- Kategori
- Dil Eğitimi
Birkaç kelime üzerinden dil sohbetleri - 2
İtibar, muteber
İtibar kelimesini sözlük; saygı görme, değerli, güvenilir olma durumu, saygınlık, prestij; ‘muteber”i de saygın, itibârı olan, hatırı sayılır olarak veriyor. “Muteber” deyince Muhibbî mahlasıyla şiirler yazan cîhan padişahı Kanunî Sultan Süleyman’ın o meşhur beyti nasıl gelmez insanın aklına:
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi. “
Beyti yukarı almışken bir çift söz edeyim:
1) “Muteber” yerine “uydurulan” “saygın” kelimesini ne kadar zorlarsanız zorlayın üst mısrada kullanamazsınız.
Sırıtır. Üstelik ‘muteber’in anlamını da asla karşılayamaz.
2) Beyitte geçen “devlet” ‘tüzel varlık’ açıklamasındaki devlet değildir. Mutluluk anlamındadır. ‘Sizi görmek
ne devlet!” cümlesindeki gibi. Cihân padişahı şunu demek istiyor: “Cihânda bir nefes sıhhattan daha büyük
mutluluk yoktur.”
3) Beyitteki tevazuya bakar mısınız? ‘Acz’ mi deseydim acaba? Cîhan fâtihisiniz. Hâkim olduğunuz, saltanat
sürdüğünüz, topraklarında güneşin batmadığı yirmi milyon kilometre karenin yöneticisisiniz ama ‘bir nefes’e
ihtiyacınız var ki ‘Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” diyorsunuz. Çünkü biliyorsunuz ki, ‘Dünya
Sultan Süleyman’a bile kalmıyor.’
Fıkra Gibi
I ( Sevişmek Kelimesi Üzerinden )
80'li yıllar. Ordu'da bir sahil kahvesinde oturuyoruz. Bir ara kahvenin sahibi Hami Amca bir arkadaşıyla yanımıza
geliyor ve arkadaşını bizimle tanıştırıyor:
- Cihangir Bey bir İstanbul beyfendisidir. Yıllara uzanan bir dostluğumuz vardır. Kendisi diş hekimidir.
El sıkışarak tanışıyor ve tanıştığımız için memnun olduğumuzu söylüyoruz.
Söze Cihangir Bey giriyor:
-Hami Bey'le hukukumuz eskidir. Çok sevişiriz yıllardır.
Masada bulunan öğretmen arkadaşım "sevişmek" kelimesi karşısında önce kahkahayı patlatıyor sonra da ekliyor:
-İyi sevişmeler amca.
II (Binmek Kelimesi Üzerinden)
Yıl 2001 olmalı. Fatih'te bir minibüse biniyoruz bir arkadaşla. Minibüste bizden başka kimse yok. Birkaç durak sonra "Yarmagül" görünümlü, kürk mantolu bir kadın biniyor otobüse. Tekli koltuğa yerleştikten sonra şoföre dönüyor ve soruyor:
-Ne kadar?
-400 TL.
Kadın şaşkınlıkla:
-Aaaaa ne kadar ucuz! Niye kimse size binmiyor?