Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Murat GÜLCEK - Yakamoz35

http://blog.milliyet.com.tr/gulcek

17 Aralık '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Bölünmeyiz asla

Bölünmeyiz asla
 

Şirketimizde çalışan Şahin adındaki bir arkadaşım böyle bir blog yazmama vesile oldu. Arkadaşım bizim firmamızda güvenlik görevlisi olarak çalışmakta. Kendisi yemek olarak genelde yöresel şeyler getirir işyerine. Bunlar arasında benimde çok beğendiğim kendi yaptıkları keçi peyniri ve süzme yoğurt birinci sırayı almaktadır. Şahin’de bunu bildiği için bir gün gece vardiyasında benide yemeğe çağırdı. Oturup birlikte Allah ne verdiyse yedik içtik.

Muhabbetimiz devam ederken yanındaki poşetten bir iki tane elle yapılmış minyatür eşyalar çıkardı. Bunları kendisinin yaptığını söyleyince gerçekten çok şaşırdım. Çünkü elimdekiler gerçekten minyatür sanatıyla ilgilenenlerin ilgisini çekecek güzellikte eserlerdi.

Şahin’in hayat hikayesi anlattıkça ilginçleşiyordu doğrusu. Keçi peyniri ve süzme yoğurdu nerde nasıl yaptıklarını sorduğumda öğrenmiştim kendisinin Kula’lı olduğunu. Kula Manisa ilinin doğusunda İzmir – Ankara karayolunun üzerinde kurulmuş bir ilçedir. Tabii ilk sorum şu oldu oradan işe nasıl gidip geliyorsun. ( Bilmeyenler için söylemekte yarar var. Kuladan İzmir Işkkente geliş 2, 5 – 3 saat sürüyor.)

Belli ki Şahin bu konuda çok dertliydi. İş yerimiz üç vardiya olduğu için gidip gelemiyorum dedi. Meğer İzmir’de ev tutmuş bir arkadaşıyla beraber kalıyormuş. Hanımı ve çocukları ise köydelermiş.H epsi buraya gelseler İzmir’de hayat pahallı buradan aldığı asgari ücretle tek maaş geçinmeleri imkansız. Bu yarım yamalak durumu Şahin çok takmış kafasına çocuklarıma bile doğru düzgün babalık yapamıyorum diye üzülüyor. Konu çocuklardan açılınca Şahin yanındaki poşetten bu sefer bir dergi çıkartıyor. Derginin adı SANDAL.

Hikayeye şöyle devam etmek istiyorum. Sandal Kula ilçesinin bir beldesiymiş meğer. Şahin’lerde bu beldeye yaklaşık üç km mesafede oturuyorlarmış. Şahin’in kızı da Sandal Beldesinde bulunan Kula Sandal İlköğretim Okulunda 6/A sınıfında okuyormuş. Dergi Kula Sandal Cumhuriyet İlköğretim Okulu Basın-Yayın-İletişim Kulübü adı altında okul müdürü Ahmet Aydemir tarafından yayınlanmaya başlamış. Elimdeki de ilk sayısı zaten.

Derginin ilk sayfasını açıyor Şahin telaşla ve kızının yazmış olduğu mükemmel şiiri gösteriyor bana gururla. Blog yazımın sebebide Şahinin 11 yaşındaki güzel kızının yazmış olduğu o güzel şiir.B u şiiri bende sizlerle paylaşmak istiyorum.

BÖLÜNMEYİZ ASLA


Bölünmeyiz asla.

Biz bir milletiz.

Dalgalanır bayrağımız,

Yükselir göklere.


Bölünmeyiz asla.

Atatürk’ün yolunda.

İlkelere uyarak,

Yürüyerek coşkuyla.


Bölünmeyiz asla.

Yürekli askerlerle.

Uğruna can veren,

Kan döken şehitlerimizle.


Bölünmeyiz asla.

Kim demiş ayrılacağız.

Kim demiş söyleyin.

Bizler ayrılmayız.


Bölünmeyiz asla.

Kimse düşünmesin.

Bizleri ayırmayı.

Bizleri bölmeyi.


Bölünmeyiz asla.

Dur bakalım orada.

Geleceğimizi biz çizeriz.

Sizin emrinizde değiliz.


Bölünmeyiz asla.

Yürüyoruz geleceğe.

Akıllı düşüncelerle,

Göğsümüzü gere gere.


Emine ALTIPARMAK

6 / A

Nasıl küçük Emine’nin şiirini beğendiniz mi ? Ben eminim ki sizlerde beğenmişsinizdir. Bu arada dergi yönetimi Emine’ye dergide görev teklif etmiş fakat Emine evdeki dört yaşındaki kardeşine baktığı için işleri aksatmamak yada gereken özeni gösteremeyebileceği için bu teklifi geri çevirmiş.

Kendi adıma üzüldüm çünkü dergi ona bu sayede bir çok şey öğretecekti fakat imkansızlıklar bunu engelledi. Şahin’le sohbetimi sürdürüyorum ve kızın okuldaki başarısını soruyorum. Şahin kızından çok memnun, ufaklık yeterince akıllı. Şahin onu okutamama derdine düşmüş. En yakın dershane Kula’da ve yaklaşık 12 km uzaklıkta. Buna rağmen Şahin yapmış babalığını ve kızının geleceği adına yazdırmış kızını Kuladaki dershanelerden birine. İki üç hafta sonra kızını seviye tespit sınavları sonucunda akıllı öğrenciler sınıfına alıyorlar. Fakat küçük Emine kendi okuluna giderken üç km dershaneye giderken de 12 km yol almaktan soğuk hava şartlarına yenik düşüp hastalanıyor. Bir süre evde yatıyor ve o günden sonrada dershaneye gitmiyor. Şahin kızı yollarda hastalandığı için dershaneye göndermek istemiyor.

Diğer dershanenin servisi var fakat fiyat olarak ödeme imkanları yok. Yatılı kalma imkanı varmış dershanenin fakat bunada Şahin pek olumlu bakmıyor. Ben yinede yatılı kalması gerekiyorsa kalsın engel olma okusun dedim arkadaşıma fakat seçimi ileriki günlerde kendisi yapacak tabii.

İşte imkansızlıkların insan hayatlarını nasıl etkilediğine bir örnek daha.

Bir ihtimalle belki bu yazıyı o çevreden yada uzaklardan okuyan birileri bu akıllı çocuğa imkan sağlar diye düşünüyorum. İmkansızlıkları imkanlı kılmaya çalışan kişiler var yurdumda sağ olsunlar. Bir küçük şiir bana uzun bir blog yazdırdı. Fakat bu küçük bir şiirdi belki ama o küçük kız için geleceğe atılmış büyük bir adımdı aslında.

Resim: 1970'lerin sonlarında yaşanan terör dolu günlerde 8.sınıf öğrencisi Saltuk Yüceer tarafından yapılmış ve vefat etmiş bir öğretmenin arşivinden alınmıştır.

 
Toplam blog
: 150
: 1014
Kayıt tarihi
: 25.04.07
 
 

İzmirliyim;Şehrimi ve ülkemi seviyorum.Yaşamayı seviyorum. Eğlenmeyi, eğlendirmeyi seviyorum..