- Kategori
- Blog
Blog'da ne var?

Sabah kalkıp hemen blog habercilere bakmak, yorumları okumak heyecanla, onları cevaplamak.
Özenle yazı hazırlamaya çalışmak. Ardından uygun resim bulabilmek için çabalamak .
Hüznün esir aldığı yazıları okuyup hüzne ortak olmak. Bir kayıp haberiyle ayna'ya bakmak. Hala yaşıyormuyum sevdiklerimle diye...Peki yaşadığımın farkındamıyım ??
Mutluluk kokan bir bloğu okuyunca yüzünde tebessümle dolaşmak . En içten paylaşım yorumları yapmak .
Değişik ideolojilere sahip blogları okuyup ufku genişletmek .
Kilometrelerce uzaktaki hiç görülmedik yerlere blog yazarlarının özenle hazırladığı galerileriyle seyahat etmek.
Duyumsamak her duyguyu . Yalnızlığa ortak olmak. Kendi kendine kalmanın en güzel adresi belki de.
Bazı yazarların gün geçtikçe değişen ve hatta gelişen yazılarını görüp heyecanla okumak .
Bir kaç gün yazmayan yazara nerede olduğunu soran mesaj atmak.
Her gün yeni eklenen arkadaşları tanımaya çalışmak.
Arada sırada teknik hatalardan dolayı blog haberciler gelmeyince üzülmek. Arama motoruna isimleri yazıp aramaya başlamak.
Yazılan yazılarda çok güzel olduğu halde gözden kaçan blogları öneri olarak sunmak.
İlginç gelen yorumlara ilginç cevaplar aramak . Gizemi sevmek . Acaba sonunda ne olacak bu hikayenin diye beklerken ekrana yapışıp kalmak.
Hatta durumu abartıp verilen randevuyu unutmak. Unutulmasa bile geç kalmak .
En iyi dinlence olarak klavye tuşlarını seçmek. Blog okumayı terapi görmek.
Çalan müziğin temposuyla coşkulu yada hüzünlü yada günceler yazmak .
Gelen telefonla hayata geri dönmek. Bloğun dışındada bir hayat olduğunu anımsamak.
İşin tuhafı bunun bir hastalık olduğunu bile bile devam etmek. Panzehiri yine blog okumak olsa gerek demek.
Sayfaları tıklarken "bugün nasıl bir sürpriz var" diye heyecanlanmak.
Kısacası blog'da o kadar çok şey var ki. Anlatılması güç olan. Sadece yaşandıkça anlaşılan .
Hiç yazı yazmamış yada blog'la tanışmamış birisi size "yahu sabahtan akşama kadar bunları okumaktan sıkılmıyormusun, git gazete oku" da diyebilir !.
O an diyemezsiniz ki ; " evet haklısın belki ama;bir okusan bir yaşasan burdaki hareketi. Her gün yinelenen heyecanı, beklentiyi "
Başkasının coşkusuna, dinginliğine gönüllü olarak ortak olmanın verdiği hazzı bilebilmek zor belki de dışarıdan bakıldığında.
Blog denizi burası dedik hep. Dalgalı, durgun. Kalabalıklaştık, azaldık. Gün geldi neredeyse tüm özelimiz blog sayfalarında yerini aldı. Ve bundanda hiç ama hiç şikayet etmedik. Her anlamda sunmayı sevdik belki de. Yalın, beklentisiz..
Mutluysam mutlu olmalılar ! Hüznüm varsa hüzünlenmesinler ama ben anlatayım ! dedik belki de.
Bence devam ! Ya sizce ?..
Not: Önerecek o kadar çok blog var ki..Seçerken blog yazmaktan daha çok zaman ayırdığımı farkettim:))
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=56269 Yaşam Çiçeklerim
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=59947 Özlem Akaydın
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=18543 Serap İnce
Özenle yazı hazırlamaya çalışmak. Ardından uygun resim bulabilmek için çabalamak .
Hüznün esir aldığı yazıları okuyup hüzne ortak olmak. Bir kayıp haberiyle ayna'ya bakmak. Hala yaşıyormuyum sevdiklerimle diye...Peki yaşadığımın farkındamıyım ??
Mutluluk kokan bir bloğu okuyunca yüzünde tebessümle dolaşmak . En içten paylaşım yorumları yapmak .
Değişik ideolojilere sahip blogları okuyup ufku genişletmek .
Kilometrelerce uzaktaki hiç görülmedik yerlere blog yazarlarının özenle hazırladığı galerileriyle seyahat etmek.
Duyumsamak her duyguyu . Yalnızlığa ortak olmak. Kendi kendine kalmanın en güzel adresi belki de.
Bazı yazarların gün geçtikçe değişen ve hatta gelişen yazılarını görüp heyecanla okumak .
Bir kaç gün yazmayan yazara nerede olduğunu soran mesaj atmak.
Her gün yeni eklenen arkadaşları tanımaya çalışmak.
Arada sırada teknik hatalardan dolayı blog haberciler gelmeyince üzülmek. Arama motoruna isimleri yazıp aramaya başlamak.
Yazılan yazılarda çok güzel olduğu halde gözden kaçan blogları öneri olarak sunmak.
İlginç gelen yorumlara ilginç cevaplar aramak . Gizemi sevmek . Acaba sonunda ne olacak bu hikayenin diye beklerken ekrana yapışıp kalmak.
Hatta durumu abartıp verilen randevuyu unutmak. Unutulmasa bile geç kalmak .
En iyi dinlence olarak klavye tuşlarını seçmek. Blog okumayı terapi görmek.
Çalan müziğin temposuyla coşkulu yada hüzünlü yada günceler yazmak .
Gelen telefonla hayata geri dönmek. Bloğun dışındada bir hayat olduğunu anımsamak.
İşin tuhafı bunun bir hastalık olduğunu bile bile devam etmek. Panzehiri yine blog okumak olsa gerek demek.
Sayfaları tıklarken "bugün nasıl bir sürpriz var" diye heyecanlanmak.
Kısacası blog'da o kadar çok şey var ki. Anlatılması güç olan. Sadece yaşandıkça anlaşılan .
Hiç yazı yazmamış yada blog'la tanışmamış birisi size "yahu sabahtan akşama kadar bunları okumaktan sıkılmıyormusun, git gazete oku" da diyebilir !.
O an diyemezsiniz ki ; " evet haklısın belki ama;bir okusan bir yaşasan burdaki hareketi. Her gün yinelenen heyecanı, beklentiyi "
Başkasının coşkusuna, dinginliğine gönüllü olarak ortak olmanın verdiği hazzı bilebilmek zor belki de dışarıdan bakıldığında.
Blog denizi burası dedik hep. Dalgalı, durgun. Kalabalıklaştık, azaldık. Gün geldi neredeyse tüm özelimiz blog sayfalarında yerini aldı. Ve bundanda hiç ama hiç şikayet etmedik. Her anlamda sunmayı sevdik belki de. Yalın, beklentisiz..
Mutluysam mutlu olmalılar ! Hüznüm varsa hüzünlenmesinler ama ben anlatayım ! dedik belki de.
Bence devam ! Ya sizce ?..
Not: Önerecek o kadar çok blog var ki..Seçerken blog yazmaktan daha çok zaman ayırdığımı farkettim:))
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=56269 Yaşam Çiçeklerim
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=59947 Özlem Akaydın
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=18543 Serap İnce