Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
131
 

Bu ne cinnet, yok mu dur diyecek ?

Bu ne cinnet, yok mu dur diyecek ?
 

RESİM INTERNETTEN ALINMIŞTIR


Yok mu bir dur diyecek? Yine bir kadın. Bu defa ailesi olmuş celladı. Üstelik üç polis de kesmemiş onları. Kormadıkları gibi vicdanları da sızlamadan, öldürmüşler kardeşlerini.

İnsan, insansa nasıl bıçakla delik deşik eder kendi canını. Bu cinnet, insanlıktan düşüş, yok oluş...

Kanun diyoruz, ona var sana yok. Olur mu hiç? Kanun çıkacaksa, hepimize, tüm kadınlara istiyoruz. Ayırmadan. Biz kanun tartışırken, bakmıyorlar gözümüzün yaşına, katlediliyor bir kadın dakka başında.

Bırakmadan cinsiyet ayırımını bir kenera, varamayacağız insanlık onuruna.

Diyecek söz, yazacak satır bulamamanın güçlüğünde daralıyor kalbime göğüs kafesim.

YETER, VALLAHİ YETER!!!

KADINLAR ÖLDÜRÜLÜYOR, NAMUS KİSFESİ ALTINDA VE ÖZGÜRCE KATLEDİYOR!!!

Bir kadın, bir kadın, bir kadın, bir kadın… Kadın çok nasıl olsa…

Her gün bir kadın kurban ediliyor kocasının uğruna. Evet kocasının uğuruna…

Neden kocasının uğruna diyorum?

Bunu yapma cesaretini onlara verenleri itham etmek ve acıtmak istiyorum. Kalplerinde öyle yaralar açmak istiyorum ki aynı cinsiyetten oldukları için kendilerini de suçlasınlar…

Alınmayan tedbirler ve cezalandırılmayan kocalar için bu kararı verenlerin vicdanlarında tamiri çok zor büyük izler kalsın.

Kalsın ki kadınların sokak ortasında doğranması ve katli namus denilen basit cümlenin himayesinden çıkıp bunun bir “İNSANLIK SUÇU” olduğunu herkes anlasın ve kabul etsin.

CELLAD!

Attığı her adımda ardı sıra düşen gölgesinden

Yüzüne değen her gözde sinsi celladın hamlesinden

Yuttuğu her lokmada iç çekiş derinlerden

Yastığa düşse de kafası yorgunluktan

Kulakları uğulduyor beyni esir mengenede

Kapak düşmüyor gözün üstüne dikenler batıp bedenine

Katline duranın varlığıyla irkilip vücudunda her zerre

Dayağa hakarete varıp çektikleri günden güne artıp

İşkenceyle dağlanan bedeni dayanmakta

Gitmek kaçmak bitirse de işkencesini

Geride bırakamayacakları için dirayeti

Yaşamın kendine sunduğu armağanları

Vazgeçemeyecek olduğu çocukları

Bırakamaz şimdi kaderin ellerine

Kendisi terk edildi evlendiğinde

Dirisi kabul görmez ölmeli

Sahip çıkması için ailesi

Bilinse de çektiği çilesi kördür diğerleri

Kuş misali pır pır yüreği

Yavrularıyla çalıp kapısını

Sığınma evinin başlayacak yeni hayata

Boş anın ümidiyle beklenen günler

Yavaşça sönerken umudun ışığı

Gözlerinde yılgınlıklar vücudu ağrıda

Kurtulamayacak mı yoksa?

Yeni güne yatıyor yeni başlangıçlara

Ezanda toplayıp balalarını kanatlarında

Şikayet edecek jandarmaya karakola

Kimse yoksa yanında devlet korur nasıl olsa

Haber ulaşıp ondan önce sokağa

Duyan duymayana anlatıp yayınca

Çektiklerinden kurtulup yavrularıyla yaşam çabasına

Sıkıyor kurşunu bakmadan çocukların göz yaşına

Celladın yüreği yok ciğeri yok vicdan mı?

Olsa yapar mı?

Yeter, artık yeter… Kaç kadını daha kurban vermemiz gerekiyor. Kaç çocuğun hayatını karartmamız gerekiyor.

Gözlerinin önünde annelerini doğrayan babalarını gören çocuklardan toplum olarak nasıl bir fayda ve iyilik bekliyoruz?

 

 

Sağlıkla ve mutlu kalın 23/06/2011

Gülay Mustafaoğlu

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 706
Kayıt tarihi
: 11.03.09
 
 

Buradayım işte. Yaşamın tam içinde. Her anın benim olduğunu bilerek. Yaşamın sadece "Şimdi" olduğun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster