​ Bu haber yanlış veriliyor... / Basın Yayın / Medya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
 

Bu haber yanlış veriliyor...

Bu haber yanlış veriliyor...
 

Milletvekili “Yanlış” yerde unutuluyor, haber de “Yanlış veriliyor…

Bakın nasıl…

İlgili haberin girişi şöyle: “AKP Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, Çarşamba Havalimanı'nın VIP Salonu'nda sohbete dalınca, bineceği Türk Hava Yolları'nın (THY) 567 sefer sayılı ‘Şırnak’ adlı İstanbul uçağı kapılarını kapattı. Yeni'nin tepkisiyle devreye giren havaalanı görevlileri pilota ulaşarak uçağı pist başında durdurdu. Havaalanına ait araçla götürüldüğü uçağa bindi.”

Buraya kadar okuyunca, bir ölçü de tepki gösterilmesi gereğini duyabilirsiniz. Ama haberin devamını okuyunca, işin şekli değişiyor.

Devamı da şöyle: “Olay bu sabah Samsun'un Çarşamba Havalimanı'nda meydana geldi. Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım'a benzerliğiyle de tanınan AKP Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, saat 10.10'da İstanbul'a hareket edecek olan uçağa binmek üzere (Uçak 11 de kalkacak) partililerle birlikte Çarşamba Havalimanı VIP Salonu'na geldi. Ahmet Yeni, burada çay içip partililerle sohbete daldı. Bu sırada yolcularını alarak kapılarını kapatan uçak, havalanmak üzere pist başına doğru hareket etmeye başladı. Uçağın hareket ettiğini gören partililer, Milletvekili Yeni'ye ikazda bulundu. Ahmet Yeni de “Beni neden uyarmadınız?'' diyerek görevlilere tepki gösterdi. Bunun üzerine havaalanı görevlileri, pilota ulaşarak uçağı pist başındayken durdurdu. Havaalanına ait araçla pist başına giden Ahmet Yeni, THY'nin ‘Şırnak’ adlı uçağına bindi.”

Yani…

Milletvekili, uçağın kalkmasına 50 dakika kala alana gelmiş ve VİP salonuna girmiş, beklemeye başlamış. Ya da partilileri ile sohbet ediyor muş. Her ne hal ise…

Bütün gazetelerde bu haberin içeriğini okumadan önce milletvekilinin “Kasten” uçağı kaçırdığı anlamı çıkıyor.

Oysa işin şekli başka…

Bakınız, uçağa binmek üzere alana vaktinde varır ve bütün işlemlerinizi yaptırır, uçağa alınmak üzere bir kenara oturur beklersiniz.

Gözünüz duvarlarda asılı uyarı tahtalarında, kulağınız yapılacak duyurulardadır. Otobüs değil ki bu, uçağın başında bekleyesin.

Ben, birkaç kez VİP salonunu, çok kez de CIP salonunu kullandım. Genellikle buralarda “Anons”lar duyulmaz. Duyulsa da bile, orada sınırlı sayıda yolcu olduğu ve kimlerin bulunduğu belli olduğu için, bir görevli her zaman gelir ve “Buyurun” der…

Bu olay VIP salonu için daha çok geçerlidir. Uçağın tüm yolcuları uçağa alınır. Kapıların kapatılmasına çok az bir zaman kala da VIP salonunda bekleyen yolcular uçağa davet edilirler ve uçağa bindirilirler. Bu kişilerin biniş kapısı önünde diğer yolcular gibi “Beklemek” durumları yoktur ve ona göre de gerekli tedbirler her yerde alınmış ve alınmaktadır.

VIP salonunda bir yolcu, vaktinde orada hazır bulunurken her hangi bir şekilde uçağı kaçırıyor (!) ise, bu oradaki görevlilerin sorunudur.

Uçak hazır... Bütün yolcular binmiş. İşlem tamam ve VIP salonunda bir milletvekili var. Bu vekilin orada olduğu, biletini aldığı andan itibaren alan görevlilerince mutlaka biliniyor. Vekil de vaktinde gelmiş ve salona oturmuş…

Çağırmışlar “Sayın vekilim, uçak hazır, buyurun” demişler de vekil “Ben seçmenlerimle sohbet ediyorum, biraz bekleyin” mi demiş?

Hayır. Böyle bir şey olmamış. Alan görevlileri AKP Samsun Milletvekili’ni VIP salonunda “Resmen” unutmuşlar abi…

Evet… O AKP milletvekili’ni unutacağız. Ama sandıkta unutacağız. Böyle yanlış bir haber ile onların yaptığı gibi “Belden aşağı” vurarak değil, açıktan yaparak sandıkta unutacağız.

Sonuç; bu haberin veriliş tarzı yanlış olmuş. Doğruya “Doğru” eğriye de “Eğri” diyebilmeliyiz. Haberde verildiği gibi “Kalkmak üzere olan uçak, vekil için bekletilmiş” değil.

Peki ne olmuş?...

Haberin başlığını ben düzelteyim…

“Uçak kalkarken milletvekilini unutulduğunun farkına varan görevliler, uçağı pist başında bekletti.” Olurdu…

Veya güncele uygun bir kısa başlık ararsak “Vekili sandıkta unutacaklarına, VIP salonunda unuttular” olabilirdi…

21 MAYIS 2007

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..