- Kategori
- Sinema
Büyük Usta Ahmet Uluçay aramızdan ayrıldı

İlk Uzun mertajlı Filmi Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak
Ülkemiz ender yetişen değerlerinden bir tanesini kolay bir şekilde kaybetti. Sinemaya hayatını adayan, tüm zorluklara göğüs geren usta yönetmen Ahmet Uluçay aramızdan ayrıldı. Onun vedasının aynı geride bıraktığı eserleri gibi farklı olmalıydı. Uzun yıllardır beynindeki ura karşı savaş veren usta yönetmen sinema sahnesinden bir anda çekilmek zorun kaldı. Işıklar söndü, set ekibi toplandı, usta yönetmen istemeyerek de olsa “ stop” demek zorunda kaldı. Çevresindeki insanların “film çekme, sinemaya ara ver” sözlerine karşın en büyük tutkusundan vazgeçmeyen Ahmet Uluçay’a göre film çekmemek, sinemadan ayrı bir hayatın kendi için ölüm olduğunu belirtiyordu. Hayatını sinemaya adayan, sağlığı pahasına olsa da sinemadan uzak yaşayamayan bir kişiydi Ahmet Uluçay. Kısa ama başarılarla dolu sinema geçmişinde imza attığı her proje sinema dünyası tarafından alkışlarla karşılık buluyordu. Kütahya’nın Tavşanlı beldesinde Tepecik köyünde başladığı hayatı, köye gelen seyyar bir sinemacı sayesinde sinemayla tanıştı. Elektrik olmayan bir köyde yakın arkadaşı İsmail Mutlu ile sinemaya merak saran Ahmet Uluçay beraber yaptıkları sinema makinesiyle, ahırlarda buldukları kesik filmleri birleştirerek köylülere gösterim yapıyorlardı. Birçok kısa filme imza atan büyük üstat 2004 yılında ise ilk uzun metrajlı filmi Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak ile Sinemaseverlerin huzuruna çıkıyordu. Üç sene çekim aşamaları süren filmin tamamlanması için hamallık, şoförlük yapan bir sinema emektarı bir insandı. Filminde kendi gençlik yıllarını anlatıyor gibiydi. Sinema tutkusuyla yanıp tutuşan iki köylü genç ve bir gençlik aşkı… Hayatımızın içinden sahnelerle dolu bu yapımla tanıyoruz büyük ustayı. Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmi ile birçok ödül kazanan Uluçay’ın en büyük tutkusu ile Oscar ödülünü kazanmak idi. Sağlık sorunları bu hayalini gerçekleştirmesine izin vermedi. Uzun zamandan beri üzerinde çalıştığı birçok çekimini bitirdiği “Bozkırda Deniz Kabuğu” adlı filmini tamamlayamadan aramızdan ayrıldı. Gımıldakçı’ Dan Hüzünlü Veda Büyük Ustadı hiç görmemiş olsam da eserleriyle onun nasıl bir kişi olduğunu anlamama yetiyor. Ahmet Uluçay sinema görüşümün gelişmesinde ve sinema konusunda çalışmalarımda bana ilham ve güç veren bir isim olmuştur. Sinema salonlarında İlk izlediğim Türk yapımı film diyebilirim, salonda sadece 12 kişinin olması ise hiçbir zaman unutamayacağım acı bir tabloydu. İlk kısa filmimi çekmemde bana güç veren Ahmet Uluçay’ın o zorluklar arasında sinema tutkusuydu diyebilirim. Köyünde yokluklarla başlayan hayatı, yönetmen olduktan sonra da köyünde devam ettiren bir insanın hayatından çıkarılacak çok ders olduğunu düşünüyorum. Bol ödüllü kısa filmleri ise benim gibi kısa filmciler için bir hazine değerinde. Kısıtlı imkânlarla neler yapılabileceğinin kanıtı şeklinde bize bıraktığı eserler. Karpuz Kabuğundan Demirler Yapmak filminde yer alan bir replikte belirttiği gibi “ bize sinemadan başka hiçbir şeyden fayda yok” diyerek dört elle sinemaya sarılan bir insandı. Yaşadığı yerde köyün delisi ve köylü ağzı ile Gımıldakçı idi. Bana göre is o bu topraklarda yaşamış en farklı Gımıldakçı idi. Zorluklar arasında sinema için ter döken insanları bindirdiği karpuz kabuğundan yaptığı gemide bizleri kaptansız bıraktı. Üstadın sinemasından yer verdiği her kareyi özleyeceğim. Onun vedası bu şekilde olmamalıydı, daha gerçekleştireceği çok proje vardı. Belki de onu uğurlarken Karpuz Kabuğundan Gemiler yapmak filminin müziği olan Beyaz Giyme Toz olur şarkısını dinleyerek yâd etmek tek tesellimiz. Seni Hiçbir Zaman Unutmayacağız.