerini ta oralara kadar gönderdiler...

Tüm bu komplo teorilerinin doğal sonucu olarak...

İstiklal Savaşı'nın "Kuvayi Milliyecileri" yeniden silah kuşandılar...

Cumhuriyet mitingleri düzenlendi...

Hükümete e-muhtıra verildi...

Ve en sonunda iktidar partisi Ak Parti'ye kapatma davası açıldı...

Çok büyük ve çok riskli siyasi gerilimler yaşadık...

Hepsi de bu komplo teorileri yüzündendi...

Kimdi bu komplo teorilerini üretenler, satanlar, pazarlayanlar, alet olanlar?

Başta anamuhalefet partisi CHP'nin lideri Deniz Baykal, haftalık grup toplantılarında dillendirdi bu teorileri ve neredeyse istisnasız her hafta konuşmasının sonunda, "Laiklik aşındırılıyor, adım adım şeriat devletine gidiyoruz" dedi....

Adlarının başında koca koca ünvanlar yazan sosyal, siyaset bilim uzmanları tv ekranlarından anlattılar bu teorileri.

Genel yayın yönetmenleri yine ekranlardan, köşe yazarları köşelerinden...

2 x 2 = 4 gibi anlatıllar, bugün artık Ergenekon davasıyla deşifre olan bu masalları...

Tabii ki unutmamak lazım, çok değerli blogger arkadaşlarımız da üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptılar; günde beş on yazıyla rekor üstüne rekor kırdılar!

Aynı kadro şimdi de koro halinde "wikileaks"e sarıldılar, "Mal bulmuş magribi gibi". Gece wiki'yle yatıyorlar, sabah wiki'yle kalkıyorlar. Bir önceki yazımda belirttiğim gibi, "tekeden süt çıkarmaya" çalışıyorlar.

Oysa gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor ki; wiki de kendi ürettikleri komplo teorilerinin Amerika'dan yansıması. Yani "kendin çal, kendin oyna" ya da "kendin pişir, kendin ye" gibi bir şey...

Ama wikileaks, İsrail ve Amerikan diplomatlarının kendi aralarındaki yazışmalarından çok önemli ve temel bir gerçeği ortaya çıkardı. Bu konuşmalara göre bırakın icazet vermeyi ve destek olmayı, ta başından beri Amerika da, İsrail de Ak Parti iktidarından çok tedirgin ve rahatsız olmuşlar. Hatta İsrail, ordunun darbe yapması için desteklenmesine kadar götürmüş işi...

Bu gerçek yukarıda belirttiğim komplo teorilerini kökünden ve temelinden iflas ettirmektedir.

Bize yerçekimi kanunu gibi, iki kere iki dört gibi yutturulmaya çalışılan sözde gerçekler aslında kocaman kuyruklu yalanlarmış!

Birileri bu yalanları bilinçli ve taammuden uydurmuştu. Onlar Ergenekon Davası'nda hesaplarını veriyorlar...

Ya bu yalanları siyasi ikballeri ve menfaatleri için bile bile kullananlar, ya da bilmeden kullananlar ve alet olanlar...

Yine ekranlardan, köşelerinden çıkıp özür dileyecekler mi?

Yoksa hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya ve yazmaya devam mı edecekler?

Eğer öyleyse şunu çok iyi bilsinler ki; Türk milleti ne aptal ne de göbeğini kaşıyan adam...

 
Toplam blog
: 337
: 4184
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Hukukçuyum... Hukukun üstünlüğünün ve hukukçunun saygınlığının ülkemde gelişmesini ve kalıcı olma..