- Kategori
- Siyaset
Burası Türkiye Cumhuriyeti.
Sayın Başbakan bügün grubunda yaptığı konuşmada, terörle mücadeleye ağırlık verdi. Teröre karşı milletin ve devletin neler yaptığından bahsetti. Özellikle milli birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı. Mitinglerin amacının kardeşlik olması gerektiğini söyledi. Bu mitinglerin herhangi bir etnik gruba yönelik olmaması gerektiğini belirtti.
Bu konuşmanın ardından şöyle bir düşündüm; acaba yapılan bu mitingler ve gösteriler gerçekten amacına uygun mu yapılıyor diye. Cevabını da buldum. Evet.
Mitinglerdeki pankartlar ve atılan sloganlar bu birlik ve beraberliğin gerçek anlamda oluştuğun gösteriyor. Özellikle "Türk-Kürt kardeştir, .... kalleştir." pankartı ve sloganı herşeyi anlatıyor zaten. Yüzyıllardır bir arada yaşayan Türkler ve Kürt kökenli vatandaşlar, ayrıca bu ülkede yaşayan lazı, çerkezi, sünnisi, hıristiyanı, yahudisi, daha burada zikredilmeyen bir çok etnik unsura mensup vatandaşlar dahi teröre karşı birlik.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan vatandaşlarımız, ellerinde Türk Bayrağı, yürüyüş yapıyorlar. Onlar da PKK terör örgütüne karşı olduklarını, her fırsatta mitinglerle belirtiyorlar.
Yüzyıllardır birarada yaşadığımız Kürt kökenli vatandaşlarımızla, düşmana karşı elele savaşmadık mı, Fransız'ı, İngiliz'i bu ülke topraklarından birlik olarak kovmadık mı, Urfa'ya 'şanlı', Antep'e 'gazi' unvanını hep beraber, düşmana karşı savaşarak almadık mı? Şimdi beraber yaşadığımız, kapı komşusu olduğumuz, kız alıp verdiğimiz, zamanında düşamana karşı beraber öldüğümüz, Kürt kökenli vatandaşlarımızla neden düşman olalım? Neden etnik ayrımcılık yapalım? Neden kavga edelim?
Biz zaten biriz. Hep beraber, tüm etnik unsurlar elele veririz, PKK terörünü lanetleriz. Mitinglerimize de devam ederiz. Bu birlik ve beraberliğimizi hiç bir ülke bozamaz. Bize yapılan haksızlıklar ve kötülükler, bizi birbirimize daha da yakınlaştırır.
Eğer ki, bu ülkenin vatandaşıysak, bu ülkede doğduysak, bu ülkede doyuyorsak dışarıdan yapılan tüm müdahalelere karşı çıkmalıyız. Bu bayrağı hep birlikte kazandıysak, onu kaybetmemek için elimizden geleni yapmalıyız. Bu, bizim en başta vatandaşlık görevimizdir.
Umarım ki, bu ülke vatandaşı olan herkes birbirine saygı ve sevgiyle yaklaşır. Biz kendi kendimize kavga edersek, tehlikelere karşı güçlülük gösteremeyiz. Bölünür gideriz. Bir daha ne vatanımız kalır, ne de bayrağımız.
Ümit ediyorum ki, bu bayrak altında hep birlikte daha nice 84 yıllar gürürüz. Çünkü biz, Türkiye olarak bölünmez bir bütünüz.