- Kategori
- Gündelik Yaşam
Böyle düşünebiliyor musunuz?
Her sabah dünya yeniden kurulur.
Doğru.
Yeni günle birlikte ümitlerde yenilenir.
Dünya aslında ümidin ta kendisidir.
Ümit yoksa dünya da yoktur.
Öyleyse doğan güneşi aydınlığımızın sebebi sayacağız.
Bir öncekiler gibi.
Karanlıktan aydınlığa çıkmanın yolu sabaha çıkmaksa eğer, dünyada yaşayan bütün canlılar aynı şeyi yapıyor. Oysa bizim onlardan bir farkımız olmalı.
Bizim aydınlığımız gökteki güneş, ne lambadaki ateş olmamalı.
Hele de bu Türkiye için, Türk milleti için olacaksa. Lafın, hatta tariflerin ötesinde olmalı. Kelimelere sığmamalı bizim aydınlığımız. Yaşanmalı, hissedilmeli.
Dünya bizim aydınlığımızla geceyi gündüzden ayırmalı.
Zamanın belirleyicisi bizim milletimizin ahlakı olmalıdır.
Tıpkı öyküde olduğu gibi.
“Bilge adam
Bir bilge adam çölde öğrencileriyle otururken demiş ki;
"Gece ile gündüzü nasıl ayırt edersiniz?
Tam olarak ne zaman karanlık başlar,
ne zaman ortalık aydınlanır?"
Öğrencilerden biri;
"Uzaktaki sürüye bakarım," demiş,
"koyunu keçiden ayıramadığım zaman
akşam olmuş demektir."
Başka bir öğrenci söz almış
ve "Hocam" demiş,
"İncir ağacını, zeytin ağacından ayırdığım zaman,
anlarım ki sabah başlamıştır."
Bilge adam uzun süre susmuş.
Öğrenciler meraklanmışlar
ve "Siz ne düşünüyorsunuz hocam?" diye sormuşlar.
Bilge şöyle demiş;
"Yürürken karşıma bir kadın çıktığında,
güzel mi çirkin mi, siyah mı beyaz mı diye ayırmadan
ona "kız kardeşim" diyebildiğimde
ve yine yürürken önüme çıkan erkeği,
zengin mi yoksul mu diye bakmadan,
milletine, ırkına, dinine aldırmadan,
erkek kardeşim sayabildiğimde anlarım ki
sabah olmuştur, Aydınlık başlamıştır..."
Bir zamanlar bizde böyle anlıyorduk aydınlığı.
Karanlıklara uzak yaşıyorduk.
Bir elin parmakları gibiydik.
İki gözün aynı noktaya baktığı gibi görüyorduk her şeyi. Geceden gündüze yol alıyor, gündüzlerde yarınlara koşturuyorduk atlarımızı.
Peki ya şimdi? Ne gecemiz kaldı nede gündüzümüz.
Yeni baştan koyulsak yollara.
Kavuşsak tekrar yitik aydınlığımıza…
Ve aydınlık başlamıştır diyebilsek yine…
Haydin öyleyse.
Var mı içinizde böyle düşüneniniz?
Böyle düşünenlerin sayısı arttıkça dünya daha da güzelleşecektir.
Ben buna inanıyorum