- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Bursa gezisi ve hayranlığım

Emir Sultanda Sabah namazı
Bursa gezisinin ardından
İtiraf edeyim, Bursa’nın bu kadar güzel bir şehir olduğunu tam bilmiyordum.
Geçen hafta 12 arkadaş bir gezi için tura çıktık. Bursa’yı her yönüyle gezip tanıma ve dinlenme veya başka bir deyişle kültürel turistik bir gezi kısacası.
Önceki gidişim ne kadar oldu hatırlayamadım ama şehir oldukça değişmiş, gelişmiş, genişlemiş, tramvaylar, metrolar, yol düzenlemeleri ve işmerkezleri, oteller çok güzel gelişmeler gördüm.
Beni en çok etkileyen ve 12 arkadaşında vurulduğu ve benim bu yazıyı yazma nedenim olan asıl konuya geleyim.
Şehirde bir tarih dirilmiş.
Hem de sadece belediye başkanının katkılarıyla. Kendisini kutluyorum.
Gezdiğimiz her semt ve mahallede bir tarihi eser aslına uygun restore edilmiş ve üzerine şahane bir tanıtıcı tabela konmuş. Tabelada anlatılan tanıtıcı bilgeler yetersiz olabilir ama harika olmuş.
Belki bir tavsiyem daha olabilir, o da tarihi mekânlardaki reklâm, tabela ve telefon ankesörlerini de tarihi bir şekil ve renge sokmaları çok nefis uyum sağlayacaktır.
Anıt ağaçlar, Osmanlı tarihini gösteren evler, müzeler, camiler, türbeler, medreseler, külliyeler, kapalı çarşı, bedesten, imaret (aşevi), şifahaneler vs. ne kadar güzel bir çalışma. Toplam 1800 eser ihya ve restore edilmiş ve şehre kazandırılmış.
Türklüğümle övündün ve kendime güven geldi.
Aslında bu çalışmayı başta İstanbul belediyesi olmak üzere Konya, Kayseri, İznik, Edirne gibi Osmanlı ve Selçuklu izleri taşıyan tüm illerimizin belediye başkanları yapsalar ne iyi olur diye düşündük. Yüzlerce kare fotoğraflar çekip o karelerde görünmeye çalıştık.
O iller sadece turizm potansiyelini artırmakla kalmaz aynı zamanda şehrin mirasını canlandırmış ve biz fanilere bu şehir sizden yüzlerce yıl sonra yaşayacak çocuklarınıza kalacak iyi davranın ve iyi eserler bırakın mesajını verecektir.
Osmanlı sultanlarını ziyaret edenlere müze görevlilerinin güzelim bilgilendirmeleri, yapı ve binaların mimari güzellikleri büyüledi bizi.
Bir arkadaşım, Fransa gezisini anlatırken, Fransızlar bir dağ başında ve 150 yıllık kiliseyi ne kadar güzel koruyup turizme açmışlar, onların tarihi sanat eseri olarak gördükleri bu binalar bizde henüz kullanılan yeni yapı demektir” dedi.
Gerçekten bizim gezdiğimiz bina ve camiler 1324, 1366 yıllarının tarihlerini taşıyorlar. Bizden tam 650 yıl öncesine ait bir eser bunlar.
Duyarlı olmak ve mirası gelecek nesillerle paylaşma dileklerimle
Muammer MURAT