- Kategori
- Gündelik Yaşam
Birazcık Huzur

Karşımda İstanköy (Kos), arkamda Akyarlar, yüksek bir yerden İstanköy’ü ve Akyarlar Koyu’nu izliyorum. Sabah, uyanmama neden olan saatin alarmı ya da sokaktan geçen aracın çıkarttığı ses değil, ya kendiliğimden ya da kuş ve balıkçı teknelerinin sesleri ile uyanıyorum. Sabahın erken saatlerinde kuşlar adeta “Hadi kalk, yeni bir gün başlıyor” diye seslenmekte. Sabah rüzgarı denizin kokusunu getirirken kuş seslerine karışan yaprakların hışırtısı doğanın müziği gibi
Bulunduğum yerden çevreme baktığımda Titanik filminin o meşhur sahnesi aklıma geliyor… Elimi uzatsam sanki İstanköy’e tutunacağım, biraz daha dikkatli baksam geçip giden araçları görebileceğim. Tam aşağıda mavinin neredeyse tüm tonlarını içinde saklayan deniz.
Ama, sessizliği bozan kuş sesleri aklımı başımdan alıyor. İçimde anlam veremediğim bir sevinç; uzun zamandır çaresizce aradığım huzurun aslında yanı başımda olduğunu fark ediyorum. Fark edebilmek için sade yaşamanın insana büyük bir huzur ve mutluluk kattığını bu defa çok daha iyi anladım.
Araba sesi, gerekli gereksiz korna sesleri, aşırı derecede kalabalık ve gürültü yok. Dinginlik sarmış dört bir yanı. Bu dinginliği, denize girmek istemeyen ya da deniz suyunun soğukluğundan dolayı ürperen küçük çocukların sesleri bozmakta.
Bu duygularla dolu bir on beş gün yaşadım. Aslında yaşamın ne kadar basit olduğunu aradığımız huzur ve mutluluğun yanı başımızda olduğunu ama ona ulaşabilmek için biraz tempomuzu azaltmamız ve belki de çok daha sade bir yaşam sürmemiz gerektiğini anladım.
Bir şarkı sözünde olduğu gibi ömrümüzce hep adım adım aradığımız, istediğimiz huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmek. Sadece yaşam tempomuzu yavaşlatmanın bile aradığımız huzur ve mutluluğu bulmamızda bize çok büyük faydası olacağına inanmaktayım.
Her şey gelir, geçer…Yeter ki biz yaşamayı sevelim ve az da olsa huzur bulalım