Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
402
 

Büyüklük yüzdeyle değil yüzdeyi kazanmaya çalışmakla kazanılır.

Büyüklük yüzdeyle değil yüzdeyi kazanmaya çalışmakla kazanılır.
 

Dediğim dedik öttürdüğüm düdük anlayışı kişiyi de, topluluğu da her zaman felakete götürmüştür. Kişi veya topluluk büyüklüğünü; kişi toplumun gereksinimlerine, isteklerine göre cevap vermesiyle, topluluğun ise kişinin isteklerini göz ardı etmeden çoğunluk isteğini göz ardı etmemesiyle kanıtlar.

Yaşam tarzına saygılı olmak insanın vazgeçmemesi gereken olmazlarındandır. Bu bilinçle kişinin kişisel düşüncelerini kendi topluluğumuzun düşüncelerinde görmek veya dayatmak çok yanlış bir tutum olabileceği gibi kalıcı ve uzun vadeli bir sonuç alınmasını engeller. İnsanı insan olarak kabullenmek, rengi ne olursa olsun birey olarak kabullenmek, düşünceleri ve görüşlerinin farklılığını kabul etmek erdemdir, büyüklüktür.

Topluluğun % (yüzde) olarak nitelendirilmesi çoğu zaman doğru sonuçlar verse de kimi zaman yanlış sonuçlar alınmasına neden olabilir, başta kendi topluluğumuz ardından da diğer farklı toplulukların felaketine sebep olabilir.

Bugün ülkemizin içerisinde bulunduğu %’delik anlayış toplulukların yada gerçekçi bir değişle siyasilerin gelecekte büyük yanılgılara düşmesine neden olabilir. Bir siyasi kesimin çıkıp ta ben % (yüzde) olarak daha çoğum, diğeri çıkıp ben daha çoğum deyip, ülkenin 3-5 aylık dönemde büyük sıkıntılar yaşamasına neden olması her grubunda yararına sonuçlar çıkmasına engel olabileceği gibi telafisi olmayacak sonuçlar çıkmasına da neden olabilir.

Dün yaşanan olaylar % olarak değerlendirilmemeli insan olgusuyla bakılmalı, isteklerin dikkate alınmasını gerektirir. A kesimi tarafından 2 hafta aralıklarla milyonlarca insanı bir araya getirmek zafer gibi görünse de, milyonlarca insanın A kesiminden beklentilerinin karşılanması noktasında kendileri için büyük sorumluluk getirdiği kesin ve katidir. Ancak B kesiminin toplanan A kesimini % olarak ülkenin görüşünü yansıtmadığını bu nedenle de kâle almıyoruz demesi ise ayrıca büyük sorumluluk getirir ve yakın gelecekte çözümü zor sorunlar çıkmasına neden olur. Dünyanın en büyük basın yayın kuruluşları 1. haber yaparken B kesiminin kâle almaması sorunun çözüm noktasını oluşturamayacaktır.

Ne olursa olsun A-B demeden bu ülke hepimizin ülkesi olduğunu unutmamalı, yukarıda söylediğim gibi kişisel veya grupsal çıkarlardan ziyade ülke çıkarlarını gözetmeliyiz. Ne A toplanmalıydı ne B toplanmalıydı 83 yılda bunlar aşılmalıydı. Konusu her ne olursa olsun bir şeyler oldu bittiye getirilmemeli dediğim dedik öttürdüğüm dük anlayışı olmamalıdır.

Seçim sürecine girilmiştir. Artık dayatma değil uzlaşma, kar değil yarar anlayışı hakim olmalıdır. PKK doğuda seçime gölge düşürmek için bildiri yayınlıyorsa, milletvekili adaylarımız ölümle tehdit ediliyorsa A-B diye ve %’delik dilimi düşünmek yerine düşünmemiz gereken daha ciddi sorunların olduğunu görmemizin zamanı gelmiştir.

%’delik dilime bakmadan her kesimin isteklerine cevap bulabilmek için uğraşmak, bunun için çaba sarf etmek %’yi % değil, potansiyel çalışma alanı olarak görmemizi sağlayacaktır. Potansiyel çalışma alanı gören her kesim kazanır, ülkeye yarar sağlar.


GÖRME ÖZÜRLÜLER İÇİN LÜTFEN SESLİ ANLATIM İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYIN
http://www.youtube.com/watch?v=g2G2nQA1EyI&eurl=

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Haklısınız her halde bir 83 yıl daha lazım bir şeyleri anlayabilmek için sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 07.06.2007 13:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 654
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

04.06.1980 yılında Kocaeli Kandıra İlçesinde doğdum. 1996 yılına kadar Kandıra'da 1996 sonrası İzmit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster