​ Bu göz, bu dudak, bu yürek senin Sülüman… / TV Programları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '11

 
Kategori
TV Programları
 

Bu göz, bu dudak, bu yürek senin Sülüman…

Bu göz, bu dudak, bu yürek senin Sülüman…
 

BÜLENT CEYLAN Resim İnternetten alıntı


Bu göz, bu dudak, bu yürek senin Sülüman…

Bu sözler bana ait değil. Hürrem Sultan’dan alıntı…

2008 Yılı sayımlarına göre dünyada iki milyar yüz milyon insan Hıristiyan dinine mensup. Sekiz yüz milyon ile üçüncü sırada yer alan ise Hindu inancı… Bir milyar üç yüz milyon da Müslüman var.

Katolik mezhebinin mensupları: Bir milyar iki yüz milyon civarında…

Papa 16. Benedikt Alman asıllı. Bu göreve atanmadan önceki adı da Joseph Ratzinger. Dini lider.

Bülent Ceylan: 4. Ocak 1976 /Mannheim doğumlu Türk asıllı bir Alman vatandaşı; ana adı Hilde baba adı Ahmet.

Öğrenim durumu: Üniversite (Felsefe ve Siyaset Bilimi) Akademisyen…

Mesleği: Cem Yılmaz’ın mesleğinden… İnce mizah…

Başarı derecesi: Çok ödüllü

Ben: Ceylan’ın hep Almanca -ince mizah-versiyonuna denk geldim.

Türkçesiyle; Türkiye’yi Cem Yılmaz gibi kahkaha krizine sokar mı bilemem. İşte bu yakışıklı gencimizin repertuarında “Papa Hazretleri de var” Jargon ile anlatmak istersek; Bülent; Alman Papa’yı: Binlerce Alman seyircinin karşısında; gösterisine malzeme yapıyor.

Devasa salon alkıştan inliyor, kahkahalarla çınlıyor.

Aklımda kalan küçücük bir örnek: Papa’nın selamı: Sağ elini kullanıyor ve dolayısıyla beş parmağı havada…

Ceylan: Papa’nın selamını tercüme ediyor.

Burada bir açıklama yapmayı gerekli görüyorum.

Latince: Digutus= Parmak, İmpudigus= Küstah, terbiyesiz

Batılı: Sessizce küfür etmek isteyince; parmaklarını yumruk halinde kapatır sadece orta parmak özgür kalır. Böylece öfkelendiğine haddini bildirmiş olur.

Bülent Ceylan’ın tercümesine göre: Papa: Hıristiyan kardeşlerine tam beş dilde ( Sağ elinin beş parmağı da yukarı doğru) küfretmiş oluyor.

(Almanca, İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca)

“Sizi gidi hınzırlar sahte müminler” gibisinden

Beş küstah parmakla… İnce Mizah Almanca… Bir Türk genci tarafından yapılıyor.

Ne bir tehdit ne bir isyan; kimse Ceylan’ı linç etmek istemiyor. RTÜK de ortada yok; ne kokuyor ne de bulaşıyor. Alman RTÜK’ün daha önemli işleri varmış o yüzden; internette: Çocuk pornosunun önüne geçmek için zalim avına çıkmış.

Ceylan ve Papa nereden aklıma geldi sabahın köründe…

Hürrem dizisinin sonu gelmeyecek; korkusu sardı dört yanımı…

Diziyi bize bağışlasınlar; ceza kestiler ama yayından kaldırmasınlar.

Halvet sahnesine bakmadım yani bakamadım; kapının zili çaldı.

“Haşmetli Padişahlarımızın” Tercihleri neden Anadolu’dan yana olmamıştır diye sorgulamak bizlere düşmez.

Kan tazelemenin amaç olduğuna inanırdım ta ki… Dizideki Rus Cariyenin; doğal özgür kadınsı davranışlarını izleyene dek…

Baştan çıkarıcı; hırslı ve sıcacık, yarım yamalak bir dille kısa zamanda gönül fetheden bir genç kadın… Hesaplı kitaplı olsa da başarılı...

Hünkâra duyulan sevgi saygı yüzünden; Anadolu güzeli çok mu çekingendi… Halvet konusunda pasif mi davrandı; bu davranış onun güzelliğini gölgelemiş olabilir miydi?

Bundan başka düşüncelerim de oldu.

Yurdumun kadınının gözü fazla açılmasın; izlediği cilveleri ekrandan kapmasın, Allah muhafaza uygulamaya kalkmasın diye mi bu telâş bu endişe…

Neticede her erkek; haremi olsun olmasın evinin padişahı…

Eşi de onun biricik sultanı…

Geçinip giderken; harem sahneleri yüzünden; ilgi: Başka odaklara kayarsa…

Moda olur alır başını giderse…

Ülkemizde şu anda 300.000 Ukraynalı gelin kızımız varmış.

Güzeller, becerikliler… Allah mesut etsin hepsini…

Dizilerden etkilenen var.

Az etkilenenlerin yanı sıra çok etkilenenler de… Dizinin sonunda bu 300.000 sayısı ikiye katlarsa…

Şimdi durduk yerde sırf merak aşkına… Padişahlarımızın izinden gitmek isteyenler olabilir mi? Kan tazelemek için…

Aklımı işgal eden bu senaryoları ben yazmadım; NTV akşam haberlerinde “Muhteşem Yüzyıla” reva görülen uyarılarla ilgili açıklamalar yapan değerli bir profesörümüzün ne demek istediğini pek anlamadığımdan olsa gerek… İşgal altındayım.

Harem sahnelerini pek onaylamadı; hangi sebepten ötürü onaylamadı?

Padişahlar da âşık olamazlar mıydı?

Erkek ve kadın… Bundan daha doğal ne var bu dünyada.

14. Ocak 2010 Cuma

Alev Meisel/İzmir

 
Toplam blog
: 584
: 853
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..