- Kategori
- Gündelik Yaşam
Kebapçılıkta son nokta: kasap kebepçılar

Bence kebapçılığı kasaplar değil kebapçılar yapsın. Sen ne dersin güzel okuyucum?
İstanbul'un değişik bölgelerinde küçük esnafın yarattığı bir konsept dikkatimi çekiyor bu aralar güzel okuyucum.
Bölgesinde biraz eski, biraz tanınmış olan kasaplar, mekanları müsaitse eğer, mekanın içinde, değilse hemen mekanın bitişiğindeki yerde kebapçı, dürümcü ya da kanatçı açıveriyor.
Müşteri, kasap reyonundan seçtiği et veya tavuk ürününü, kasabın olduğu semtin özelliğine göre, 4 lira ile 8 lira arasında değişen bir pişirme parası ödeyerek mangalda pişirtiyor. Yiyen evde mangal yapma zahmet ve telaşından kurtuluyor. Kasap hem etini satıyor, hem düşük bir extra maliyetle ikinci bir iş sahibi oluyor. Bu anlattığım, işin iyi olan, olumlu olan yanı...
Gelelim işin olumsuz yanına: Kurulan bu denklem müşteri ve kasabın lehine, kabul... Peki ya asıl işi kebap yapıp satmak olan kebapçılar ne yapsın bu durumda? Onlar da kasap reyonu kurup et satmaya mı başlasın kasap misali?...
Uygulama kolaylığı, pratik, yeni bir yol olması açısından yaratıcı bir çözüm gibi gözükse de, kasap kebapçılar; orta ve uzun vadede sektöre fayda yerine daha fazla zarar getirir gibi geliyor bana.
Gerçi, türk insanının pratik zekası, kestirmeci yaşam tarzı ve her durumdan vazife çıkartan şaşırtıcı uyum kabiliyeti yine çıkacaktır sahneye. Ama bu durumdan fayda sağlayan kasaplar kadar zarar görecek kebapçıların da olacağı gün gibi aşikar
Bilmem, kebapçıların bu durumdan haberi var mı?