Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

02 Ağustos '12

 
Kategori
İlişkiler
 

Boşanmak çözüm mü?

Boşanmak çözüm mü?
 

Aile içindeki bağ, eşler arasındaki bağ, hepimizin hayatında var olan en yakın bağdır.  Ancak, her ne kadar arzulasak da, aile içindeki ilişkileri düzenlemek üzere mucizevi reçeteler veya anında uygulanabilir tavsiyeler vermek imkânsızdır.

Geçmişte bu bir dereceye kadar mümkündü ama bugün artık değil. Günümüzde gerekli olan koşul, kişinin öncelikle, kendisiyle, etrafındaki kişilerle ve içinde yaşadığı dünyayla olan ilişkilerini düzeltmesidir. Kişi, ancak bu koşulu bilinçli bir şekilde geliştirdiğinde ve içinde yeni bir dünya olduğunu kavradığında, daha iyi ve daha olumlu olan yeni bir ilişkiler sistemini oluşturabilir. Böylece hayatını mutlu olmak üzere dönüştürebilir ve onu bugün saran sorunlardan özgürleşebilir. Ancak, bunu gerçekleştirebilmesi için kişinin yeni bir yaklaşıma, farklı bir eğitime, integral eğitime ihtiyacı vardır.

İntegral eğitim, kişinin bu anlamda değişimini sağlar ve bu değişim sürecinde kişiye rehber ve destek olur. Kişi, kendi değişimi ölçüsünde diğer kişilerle düzgün ilişkiler kurmaya başlar. Bu konu sadece evli olanları değil, aynı zamanda evli olmayanları da ilgilendirir. Evli olmayan kişiler de kendini rahat hissetmemekte, aile çerçevesine uymamaktadırlar.

Öncelikle anlamalıyız ki boşanmalar hiçbir sorunu çözmemektedir. Esas ihtiyacımız olan, tamamen yeni bir ilişkiler sistemi oluşturmaktır. Her zamanki davranış şeklimize devam edip, sonra da her şeyin yeni bir ailede farklı bir şekilde olacağını ummak çözüm değildir. Emin olabilirsiniz ki kişi kendini değiştirmediği sürece, yeni ailede de benzer sorunlar yaşanacaktır.

Günümüzde boşanmayla sonuçlanan evlilik örnekleri o kadar çok ki evlilik istemeyen kişi sayısı tüm dünyada gün geçtikçe artıyor. Başarısız bir evliliğin ne kadar çok sorun yaratabildiğini, insanları sağlık, zaman, para açısından ne kadar yıprattığını görüyoruz. Ancak evlenmemek, evlenme talebinde olmamak da sorunu çözmemektedir. Kişi, ilişkilerini düzeltmek üzere kendini değiştirmediği sürece, eşler arasında yeni bir ilişki sistemi oluşturulmasından bahsetmek mümkün değildir.

Eskiden, psikolojik destekle ilişkiler tamir edilebiliyordu. İnsan egosu günümüzdeki kadar büyük değildi, her şey günümüzdeki kadar tüketilmemişti. Bugün hiç kimse hiçbir konuda taviz vermek istemiyor, sadece kendini düşünüyor. Ancak bunun böyle olması insanların suçu değil; içinde bulunduğumuz bu süreç, insanlığın gelişiminde bir aşama. İnsanlar bu sürecin doğal bir sonucu olarak taviz veremiyorlar.

Öyle bir noktaya geldik ki kişi hayatı boyunca çocuk kalmak, özgürce istediği her şeyi yapmak istiyor. Erkekler  hiçbir şekilde kendilerini sınırlamak ya da bir şeye adamak istemiyorlar. Diğer yandan, eşlerinin birer anne gibi onları her konuda affetmelerini, onlardan hiçbir şey beklememelerini, onlar nasıl davranırsa davransınlar eşlerinin onları her daim sevmelerini bekliyorlar.

Erkeklerin ilişkiye yaklaşımı genel olarak böyle. Ancak, kadınların da evliliğe dair yaklaşımı değişmiş durumda. Artık kadınlar, ortada çocuklar olsa dahi, eşlerini değiştirmekten ya da tek başlarına annelik yapmaktan korkmuyorlar. Bugün, çocuğu olan bir anne, kısa sürede yeni bir aile kurabiliyor. Erkekler başkasının çocuklarını evlenmek için engel görmüyorlar. İlginçtir ki kendi çocukları olsun diye bir öncelikleri yokken, çocuğu olan bir kadınla rahatlıkla evlenebiliyorlar. Geçmişte ise, boşanmış ve çocuklu bir kadın için tekrar evlenmek oldukça zordu. Herkes kendi çocuğu olsun isterdi.

Bu gözlemlerden ortaya çıkan sonuç şu ki sadece bu döneme ait koşullar var ve yeni ilişkiler sistemini oluştururken bu koşulları dikkate almalıyız.

 

 

 
Toplam blog
: 78
: 427
Kayıt tarihi
: 01.11.11
 
 

Yaşam yolculuğu hepimizi farklı duraklarda indiriyor. Bu duraklara varmak için çeşitli eğitimler ..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara