​ Bu modern ve postmodern acep ne ola? / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '07

 
Kategori
Tarih
 

Bu modern ve postmodern acep ne ola?

Bu modern ve postmodern acep ne ola?
 

Dünya da özellikle 1980 lerden sonra giderek sıkça duyulmaya başlayan"postmodernizm" sözcügü, basit kelime anlamıyla" modern sonrası" anlamına gelmektedir.

Bir anlamda postmodern dönem için, 1980'ler sonrası dünyayı tanımlamak içinde kullanılıyor diyebiliriz. Dolayısıyla feodaliteden sonraki aydınlanma çagından başlayıp 1980’lere kadar olan dönemde bu durumda "modern dönem" olarak adlandırılabilir. Peki bu kavram hangi koşullarda ortaya çıktı ve temel iddiası nedir?

Dünya’da kapitalizmin bir yanda kendi havuzunda artan hoşnutsuzluklar ve artan bir biçimde sol iktidar arayışları, 3.dünyada yükselen devrimci dalgalar , 1968 ve 70’li yılların yükselen gençlik hareketleri ivme kaydederken, öte yanda Çin’deki Kültür Devrimi gibi ne idügü belirsiz savrulmalar ve Dogu Avrupa sosyalizmi bunalımı yaşanıyor, epeydir ablukaya alınmış bulunan ve çözülme süreci ilmik ilmik dokunan Sovyet Sistemi de çökünce, uluslar arası tekelci Finans/sermaye bu durumu da fırsat bilerek evrensel hoşnutsuzluguna bir çözüm üretme geregi duymuş, yeni bir"dünya düzeni" için"kapsamlı ve nihai"bir harekette bulunma kararını vermiş gibidir.

Bu karar geregi temel olarak artık ulusal devlet model dönemi kapatılacak, ulusal hareketler modası geçmiş bir hale getirilerek sınırlar tarihe karıştırılacak, bu temele dayalı olan milliyetçilik dahil, tüm sistem karşıtı muhalif sosyal hareketler zeminsizleştirilecek, bunun yerine "sivil toplum ve demokrasi" argümanı altında yeni bir siyasal yapılanmanın temelleri atılarak devlet aygıtı ile bu kurumlar "change"edilerek temsili demokrasici muhalifler bu yolla elimine edilecek, tekelci uluslarası sermayenin hiçbir sınır tanımadıgı ve kendisi için tam bir özgürlük istedigi bir"küresel"hareket başlatılacaktır. Kapitalizmin serbest rekabetçi döneminde kuramcıları tarafından ortaya atılan"bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler"ilkesi işte tam da küresel finansın hayata geçtigi bu döneme tekabül etmiş gibidir sanki.

İşte tam da başlatılan böylesi bir yeni"tarihsel sürec"in teorik temelini oluşturmak üzere, "Tarihin Sonu" türünden tezlerle ortaya çıkan ve modernizmin temel kavramlarından olan"rasyonalligin" ve bilimsel temsil felsefesini oluşturan"epistemoloji"nin reddine dayalı bir biçimde"artık kuram oluşturulamaz bir döneme girilmiştir" iddiasıyla, "postmodern söylem"dünya gündemine hiç te"rastlantısal olmayan" bir biçimde girmiştir.

Tuhaf olan postmodern söylem ile "yeni sag" ve "neoliberal" tezlerin tuhaf bir biçimde örtüşmeler göstermesindedir. 150 yıldır üstünlügünü sürdüren epistemolojinin kökünü kazımak üzere, kapsamlı bir saldırı başlatılmış ve küresel sermaye de bu saldırıdan son derece hoşnut bir biçimde enstitüler kurarak, çeşitli platform ve STK(sivil toplum kurumları)lar organize ederek bu alana ciddi fonlar tahsis etmiş bulunmaktadır.

Kapitalizm kendisine alternatif olacak söylem ve kuramlar üretilmesini istememekte ve bu çerçevede"kutsal olan" sistemin her biçimde korunmasını ve savunulmasını istemektedir artık.

Şimdilik bu genel tesbitten sonra, hikayemizin bundan sonraki bölümlerinde konuyu degişik başlıklarda incelemeye alacak ve bu konuya herkesin anlayacagı bir bir biçimde açıklamalar getirmeye çalışacagız.

Tarihin treni zaman zaman yoldan çıksa da, gidecegi yere mutlaka bir gün varacaktır.

 
Toplam blog
: 88
: 1115
Kayıt tarihi
: 09.01.07
 
 

Ankara SBF'yi bitirdim. Öğrencilik yıllarında gazetecilik, sonrasında uzun yıllar özel sektörde ü..