Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Bizde Şinasi Tükenmez

Bizde Şinasi Tükenmez
 

Sevgili Salih Tuna’nın köşesine daha doğrusu kendisine musallat olan bir Şinasi varmış. Habire yazıp duruyor. Biz de robot değiliz ya insanız elbet, nefsimiz var bizim. Canımız çekiyor. İçimiz gidiyor bir Şinasimiz yok diye…

Şimdi lafa doğrudan böyle girince yanlış anlamaya sebebiyet verebilir icabında karizmayı da çizdirebilirim. Canım çekiyor dediysem canım Şinasi çekmiyor elbet. O bir ikon. Ya da idol. Ya da piyon. Ne bileyim işte yani gerçekte bir şahıs ama şahıs değil. Yani gerçekte bir insan ama insan değil.

Şimdi daha beter çamura belendim galiba. Buradan sonrasını nasıl toparlarım daha doğrusu toparlamaya çalışırken daha da beter batırır mıyım bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da mevzuu bir an önce vuzuha kavuşturmazsam az sonra başıma zevce hazretleri marifetiyle bir adet tencere ineceğidir. Tencere olmazsa tava olur. O da olmadı merdane…

Şimdi konuyu baştan alayım. Efendim sayın Salih Tuna’nın köşe yazarı olduğunu evvela belirteyim. Kendilerinin yazdıkları iç gıcıklayıcı, dış gıdıklayıcı yazılardan mütevellit bir çok hayranı var. Hayran dediysem öyle hayran değil, hayran gönüllü demek daha doğru.

İşte bunlar içinde bir tanesi var ki en meşhuru O. Adı da Şinasi. Soyadını vermiyor, bilmiyoruz. Önemli de değil. Gel zaman git zaman artık bölünerek çoğaldıklarından mı yoksa nüfus planlamasına muhalefet olduklarından mı bilinmez Şinasilerin sayıları hızla artmış. Tabi her birini ismiyle çağırmak kişiyi yoracağından hepsine de Şinasi demiş Salih abim.

Şinasi aşağı Şinasi yukarı, Şinasi bidonu kap çeşme başına, Şinasi göbeğini kaşı filan.
. bir Şinasidir gidiyor. Haliyle insanın canı çekiyor. Köşe yazarı olmasam da hasbelkader yazıyorum işte. İstiyorum ki benim de bir Şinasim olsun. Konu sıkıntısı çekersem ona sarılayım (yani Şinasiyi mevzu yapayım manasında). Canım sıkılırsa ona halimi arz edeyim. İçim daralırsa onu yazayım.

Bu anlamda Salih beyi kıskanır, benim de bir Şinasim olsun isterdim. Allah’a dua ederdim. “Allah’ım ne olur benim de Şinasim olsa. Her sabah güne onunla uyansam. Her akşam yatmadan önce bir bardak ılık suyla içsem. Gece rüyalarıma girse” diye. Hatta bir gün azıcık sesli dua etmişim herhalde zevce hazretleri geldi yanıma. “Birisini mi çağırdın?” dedi. “Yok hatun, Rabbimle konuşuyordum, daldırmışım herhalde günlük mevzulara girmişim” deyip sıyrıldım.

Nihayet dualarım kabul oldu. Artık benim de nur topu gibi bir Şinasim oldu(Tabi gözlerimle görmedim, tam olarak nur topu gibi mi bilemiyorum). Çok şükür dedim. Artık benim de bir Şinasim vardı.

Yaşasın Şinasiler…

Sevgi, hürmet ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

www.murathacioglu.com

http://twitter.com/murathacioglu

 
Toplam blog
: 656
: 1708
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..