​ Bu ülke topraklarının kelebekleriyiz / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '07

 
Kategori
Sosyoloji
 

Bu ülke topraklarının kelebekleriyiz

Bu ülke toprağı bir ana kucağı gibi sıcak ve şefkatli kollarını her dinden ve etnik kökenden gelen milyonlarca insana açmıştır yıllar boyu ve açmaya da devam edecektir. İnsanlık tarihi boyunca çekilen her türlü acı tek bir gelecek uğruna çekilmedi mi? Peki nasıl bir gelecek? İnsanların daha huzurlu, barış dolu, üretken, yapıcı sosyal dayanışmayı teşvik edici, yaşam standartlarının sürekli geliştiği ve insanların birbirlerinin inançlarına ve görüşlerine ne olursa olsun saygı duyduğu bir gelecek için tabiî ki… Ve gençler olarak bize de düşen görev insanlık tarihindeki her türlü yanlıştan ders alıp çocuklarımıza bizleri hep saygı ile anacakları bir ülke bırakmak değil midir? Türkiye Cumhuriyetinin genç ve yılmaz bir bekçisi olarak sayfanız aracılığıyla toplumsal bir mesaj vermek istiyorum.

İnsanlık tarihiyle karşılaştırdığında bir insanın ömrü ancak bir kelebeğin ömrü kadardır. Bu gerçekten yola çıkarak söylemek istediğim şu ki, sadece ülkemizde değil dünya coğrafyasının her metrekaresinde insanların birbirlerine zarar vermesiyle sonuçlanan her mücadele, bir kelebeğin çiçeklerle dolu olan bu dünyayı 24 saatlik ömrü sırasında diğer kelebek türleri ile paylaşamayarak mücadele etmesine benzer. Hâlbuki Tanrı bu dünyayı yaratırken bütün kelebekleri düşünerek onlara yeterince çiçek sunmuştur zaten. .Bize düşen görev işe çiçeklerin arasında bir kelebek gibi süzülerek yaşamın tadına varabilmektir. Bu doğal güzelliğini tatmak varken yapay ihtirazla yaşamı tatmanın hiçbir gayesi yoktur.

Özetle tüm gençlerimize bir hayat felsefesi sunmak isterim. Bu öyle bir felsefe olmalı ki her birimizin iliklerine işlemeli, kalplerindeki en samimi duygu olmalı, yaşam tarzlarını şekillendirmeli ve acılar anlamında tarihi tekerrür ettirmemeli ya da ettirmesine izin verilmemelidir. Bırakalım artık Türk, Kürt, Rum, Ermeni ve Yahudi polemiklerini. Bu polemiklerle bugüne kadar hiçbir çözüme varamadığımız bizde gördük. Bundan sonra bunun tam tersini denemekte yarar var. Bence insanları haksiz yere yargılamadan önce kendi düşüncemizi yargılamamız gerekir. Biz çok mu mükemmeliz? Bence bu kadar bencilliği göz önünde bulundurmamalıyız. Çünkü bunun sonucunda kaybedilen değer bir insan bir canlı. Bu canlılar öldükten sonra geri gelmiyorlar. Hâlbuki monotonlaşan bir düzenden ne kadar zevk alabilirsin ki? Rengarenk yaşamın tadına varmadan.

“Yaşamın güzelliği kelebeklerin ve çiçeklerinin çok renkliliğinde gizlidir”

 
Toplam blog
: 11
: 781
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Ben İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları 1.sınıf öğrencisiyim. Rum kökenli ve gele..