​ Biraz hoşgörü! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '10

 
Kategori
Güncel
 

Biraz hoşgörü!

Biraz hoşgörü!
 

İNANÇLAR ARASI BİRLİKTELİK


FİKRİ ve YAŞAMSAL ÖZGÜRLÜK;

Türkiye’de herkes içinden söylese de yavaş yavaş fikir ayrılıkları şiddete dönüşmeye başladı. Tamamen olmasa da sizden ve bizden şekline büründü.

Kendi fikrinden olmayan kişilere ”namaz kılmayan, camiye gitmeyen, oruç tutmayan, içki içen, kısa etek ve açık buluz giyen, kokteyllere katılan, klasik müzik dinleyen, lüks restoranlarda yemek yiyip disko, taverna gibi eğlence yerlerine giden gruplara” karşı yapılan sözlü tacizler şimdi fiziksel tacizlere dönüşmeye başladı. Bunun en büyük etkeni de “polis, adli yargı, idari yönetim bizim düşüncemizde bizim görüşümüzde; Bu nedenle bize bir şey yapmazlar” mantığıdır. Bu düşünce de şu anki görünüşle desteklenmektedir.

Hatırlarsanız 2009 Temmuz ayında kendini bilmez bir grup tekbir getirerek “Dünya’da saygı gören sanatçımız İdil Biret’ in" Topkapı sarayında verilen konserde seyircilere saldırmışlardı. Peki, bu saldırıları yapanlara ne oluyor, şiddet uyguladıkları karşı tarafı tehdit ettikleri veya darp ettikleri için ceza mı alıyorlar yoo sadece göstermelik savcılıkta ifade ondan sonra mahkemede serbestsiniz, neredeyse özel kortej eşliğinde gönderilecekler. Bunları gören başkaları da nasılsa bir şey yapmıyorlar diyerek kendi fikirleri ve yaşantıları doğrultusunda yaşamayanlara karşı şiddet uygulamaya gidiyorlar.

Hiç duydunuz mu? Bu güne kadar geçen zaman içinde yukarıda bahsettiğim şekilde yaşayan kişiler veya gruplar; namaz kılıyor diye, içki içmiyor diye, başı örtülü diye, oruç tutuyor diye, denize elbiseyle giriyor diye, camiye gidiyor diye, tacizde veya saldırıda bulundular mı hiç kimseye? Hayır. Neden? Çünkü aydın insan şöyle der; “ her insan kendi yaşantısında hürdür, bu konuda kimseye baskı yapılmaz.”

İnanç bazı kesimler için artık bir yaşam tarzı şekline dönüştü ve bu yaşam tarzlarını kılık kıyafetle topluma da yansıtmaktadır.

Her geçen gün muhafazakâr görüşte olmayanlara karşı hoş görü kaybolmaktadır.

19.yüzyıl ortalarına kadar Osmanlı’da çeşitli din, mezhep ve inançların birlikte yaşandığı özgürlük mevcuttu. Bütün yaşayanlar İslam’ ın içinde birlikteliğini sürdürmüştü en büyük özellik alevi, Bektaşi, Şii, Mevlevi, Ermeni Hıristiyan hep bir arada bulunması ve herkesin birbirine hoşgörü ile yaklaşmasıydı. Herkes birbirinin yaşam tarzını, dinini önemsemeden birlik içinde birlikteliğini sürdürmüştür.

Şimdilerde ise bundan eser yok! Lütfen biraz hoş görü. Herkes kendi yaşantısından farklı bir yaşantıyı kabullenmelidir. Her insan istediği şartlarda yaşama hürriyetine sahiptir. Tabii etrafındakini rahatsız etmeden… Dinler arası hoşgörü diyoruz da, neden yaşantılar arası hoşgörüyü kabullenmiyoruz. Lütfen her görevli ayırım yapmadan görevini yapmalı insan hak ve hürriyeti hiçbir şekilde kısıtlama yoluna gidilmemelidir.

Erhan Sirekin

 
Toplam blog
: 55
: 4108
Kayıt tarihi
: 27.06.08
 
 

Genç emeklilerden olup, hayat denen tiyatro içinde rol alan bir oyuncu gibi yaşamın kıymetini bil..