- Kategori
- Deneme
Biri, giden yaşlarımı durdursun lütfen!

Nasıl doğmuştum anamdan? Hangi vakit beşikte bebeydim? İlk hecemi duyan, birinci cümlemi işiten kaldı mı aranızda? Ne ebemin adını biliyorum, ne beni doğurtan doktorun namını… Yaşlarımı saydım teker teker… Taaa ki, geçen senelere üzülünceye kadar… Biri, giden yaşlarımı durdursun lütfen! Burda kalsın, daha öteye varmasın günler. Ömrün hızına yetişmek imkansız. Hep genç kalalım, hiç yaşlanmayalım desek de… Keyfince döner takvim yaprağı… Ölümü durdurmak ne mümkün… Canımız, kanımız yitmekte… Tenimiz solmakta… Göçüyoruz arkadaş! Aç gözlerini… Kopup giderken ruhun… Ardında belli belirsiz anıların kalır.
Bi zamanlar ben de oyunlar oynadım. Salıncakta sallandım, atlıkarıncalara, çarpışan arabalara bindim. Kovamla, küreğimle Kuleler, kaleler yaptım kumsallarda… Ağladım, zırladım, tepindim, çemkirdim ciyak ciyak… Oyuncağımı aldıklarında elimden… Mızmız mızmızlandım… İstediğimi alana dek inatlaştım. Ve dayaklar yedim hepimiz gibi… Ama şimdi bakınca geriye… En acı, en kötü hallerim bile başka tatlı görünür gözüme… Biri, giden yaşlarımı durdursun lütfen! Daha fazla büyümek istemiyoru!
Sınıfımın en hızlı okumayı sökenlerindendim. Sayılar ve harflerle de iyiydi aram. Başka başka okullarda, farklı farklı şehirlerde başarıyla sürdürsemde ilk ve ortaokulu… Hayatımın en serseri yıllarıydı lise öğrenciliğim… Üniversiteyi ne siz sorun, ne ben söyleyeyim. Kazanması ne denli zorduysa istediğm bölümü… Bitirmesi ondan daha büyük bir düş kırıklığıydı fakülteyi…
Koştura koştura gidilen askerlik… Yarım kalan evlilik teşebbüsü… İnişlerle ve çıkışlarla dolu bir iş yaşamı… İyi de… Nere gitti onca haftayla ay? Binlerce saat gerimde kalan afacanlığım… Sanki az önce bitmiş gibi… Biri, giden yıllarımı durdursun lütfen! Kırk iki yılıma kırk iki yıl daha eklemek istemez gönlüm… Aklım başka türlü söylese de… Bırakın beni çocukluğuma döneyim… Biri giden yaşlarımı durdursun lütfen! Daha fazla kocamak istemiyorum artık.
Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.