Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
649
 

Bu sefer de bir kerelik, çayını ben demlerim!..

Bu sefer de bir kerelik, çayını ben demlerim!..
 

Sevgi beni hiç sevmedi mi ki? Hiç mi sevmemişti de, yanıma uğramaz oldu!? Öylesine sarılmışken ona, nerdeyse bütün yaşamımı bağlamışken… Kaçtı…Kayboldu.

"Geldim" dedim,
"Geldim işte yanına."
Duysana baba beni, n’olur duysana!
Bu taş neden bu kadar soğuk?
Ya bu ağaçların altı?
Hep karanlık mı olur bu kadar?
Oysa…
Gelirken ne geçmişti aklımdan biliyor musun?
"Babam beni özlemiştir" diyordum...
Sesimi duymayı, konuşmayı…
Hatta haberini bile almıştır yine geleceğimin,
Çaydanlık yine ateştedir şimdi.
Sıcacık bir çay kokusu duyar gibi bile olmuştum bir an.
Sen hep böyle yapmaz mıydın zaten baba?
Çayı bardağıma doldururken telaşla
"Otur kızım, otur. Sen yol yorgunusundur şimdi" demez miydin?
Şimdi neden hiç sesin çıkmıyor peki?
Saklandın da bana şaka mı yapıyorsun yoksa?
Birazdan arkamdan sarılıp "Hoş geldin yavrum" diye bağrına mı basacaksın?
Baba!??
Ben bu taşı hiç sevmedim biliyor musun?
Duruşu bile çok soğuk,
Buz kestiriyor içimi.Yüreğimi üşütüyor.
Oysa…
Oysa benim yüreğim zaten çok soğuk,
Hatta hiç ısınmamış galiba…
Biliyor musun baba?
Çok uğraştım, biliyor musun?
Sevdim herkesi, her ama her şeyi.
Hatta düşmanımı bile!
Ama nedense sevgi beni hiç sevmedi herhalde,
Aldattı…
Oyaladı…
Kandırdı!
Şimdi düşünüyorum da,
Gerçekten sevmiş olsaydım insanları
Yüreğim buz tutup da böyle çatlamazdı belki de!
Oysa ben paramparçayım,
Dağınıkım!
Gel! Gel de beni biraz toparla baba!
Baba!??
Hani sen ne güzel tohumlar ekerdin?
Hatırlıyor musun?
Gübreyi de, tohumu toprağa ekmeden önce
Bir güzel harmanlardın toprakla.
"Bu olmazsa olmaz" derdin. "Ama iyi de ayarlamak lazım!"
Neden diye sorduğumda,
"Yakar yoksa tohumu, kavurur!" diye cevaplardın beni.
İşte şimdi ben de yanıyorum, kuruyorum.
Kavuruyor her yanımı acılar, isyanlar, insanlar!
N’olur beni şimdi de cevapla baba!
Diyorum ki,
Ben de bir tohum değil miydim zaten, babamın filizlendirmeye çalıştığı.
Ne oldu dersin baba?
Yoksa sevgiyi öğretip iyilik edeyim derken,
Gübresini mi biraz fazla kaçırdın sen?
Neyse baba…
Anlaşıldı. Senin kalkmaya hiç niyetin yok,
Komşularının da hepsi uykudalar zaten!
Dikkat ettim de,
Hepinizin taşları da birbirine ne kadar benziyor!??
İyisi mi baba,
Sen benim taşımı da hazırla!
Nasılsa geleceğim gene yanına,
İlerde belki bu sefer ziyaretine değil,
Bakarsın komşuluğa gelirim.
Kim bilir?
Kim bilebilebilir?
Bu sefer de bir kerelik,
Çayını ben demlerim…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

selamlar oncelikle...aslinda oylesine geziyordum blog sayfasinda sonra yaziini gordum...gazeteci olman dikkatimi cekti...bende o meslegin hayalini kuranlardan biri olarak...sonra da yazını gordum hani babana yazdıgın o yazıyı...babalalarını kaybetmiş insanlar icin buyuk anlam tasıyor olmalı bu yazı...tıpkı bende oldugu gibi....tesekkur mu etsem tebrik mi etsem bilemedim kusura bakma...gercekten cok etkileyici bir yazı...hani demişsin ya kalemime guveniyorum diye...guvenmelisin de gercekten de.blog okumayı pek sevmem ya da bu zamana kadar okuduklarimin hepsi geyik misaliydi ondan...yazilarinin devamini dilerim...hislerinin boylesine guzel dile getrebildgn icin tebrikler.... zeynepsevgul@yahoo.com

zeynepsevgul 
 29.08.2006 17:47
Cevap :
:)) Sağolasın Zepnebim! Ağzım kulaklarımda sırıtarak söylüyorum bunu bak! O kadar içten ve samimi geldi ki söylediklerin, bir anda ben de ''Zeynebim'' deme ihtiyacını hissettim :)) Umarım sen de hayal ettiğin mesleğin içinde, hayal ettiğin cümleleri kurabilirsin...  30.08.2006 0:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 889
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2189
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1969 İstanbul'unda açmışım gözlerimi bu dünyaya... Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu, şimd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster