​ Sen nasıl aşıksın? / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Sen nasıl aşıksın?

Sen nasıl aşıksın?
 

Aşkını suya mı yazarsın? Yoksa taaa ruhuna mı?


Sen nasıl aşıksın? 

Evet, evet sana soruyorum güzel okuyucum: Sen nasıl aşıksın? 

Daha önceki yazılarımda bahsettiğim gibi yeryüzünde yaşayan insan sayısı kadar aşk çeşidi olsa da; aşık modellerini bir kaç ana başlık altında toplayabiliriz sanıyorum güzel okuyucum. 

Bağımlı aşık: Toplumlarda, toplumumuzda en çok rastlanan aşık türüdür bağımlı olanı aşığın. Sağlıklı mıdır peki aşığın bu türü? Elbette hayır. Kesinlikle hayır. Çünkü bağımlı aşık kendi özgürlüğünden vazgeçtiği gibi, karşısındakini de canından bezdirir dakka saniye aşkını ettiği sıkboğazla. Ne istese sevdiği, hazır olda bekler elleri yanda kilitli. Aşkın büyüsü, merak yoktur onun ilişkisinde. Çünkü partneri bilir ki gözü ondan başkasını görmeyen kölesi "Ol!" deyince olur. "Öl" deyince ölür. 

Bağımsız aşık: Bu tip aşık da bağımsızlığını abartır tahmin edeceğin gibi. Hep kendi bildiği gibi yaşar; sanki hep tek başınaymış gibi. Sadece kendi yaptıkları ve yapmadıkları ilgilendirir bu aşık tipini. Bencildir. Ben merkezci, kendi merkezli olur. Hiçbir konuda sınır, uzlaşma, pazarlık tanımaz. Asla geri adım atmaz. Kat'a geri basmaz. Hesap da vermez; soru da sordurmaz çok sıkışmadıkça. İlişkiyle pamuk ipliğiyle bağlı olduğu gibi, ha bire " Bak giderim haaa!" diye boş tehditler savurup durur muhattabına. Asla evlilik gibi bir fikri olmadığı gibi, çocuksa evrendeki kara delik kadar uzak ve soğuk gelir ona. 

Orta Yolcular: Bu tip aşıklar hayatı da orta yolda yaşayanlardır. Aşık olsalar da, olmasalar da farketmez onlar için. Hayatı da hafif esen bir rüzgarda kendi başına salınıp duran sararmış bir yaprak gibi yaşarlar. Renksiz, kokusuz, duygusuz ve korkusuz... Varlığı da, yokluğu kadar ilgilendirir onları aşkın. İşler yolundayken keyifleri yerinde olup, azıcık sallansalar rüzgar boşluğunda, hemen koyuverirler yelkenleri suya. Zerre kadar koşmaz, çabalamazlar aşk için. Olursa, ne ala! "Çıkar tadını aşkın." Olmazsa, "Hadi işimize bakalım." 

Maymun iştahlı olanlar: En sevdiğim aşık grubundandır bu maymunlar! Daldan dala konar, her çiçeği bir defa koklar, sabah aşık olup, akşam ayrılırlar. Ne "Seviyorum." demesi ciddidir, ne "Sevmiyorum." demesi önemli... Bir gün sarışın sever öbür gün kumral... Bir gün "Evlenelim.Hemen gün al." Diğer gün, "İlişkiye ara verelim. Bana geldi daral." "Ayyy! Ne yakışıklı çocuk! Hem de ne kibar." der. Bir gün, " Amannnn! ne soğuk adam, biraz da barbar" 

Aklı başında aşıklar: Evet. Sen de haklısın güzel okuyucum: "Aklı başında aşık mı olur hiç?" derken. Ama aşığın en makbul olanıdır bu tür olanı. En az rastlanını da olsa... "Biz" diye konuşur. "Ben"e mecbur olmadıkça. Empati yapar. "Günün nasıldı? diye sorar aşkına. "O da bana soracak mı acaba?" diye beklemez ahmakcasına. Parayı da önemser; hayatı ve aşkını da... İlişkiyi kurtarmaya çalışır bir umut oldukça. Ama sırtını dönüp gider; yapılacak hiçbir şey kalmamışsa. " Seni seviyorum. Çünkü sana ihtiyacım var." demez o. "Seni seviyorum. Bana ihtiyacın olmasa da" Aşkını pazarlık konusu da yapmaz; Şantaj da... Seviyorsa sevdiği içindir. Sevmiyorsa eğer, bittiği için. 

Ben yazıp dururum da burda kendi başıma. Sorarım sana: Asıl sen nasıl aşıksın aslında? 

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..