- Kategori
- Gündelik Yaşam
Hayat Yolculuğu

Ülke olarak” uzun ince bir yolda, gidiyoruz gündüz gece..”.hem de yıllardır..
“Yol nasıl?..”derseniz orası biraz karışık.
Bazen patika,bazen asfalt ancak bir bakıyorsunuz bölünmüş yol çıkıyor karşınıza.
Kimisi doğuya,kimisi batıya uzanıyor.. Kimisi de uçurumla sonlanıveriyor.
Bir şekilde tercih ettiğiniz yola devam ederken,aniden bir tünel karşınızda beliriyor..
Ucunda ışık var mı yok mu o da belli değil.
Yine de bir duvar çıkmasından iyidir.
Çünkü bazen o duvarlara da tosladığımız oluyor.
Aslında gideceğimiz yeri bilmedikten sonra vardığımız yerin de pek bir önemi yok ya ney
se.(Siz biliyorsanız söyleyin..)
“Akıllı adamlar söyleyecek sözleri olduğu için,aptallar illâ konuşmak zorunda olduk
ları için konuşurlar. “demiş Plato..(Yazanlar içinde geçerli mi bu söz acaba..)
Demesine demiş de ,dinleyenler için bir şey dememiş galiba…
Onlar akıllı ile aptalı nasıl ayırt edecek…
Asıl mesele, bu herhalde..
İş,burada çatallaşıyor ve afalladığımız ya da çuvalladığımız nokta da burada sanırım.
Acaba;gözler kendilerine,kulaklar başkalarına inandığı için mi,yoksa insanlar inanmak is
tediğine inandığı için mi ayırt edemiyoruz söylenenleri ve söyleyenlerin niteliğini..
Bence,yine de “yalan” dört nala giderken, “gerçeğin” adım adım yürümesi iyidir .
Atalarımız “Acele giden,ecele gider..” Diye boşuna dememiştir herhalde,vardır bir hik
meti…
Sonuçta hepimiz bir yolda gidiyoruz..
Kiminin trenle, kiminin uçakla, kiminin at üstünde ,kiminin de yalın ayakla sürdürdüğü bir yolculuk bu.
Gerçek bir yolculuk mu,hayali mi belirsiz.
“Ey gafil ! Gerçek yolculuk bir cami avlusunun bahçesinde musalla taşında baş
layan yolculuktur. Bilmez misin ! “ diyenler olduğunu da duyar gibiyim bu ara
da..
Ne yapalım günü gelince onu da öğreneceğiz.
O yolculuktan kaçış yok,ama ne yapalım kötümser olmaya da gerek yok...
“