- Kategori
- Kent Yaşamı
Bütün tuzu kurular Antalya'da mı toplanmış ne?

İşte Türkiye'nin yeryüzü cenneti Antalya'dan Kurşunlu Şelalesi
Bütün tuzu kurular Antalya'da mı toplanmış ne?
Devlet Planlama Teşkilatının, Türkiye genelinde yaşanan İç göçün demografik dağılımı verilerine bakıldığında, 1965-2000 döneminde en çok göç alan 6.il Antalya güzel okuyucum.
Bununla birlikte, özellikle en büyük 3 ilimiz İstanbul, Ankara ve İzmir'in üst gelir düzeyine sahip nüfusu da hızla Antalya'ya kaymaya, Antalya'da hayatının kalanını yaşamaya devam ediyor kanımca.
Eeee, deniz, kum ve güneşin bu kadar güzel bir araya geldiği, neredeyse kışın hiç yaşanmadığı, tarihi ve doğal güzelliklerin birbiriyle yarıştığı başka kaç şehir var ki Antalya'yla boy ölçüşebilecek dünyada? Sorarım sana da güzel okuyucum?
Aynı şekilde, Milliyet blog'ta yazanlara, yazılarını okuduklarımın dağılımına şöyle bir göz attığımda, Antalya'dan yazanların 15 milyonluk İstanbul'dan yazanlarla boy ölçüşebilecek kadar çok sayıda olduğunu gözlemliyorum. Tabi bu durum, belki de benim de Antalyalılar gibi Akdenizli olmamdan; Kahramanmaraşlı olmamdan kaynaklanıyor olabilir. Bu da bir ihtimal tabi... Eeee, malum... Aynı bölgeye mensup insanlar genelde aynı ortak eğilim ve davranışları sergilerler.
Fransa'nın eski cumhurbaşkanlarından François Mitterrand'ın, yıllar önce okuduğum bir cümlesi kalıvermiş aklımın bir köşesinde: " Kültür, sadece karnı tok olanların meşgalesi değildir."
Bense bunun tam tersi fikirdeyim. Kültür, tabi ki herkesin ilgilenmesi gereken bir kavram olmakla birlikte, realiteye, pratiğe şöyle bir göz attığınızda, kültürel faaliyetlere emek verebilenlerin, zaman ayırabilenlerin, henüz para kazanma zorunluluğu ve sorumluluğu olmayan üniversite gençliğiyle, gelir seviyesi orta+ olanlar olduğunu gözlemleyeceksiniz kolaylıkla.
Yoksa asgari ücreti hala 630 lira olan bu ülkede, hala daha farklı bir durum bekleyen sırça köşklerde yaşanyanlardan mı sınız sizde? "2 Kişilik en alçakgönüllüsünden bir hafta sonu aktivitesini 100 liradan az bir parayla organize edebilirim." diyenin alnını karışlarım ben.
Doğaldır ki, gelir seviyesi yükseldikçe insan, daha gönlüne göre bir yerde, daha gönlüne göre bir yaşam sürmek ister. Bu isteği 24 saat yaşayan bir şehirde arayanlar İstanbul'da; kendisi 24 saat yaşasın isteyenler Antalya'da bulur hiç kuşkusuz.
Bu yüzdendir ki, nasıl her ülkenin en tuzu kuru olanları o ülkenin yeryüzü cennetinde yaşamak isterse, canım ülkemin yeryüzü cenneti de Antalya'dır kimilerine göre... Ülkemin tuzu kuruları da Antalya'da yaşar haliyle...
Gönlümün yaşadığım sürece en büyük arzusu benden, tüm ülke yaşayanlarının tuzlarının kurumasıdır. Tuzu kuru olmasıdır. Ve ülkemin her insanının " kendi Antalya'sında yaşayabilmesidir." Çünkü bu ülkenin güzel insanları, her şeyin olduğu gibi, yaşadığı yerin de, yaşadığı şehirin de en iyisini hak ediyor bana göre.