​ Büyüme, ihracaat rakamları ve cari açık... / Türkiye Ekonomisi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '11

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Büyüme, ihracaat rakamları ve cari açık...

Büyüme, ihracaat rakamları ve cari açık...
 

Son birkaç günden beri yandaş basının ekonomi sayfaları ve ekonomi haberleri hep dünya rekorundan bahsediyor. Onlar toplumu dünya rekoru ile avuturken, dünyanın önde gelen finansal kurumları ve derecelendirme kuruluşları, ekonominin dış borca dayalı, tüketime yönelik büyümesi nedeniyle artan cari açık yüzünden yeni bir krize doğru gittiğini söylüyorlar. 

Ekonominin bir gerçeği vardır. O gerçeği halktan saklayan yandaş basın, yarın bir kriz çıktığında, hep birlikte Sayın Başbakan’ın söylediği “Kriz bizi teğet geçecek” şarkısını söylemeye başlarlar. Kriz bizi teğet geçti söylemi, birçok alanda dünya şampiyonu olmamızı engellemedi. Bildiğiniz gibi 2009 krizi ABD kökenli bir finansal krizdi. Bize gelinceye kadar reel sektör krizine dönüştü. Ekonomimizdeki daralmayı, işsizlikteki artışı görmezden gelen zamanın ekonomi uzmanları, şimdi de bazı gerçekleri görmezden gelerek, halkı yaratılan ekonomik mucize(!) ile aldatıyorlar. 

Ekonomik büyümede tüketerek, cari açıkla birlikte dünya rekoru kıran Türkiye’deki, ekonomik ısınmayı, bizi bizden iyi takip eden dünya finans çevreleri her gün söylüyor. Ancak bizim basının ekonomi sayfalarına yansımıyor. 

Türkiye’de tarihsel büyüme hızlarına baktığımızda, hiçte ekonomi sayfalarının anlattığı gibi olmadığını görüyoruz. Çok partili döneme geçişten AKP’nin iktidar olduğu tarihe kadar (1946-2002) geçen dönemde, ekonomi ortalama yüzde 5 büyürken, AKP iktidar döneminde(2003-2009) ekonomik büyüme ortalaması yüzde 4.3. Yani iktidarın yarattığı ekonomik mucize(!) ortada. 

Yukarıdaki verilere bakıldığında; Türkiye’nin çok büyüdüğü imajı gerçeği ile çelişiyor. Büyüme dünya krizinin olumsuz etkilerinin kırılmasının ardından beklenen bir ekonomik gerçekti. Yalnız bu büyümenin üretime yönelik olması tercih edileniydi. Yılın ilk çeyreğinde dünya rekoru kıran büyümenin özel tüketim harcamaları üzerinden olması, yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik ile birlikte yaşanması, hele de son çeyrek için çok fazla geçerli seçim ekonomisine dayanan boyutları masaya yatırılmıyor. En önemli hastalığı, dış ticaret açığının, mayıs ayının 10 milyar dolarlık katkısı ile 44 milyar dolara ulaşması hiçbir yerde gündeme gelmiyor... 

Konu ekonomi olunca, çıkar gruplarının yönlendirdiği medya kuruluşları, en küçük bir adımı devasa göstermeye bayılıyorlar. Oysa bu küçük devlerin yanında biraz da gerçekleri yazsalar, halk ayağını ona göre uzatır! Böylesi yazılara aldanan halkın ödediği bedel gerçekten ağır oluyor. 

Son günlerde gazetecilerin ekonomi sayfalarının gözdesi rekor düzeydeki büyüme oranları. Tamamen teknik bir terim olan büyüme, vatandaşa, “ekonominin çok iyiye gittiği, sürekli zenginleşen bir ülke olduğumuz” şeklinde yansıtılıyor. Ancak madalyonun birde öbür tarafı var, orayı kimse göstermiyor. 

Madalyonun öbür tarafı birçok soru işareti ile dolu. İşte o soru işaretleri:
* Bu büyüme, üretime mi yoksa borca dayalı tüketime mi dayanıyor? 

* Tüketmek için alınan dış borç, cari açığı ne kadar arttırıyor? 

* Cari açık ne kadar ve büyümesinin riskleri neler? 

* İhracat artarken, ithalat ne kadar artıyor? 

* Artan ithalat oranlarının işsizliğe etkisi nedir? 

* Sıcak paranın Türkiye’deki konaklaması kalıcı yatırımlarda mı yoksa kısa vadeli spekülatif duraklamalarla mı oluyor? 

* Piyasayı hareketlendiren iç talebin ne kadarını kendi paramızla, ne kadarını dış kaynaklı sıcak parayla karşılıyoruz? 

* Biz kimin parasını harcıyoruz? 

* Sıcak para akışı, yani borçlanma hızı azalırsa ne olur? 

* Bu borçlanmalar karşılığında ne veriyoruz? 

Burada önemli olan, bu sorulara ne tür cevap verileceğinden ziyade, büyümedeki ihracat artışı rakamlarının yanı sıra, bu soruların cevaplarının da verilmesi! 

Bu sorulara cevap veren hiçbir ekonomi sayfası gördünüz mü? Yapılan yayınlar tek taraflı olunca ekonomi sayfaları daha fazla okunur oldu. Her şey güllük gülistanlık! Ekonomi sayfaları bu pembe tabloları ne zamana kadar daha devam ettirecek? İleride çıkması muhtemel bir kriz anında sorumluluk alacaklar mı? 

İşte bu yüzden ekonomi sayfalarından ziyade, dış kaynaklı ekonomi haberlerine bakıyorum. Ayrıca TÜİK’in verilerine bakarak analiz yapmaya çalışıyorum. 

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..