- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Büyük curcunaya hazır mısınız?

Öncelikle müjdemi vereyim. Kavurucu sıcakların sonu göründü... Eylül ayına yaklaşıyoruz. Ozon tabakasındaki deliğin izin verdiği ölçüde sonbahar hüznünü yaşamaya başlamak üzereyiz artık. Gidebilenler yavaş yavaş ve yollarda bazen küçük kayıplar vererek tatilden geri dönüyorlar. Öyle ya da böyle bir yaz daha geride kalıyor ve büyük çoğunluk evden işe işten eve geçecek günlerin kıyısında olmanın tedirginliğini yaşamaya başladılar bile. Ama neyse ki televizyon kanalları bizleri soğuk kış gecelerinde yalnız bırakmamak için taa yaz başından beri planladıkları dizilerle yeni bir 'büyük curcuna' yaratmaya hazırlar... Umarım biz sıradan ölümlüler de hazırızdır.
Büyük umutlarla yayına girecek onlarca dizi yazın kavurucu sıcaklığında, İstanbul'dan Elazığ'a kadar birçok şehrin rutin hayatını hallaç pamuğu gibi atarak çekilmeye başlandı çoktan ve aslında mevsimlik pamuk işçilerinden hiçbir farkı olmayan yüzlerce insan da 'çorba parası' kazanabilmek için ellerinde senaryo, minibüslere, kamyonlara doluşup setlerde aldı soluğu. Elbette sezonun hemen başında, hatta bir kısmı kasım ayını bile göremeden gene işsiz kalacak ya olsun, nasılsa onlara uzayda kaybolmuş uydu enkazları gibi, İstiklal Caddesi'nde ki kahvelerde rastlayabilirsiniz birkaç ay sonra, tabii biraz dikkatli gözlerle etrafınıza bakarsanız...
Şimdilik kötü düşünceleri bir kenara bırakıp kendimizi rahat televizyon koltuklarına, uzaktan kumanda temrinlerine hazırlayalım. Çünkü büyük curcuna başlıyor yakında... Her kanalda günde ortalama üç dizi yayınlanacağını varsayarsak yeni yayın dönemine curcuna diyerek hata yapmış olmayız herhalde.
Sahi siz bu büyük curcunaya hazır mısınız?