- Kategori
- Güncel
Buğday ve Merhamet Diyarı Anadolu ve Hızla Yaklaşan 3. Dünya Savaşı

Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir seferberlikle ulu vatanımızın her karış toprağına buğday ekmeliyiz… Hatta şehirlerimizdeki evlerimizde: Saksılarda, eskimiş leğenlerde, kovalarda, balkon ve düz haldeki çatılarımızda bile buğday ekmeliyiz… Hele ki basın-yayın organlarında şu cümle ile başlayan yazılar yazılıyor ve konuşmalar yapılıyorsa: ”Üçüncü dünya savaşına her gün bir adım daha yaklaşırken,…”(M.Şeker,Y.Şafak,14.11.2018) Evet, her karış toprağımıza buğday ekmeliyiz… Ulu ve dualı Türk Milleti’ni diri tutacak olan buğdayımız ile merhametimizdir… Bu da ancak milli bir seferberlikle başarılabilir…
3. Dünya Savaşı hızla yaklaşmaktadır. Silahların üretimi de satışı da hızlı bir artış sürecindedir. Yaklaşan büyük savaşın farkında olan zengin, fakir devletlerin hemen hepsi büyük bir silahlanma yarışı içindeler…
Çoğumuzun bitmiş, kapanmış bir büyük afet olduğunu sandığımız 1. Dünya Savaşı’nın da bitmediğine ilişkin yazılar basında yer aldı… Oysa arada bir de 2. Dünya Savaşı var… O zaman her iki savaş da bitmemiş!.. İki büyük savaş da bitmeden, üçüncüsü insanlığın canına okumak üzere yola(!) çıkarılmış bulunmaktadır…
Ekonomik buhran içindeyiz…
Etkili, öngörüsü kuvvetli liderlerden mahrumuz…
Akdeniz savaş gemileriyle dolmuş taşmış durumda…
Bütünüyle Batı: AB olsun, ABD olsun yeni(!) devletler kurma peşindeler…
3. Dünya Savaşı için görünürde çok etkili bir hazırlığımız da yok!..
Bize, her alanda dünyada eşi benzeri görülmemiş milli bir seferberlik lazım…
Gün parayı, pulu, şahsi menfaatleri düşünme ve bu yönde zavallıca çabalar içinde olma günü değildir… İki dilim ekmek, bir bardak su; yeter bu bize!.. Yeter ki vatanımız, devletimiz her zaman ve her şartta ayakta kalsın…
Buğdayımız bol ve bereketli; birbirimize ve insanlığa olan merhametimiz bitmez tükenmez olsun!..
…
Not: Bu kısa yazıyı okuyan yurttaşlarımdan dileğim: Aşağıda tarih, gazete adı, haberi, köşeyazısı ile yazarının adını verdiğim yazıları da lütfen okuyunuz…
Haber: “2 BİN YILLIK ATA TOHUMU! O İLİMİZDE HASAT GERÇEKLEŞTİ...
Sivas'ın Zara ilçesinde 2 bin yıllık ata tohumuyla ekilen tarlalarda başakların buğday vermesiyle doğal yöntemlerle hasat gerçekleştirildi.
Zara Sanayici ve İş Adamları Derneği (ZASİAD), üyeleri Sedat Coşkun, Mehmet Bağca, Ali Akkaş, Şenel Çobanoğlu ve Sivaslı Girişimci İş Adamları Derneği Başkanı Süleyman Dönmez'in sosyal sorumluluk projesi kapsamında uyguladıkları yaklaşık 2 bin yıllık yazlık Habeş buğdayının hasadı yapıldı.
Avşar köyünde düzenlenen törene Zara Kaymakamı Yunus Kızılgüneş, Belediye Başkanı Sait Ahmet Pala, köylüler ve iş adamları katıldı. Avşar ve Bolucan köyünde yaklaşık 40 dönüm araziye ekilen yerli tohumun hasadı doğal yöntemlerle yapıldı.
Zara'ya gönül vermiş iş adamları ellerine aldıkları tırpan yerli tohumdan üretilen buğdayların hasadını gerçekleştirdi. Sosyal Sorumluluk projesi kapsamında 'Yerli tohuma sahip çık' sloganı ile çiftçilerin yerli tohuma yönelmesi hedefleniyor.
"GENETİĞİ İLE HİÇBİR ŞEKİLDE OYNANMAMIŞ DOĞAL BİR TOHUM"
ZASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Coşkun, genetiği ile hiçbir şekilde oynanmamış doğal bir tohum olduğunu ifade ederek, "Bizim amacımız bu tohumu tekrar Anadolu'da yaygınlaştırmak. Hibrit tohumlar ortaya çıktıktan sonra ne yazık ki çiftçilerimiz ata tohumlarımız dan vazgeçtiler. Bizde istiyoruz ki bu ata tohumlar tekrar yaygınlaşsın. Biz çok emek sarf ederek bu tohumlara ulaştık. Gördüğünüz gibi burada tohumlarımızı yetiştirdik ve şuan da hasat yapıyoruz. Tohumlarımız ilkel tohumlar; belki atası 2 bin yılına dayanıyor.
Bu bizim bulduğumuz tohum yaklaşık olarak 100 yıllık bir tohum. Yani bu tohum yaklaşık olarak 100 yıl öncesinden günümüze geliyor. Dolayısıyla herhangi bir şüphesi yok. Genetiği hiçbir şekilde oynanmamış tamamen doğal bir tohum. Zaten bu hibrit tohumların insan neslini etkilediği yönünde bilimsel çalışmalar yapılmış. Tarlalarımız boş duruyor ve ne yazık ki tarlalarına sahip çıkmıyorlar.
Bizler de bu tohumlarımızı bir farkındalık oluşturup çiftçilerimize ulaştıracağız. Onlar da ekip yetiştirecekler. Tarlalarımızda 40 dönüm arazide ekim yaptık. Dönüm başına verim 150 kilo kadar düşük oluyor. Ama yavaş yavaş da olsa verimi arttırıyoruz. Benim boş arazilerim var. Ben çiftçiliği seven birisiyim. Arkadaşlar bana yardımcı oldu bende bu tohumu değerlendirmek için ekimini yaptım. Şu anda hasat yapıyoruz ve şu anda hasattan memnunuz." dedi. “ (Sabah Gazetesi,10.08.2018)
Köşeyazıları:
1-Mehmet Şeker, Yeni Şafak Gazetesi, 13.11.2018 “İkiyüzlülerle ne konuşulur?”
“Üçüncü dünya savaşına her gün bir adım daha yaklaşırken, dünya liderleri, Birinci Dünya Savaşı’nın sona erişinin yüzüncü yıldönümünü Paris’te kutladılar.
Törenin çok da gösterişli olduğu söylenemez.
Orta halli bir tören bile demek mümkün.
İki tıngırtı, bir yemek ile geçiştirildi.
Hava yağmurluydu.
*
Attila İlhan olsaydı da yağmurlu bir Paris ikindisini anlatsaydı.
Hoş, Fransızlar ‘ikindi’den pek anlamaz, yağmurlu bir Paris akşamı da olurdu.
Ardından, bu tür toplantıların anlamı, samimiyeti ve temennilerin ne ölçüde gerçekçi olduğuna da temas ederdi muhtemelen.
Aramızdan ayrıldığına göre, ya eski yazdıklarına bakacağız ya da kendi fikrimizi yeşerteceğiz.”(…)
2-Soner Yalçın, Sözcü Gazetesi, 15.11.2018, “Gizlenmiş Hazine”
“Seferihisar'da 2010 yılında "Tohum Takas Şenlikleri" başladı. Amaç, genetiği oynanmamış ata tohumlara sahip çıkmaktı.(…)
ATA EKMEĞİ
Bulunan hazine...
Artık yok olduğu düşünülen "Topan Karakılçık Buğday Tohumu" idi.
Ege köylüsü ata tohumunu hazine gibi sandıklarda saklıyordu.
Başkan Tunç Soyer, ata tohumu olanları Seferihisar'a davet etti.
Ve: Seferihisar'da 2010 yılında "Tohum Takas Şenlikleri" başladı.
Amaç, genetiği oynanmamış ata tohumlara sahip çıkmaktı.
Amaç, ata tohumlarını yaşatmak, çoğaltmak ve tekrar üretimine başlatmaktı.
Amaç, sağlıklı nesiller için doğal tarımsal üretim yapmaktı.
Belediye öncülük etti; her ata tohumdan alarak çoğaltma çalışmasına başladı.
Ardından "Tohum Bankası" kurdu. Merkezin adını da vasiyetinden yola çıkarak "Can Yücel Tohum Merkezi" koydu!
Bugün bu merkez 280 çeşit tohum çoğaltıyor! Her yıl Türkiye'nin dört bir yanına bir milyonun üzerinde tohum ve fideyi ücretsiz dağıtıyor...
"Topan Karakılçık Buğdayı Tohumu" ise yaklaşık dört yıl süren çalışmalarla çoğaltıldı.
Şimdi yüzlerce dönüme ekiliyor; ve buğdayından ekmek üretiliyor. Ekmeği de yüz yıl önceki tekniklerle kara fırında pişiriyorlar. Adını "Ata Ekmeği" koydular.
Ayrıca...
Seferihisar Belediyesi, Ulamış Köyü'nde proje başlattı:
Köylülere Topan Karakılçık Buğdayı'nı ücretsiz dağıtıyor. "Alım Garantili Buğday" projesiyle buğdayı, hasat döneminde devletin açıkladığı buğday taban fiyatının iki katına satın alıyor!
Bu çalışmalar şu gerçeği ortaya çıkardı: Başka Bir Tarım Mümkün!
Bu amaçla Doğa Okulu kurdular...(…)